Kaleme ve Yazdıklarına Andolsun


Kalem ile yazı yazmaktan kast olunan, bildiğimiz harfler değilmiş, yani kağıda yazmak değilmiş ki. Rabbimiz “Oku!” (Iqra’/1) dediyse, bu ille yazılı bir nüshayı okumak değil, anlamak manasında da olabilirmiş. Çok güzel. Ancak ben bugün, fikredenlere, ufuk açanlara hürmetlerimle, kalemleriyle kağıda yazanları anmak istiyorum. 
 
Kalem, dilimizden dökülemeyenleri, yanı başımızdakilere duyuramadıklarımızı, sesimizin vurgusunu nesillere taşıyan, unutan âlime galebe eden, sözün ayarını kalp ile verdiren alet. Sahip olan kişinin nesiller boyu dünyada kalma sebebi. Bu kalem kılıçtan keskin imiş ama benim konum bu değil. Konum, kalemin edebî sözler ve şairlere ilham olanları yazması da değil.
  
Beşer kendine her müsahhar kılınanı (Casiye/13) ve sahip olabildiklerini, mizacına, meşrebine göre kullanmış. Benim söz konusu edeceğim, akl’ ve fıkh edenin aslî bakışını yazan kalemin ehemmiyeti; kaleme istikamet veren akıl, iz’an ve idrâk sahibi insanların nesilden nesile aktaracakları bilgiler. Bahsedeceğim kalem, “Oku!” ayetinin devamındaki, o “Kalemle yazmayı öğreten”in haber verdiği bir istikameti olan kalem (Iqra’/1-4). Bu kalem, “Kaleme ve onun yazdıklarına yemin edenin” (Kalem/2) mahiyetini önemsediği satırları kağıda döken bir kalem. Çünkü kalem vardır; insan edebiyat yapıyor sanırsın, bir bakmışsın ruhunun hezeyanlarını yazmış. Kalem vardır; tarih yazmış sanırsın, okumalıyım dersin, bakarsın sadece duyduğunu yazmış, anladığını bile değil. Hikâye okumak istersin, bin bir senaryo ve niceleri. Dininin öğretilerini yazanlar var, işte bu sevdiğim yazım türü. Bu yazarların bir kısmı muhterem hocalar, inşallah kendileri de kalemleri de istikamet üzere olsun daim. Temennimiz odur ki dinden anladıkları ile dinin aslını yani kaynağını ayırdetsinler. Okuyucunun merak ettiği husus, zaten kalem sahibinin ed-Dîn’den ne anladığı. Öyle olmasa, alır eline Kur'ân’ı okur, kâfi gelir. 

Kalem ile yazılan ehemmiyet arz eder. Kayıt tutar. Köklerimizi bulabildiğimiz malzemenin aleti olan kalem, arkamızı sağlam tutar. Dev kitaplıkları yüklediğiniz dijital dosyalar bir virüse yenilir de, art niyetli biri aleve maruz bırakmadıkça, kalem ile yazdığınıza, sahifelere yazılana kimse söz geçiremez. Suların rengini kızıl akıtanlar, bunun ehemmiyetini bildiği içindir ki kültür kaynaklarını ateşe vermiş, yok etmiş, sonra da yeni bir tarih yazmışlar üzerine. Kasten yakılanlar, yok edilenler hep bu kalemin yazdıkları. Bu ehemmiyettendir ki kalem bâkî, mes’ulüz ondan. Sâlim bir zihnin lisanıdır kalem. Denizler mürekkep olsa, ağaçlar kalem, Allah’ın kelimeleri bitip tükenmez (Lokman/27). Allah’ın bitip tükenmeyecek kelimelerini, nesilden nesile, kültürden kültüre Hak’ça taşıyan kalem ehline selam olsun.
 

sefikaleyla5@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 3

  • Asiye Yıldız | 13 Ağustos 2020 00:26

    Selamunaleykum Hatice Kardeşim. İyi OKUmalar. Ed din ; Din Sadece ve Sadece İSLAMDIR manasını taşıyor.

  • Hurşit Peker | 12 Ağustos 2020 12:42

    " Köklerimizi bulabileceğimiz ( gecmişimizden haberdar eden ) malzemenin aleti olan kalem " derken; yazının / yazmanın önemini anlatan , yazarının " nesiller boyu " rahmetle anılmasına vesile olan çalışmanız güzel olmuş.Elinize / dilinize sağlık.Devamını bekleriz.

  • Hatice | 12 Ağustos 2020 07:38

    "Ed-din" ne demek?

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Ağs

‘Fayda’nın peşine düşmek

20Ağs
07Ağs

Kaleme ve Yazdıklarına Andolsun

27Tem

İlginç Bir Müsabaka

20Tem

İnsanoğlunun Dikenlerle Sınavı