Bitki ile Tedavinin Zorluğu


Neresi zor, binlerce aktar var, televizyona çıkan yüzlerce uzman var dediğinizi duyar gibiyim. Ancak çoğu aktar ve televizyona çıkan çoğu sözde uzmanın ciddi rahatsızlıklara sebep olacak tavsiyeler verdiklerine şahit olmuş birisi olarak bu yazıyı yazmam gerekiyordu. 

Şimdi, bu iş neden zor onu anlatayım. Birincisi tedavi için yararlandığımız bitkiler canlı organizmalardır, çevre şartlarından çok etkilenirler. İçeriğini etkileyebilecek yüzlerce faktör sıralayabilmek mümkün. Bu sene diktiğimiz adaçayı ile geçen sene diktiğimiz adaçayının içeriği mevsim şartlarının değişmesi gibi nedenlerle değişmiş olabilir. Bitkiler çok nazlı canlılardır. O yüzden geçen yıl size iyi gelmiş bir bitki çayı bu yıl iyi gelmeyebilir. Bunun nedeni size iyi gelecek maddelerin bu yıl miktarının azalması olabilir. İşte bu yüzden derslerimizde tıbbi bitki kültürünün üzerinde bu kadar duruyoruz ve önem veriyoruz. Mümkün olabildiği kadar çevre şartlarının kontrol altında olması gerekiyor. Endüstriyel boyutlarda kendisinden faydalanılan bitkiler için çok ciddi yatırımlar yapılarak içeriklerinin standart hale getirilmesi adına kültürler alınmaktadır. Çok büyük tesislerde, çok büyük paralar harcanmaktadır. 

Gel gelelim bir başka zorluğa, bitkilerin ne kadar da birbirlerine benzediğinin farkındayız değil mi? Özellikle de papatya! Yüzlerce papatya türü var, hatta bazı türleri birbirinden ayırt etmek için o alanda uzman botanikçilerden destek almamız gerekiyor. Durum böyle iken işin uzmanının dâhil olmadığı tedarikçilerden nasıl tıbbi bitkiler alabiliyoruz, kendimize sormamız gerekiyor. 

Bitki ile tedavinin bir de akademik tarafına bakalım. Bu konu üzerinde uzmanlaşan kişi sayısı tüm Türkiye’de 200-300 kişi arasındadır. Bu 80 milyon nüfusu olan bir ülke için çok az. Bir de Avrupa’ya kıyasla bitki çeşitliliğimizi de düşünürsek sayımızın ne kadar az olduğu daha da ortaya çıkacaktır. Sayı az olunca bizim duayen hocalarımızın düzeni kurmak için ne kadar çalıştıklarını tahmin edebiliyorsunuzdur. İşte bu yüzden bu hocalarımız televizyonlara çıkmakta vakit bulamıyorlar. Bu yüzden de bu saygıdeğer hocalarımızın bilgi birikiminden çok sınırlı sayıda insan faydalanabilmektedir. Ben burada beni yetiştiren hocalarımın affına sığınarak iki kıymetli bilim insanının adını vermek istiyorum. Bizim alanda duayen olan ve kendilerinden çok şey öğrendiğim Prof. Dr. Ekrem Sezik ve Prof. Dr. Erdem Yeşilada. Eğer bitki ile tedavi ile ilgiliyseniz mutlaka bu hocalarımızın yazdıklarından faydalanmalısınız. Bir kez da buradan hocalarıma sağlıklı uzun ömürler diliyorum. 

Sağlıkla kalın, bilimle kalın…
 

malatyanethaber@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Abdurrahman Erdoğan | 03 Ocak 2020 16:29

    Çok yerinde bir tesbit edilmiştir Sina hocamıza başarılarınızın devamını dilerim selamlar

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Oca

Oğulotunun Faydaları

03Oca

Bitki ile Tedavinin Zorluğu

20Ara

Coğrafi işaret “Mor Reyhan”

06Ara
22Kas