Azdan az çoktan çok gider - Orhan Atak

Azdan az çoktan çok gider


ABD bir terör devletidir. Dünyanın dört bir yanında oluşturduğu, kurduğu, beslediği ve büyüttüğü terör örgütleri eliyle bölgesel hedeflerine yürüyen ve bu noktada bölge halklarının varlığını, canını hiçe sayan bir mantalite ile hareket eden ABD, üstelik bu yaptıklarını kamuoyuna demokrasi kılıfı altında lanse etmektedir.

Ancak; yıllardır süregelen bu mantaliteyi dünya kamuoyu nezdinde yerle bir etmek Türkiye Cumhuriyeti’ne, kadim devletimize nasip olmuştur. Suriye sahnesi ABD’nin küresel hegemonyasına ülkemiz eliyle vurulmuş büyük bir darbedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tabiri caizse satranç hamleleri titizliğinde bir askeri ve diplomatik süreç yöneterek “ABD’nin karizmasını çizmiş” tiyatro sahnesini dağıtmıştır. ABD’nin küresel konjonktürde kaybedecek çok fazla şeyi vardır. Ekonomik, siyasal risklerinin yanı sıra ABD’nin kendisine bir rol olarak biçtiği “Dünyanın Jandarması” rolünü de kaybetme riski vardır ki tüm dış politikasını ortalama bu olgu üzerine oluşturmuş olan ABD için bu yaşanabilecek en büyük kayıplardan birisidir.

ABD önce arka bahçesi olarak gördüğü Venezuela’da, akabinde İran politikası ile Ortadoğu’da son olarak da Suriye’de önemli başarısızlıklar ve geri adım süreçleri yaşamıştır ki bu üç sahnede de ülkemizin rolünü ve Cumhurbaşkanımızın liderliğini kimse yok sayamaz.

Bu millet Barış Pınarı Harekatı süresince, mevzubahis bayrak ve vatan olduğunda nasıl farklılıklarını minimize ederek aynı hedefe kilitlendiğini bir kez daha göstermiştir. Ancak Batı halkları için yanı şeyleri söylemek mümkün değildir. Fransa’da yaşanan olaylar, sarı yeleklilerin eylemleri kare kare halen gözümüzün önündedir. Avrupa’nın birçok ülkesinde mevcut durumlarını koruma endişesi duyduklarında halkların nasıl hareket edebildiğine dair yüzlerce menfi örnek bulmak mümkündür. Ancak bu aziz vatanın evlatları vatanı ve bekası için tüm zorluklara yüzünü ekşitmeden karşı durabilecek, tahammül edebilecek aziz bir millettir. 

Türkiye ne Irak, Suriye gibi toplama bir devlet, ayrılıkçı unsurları içerisinde barındıran bir millet ne de geleneksel devlet yapısından taviz verebilecek bir karaktere sahiptir. Henüz ABD askerleri kapıda iken Saddam Hüseyin’e övgüler dizenlerin bir saat sonra ABD askerleri Bağdat’a ulaştığında “diktatörden kurtulduk” cümleleri kurması gibi bir tavrı bu millet asla sergilemez. Bu milletin genel olarak Ortadoğu halklarından farklılığı vatanını kutsal görmesi ve toprağını canından evla görmesidir.

ABD teröristler eliyle dizayn etmeye çalıştığı küresel sahnede Türkiye Cumhuriyeti’ne ve bu aziz millete rağmen adımlar atamayacağını yeniden anlamıştır. Bu ülkenin insanları ölümü şehadet, rıza-i ilahi olarak görenlerdir. Ölümden korkmayan bir milleti ise korkutacak başka bir unsur yoktur, olamaz. 

Velhasıl; Azdan Az Çoktan Çok Gider!
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Ara

Yeni Nesil Silahlanma; "Yazılım"

04Ara

“İnce” Hesap

20Kas

Demokrasi Bahane (!)

13Kas

Batı’nın Demokrasi Anlayışı

06Kas

İmamoğlu zihniyetine ithafen