Baktıklarımızın bize yükledikleri


Gözün iliştiği, rast geldiği görüntüler vardır, bakarız biraz, Tanrı misafiri misali eğleşip nasipleniriz. Gördüğümüz bir jest, bir mimik, bir ifade, bazen görülenin bütün dünyasından haber verir. Zaaflar, duygular, gören kişiye görünür de; gösteren kişi kendi bilmez çoğu zaman. Kendini olduğunu sandığı gibi veya olmak istediği gibi gösterdiğini sanır da, gören kişi aldanmaz pek. Ondandır belki de, kişi konuştuğu zaman duruşuyla bütünleşmeyen sözlerin anlamsız gelmesi.

Böyle diye, güzel görünme çabası olmasın mı? “Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol” derler, doğru mu? ‘Mümin hep daha iyiye oynayandır, hataları sa’yine mani olmasın ve gerçekten daha iyi olsun ki riya olmasın’ sâikiyle doğru. Ancak insan olduğu gibi görünecek diye yanlışlarını sergilemesi doğru mu? İnsanın yanlış, günah, hatalı alışkanlıkları, bilmeyenler için sergilenen yanlışı meşrulaştıracaktır, sevenlerine ve muhitindeki iyi insanlara ise üzüntü verecektir. ‘Olduğum gibi görüneceğim’ sâikiyle, insanın yanlışını alenen yapması daha üzücü değil mi? (Nisa/148). Yanlışını engellemeye gayret etmiyorsa bu büyük bir üzüntü; engellemeye gayret ediyor da zaafının üstesinden gelemiyor ise başka bir üzüntü. Takvayı, sakınmayı bilmiyor olabilir ama yanlışı işlemekten ve aşikâr etmekten edep, her zaman saygıya daha layık olandır.

Beni düşündüren, gözün iliştiğinin haricinde, bilhassa baktıklarımızın bize yükledikleri. Göz ile bakar, beyin ile görür, şuur ile anlam verirmiş insan. Sonrasında kendine dahil eder seçtiği güzelliği veya hariç eder çirkin gördüğünü. Bu eylem pratik bir yetiye dönüşürse, neyi görüp neyi seçeceği belli olur akıllı insanın. Baktığımızda dahil ettiğimiz, ‘Allah’ı hatırlatan şekilde’ ise ne mutlu bize, bu ideal olandır. Yasak olana bakmaktan sakınmak emrine itaat ediyorsak eğer (Nur/31-32), böylece sair güzelliklere açılır gözümüz ve gönlümüz, onları seçer ve kendimize dahil ederiz mutmaince. Şayet bakınca gördüğümüz bir zorluk ise, çare, ihlas ile cehd edip Allah’ın nusretine talip olmak. Öylesi durumlarda zorluğu küçük gösterip işimizi olduracak olan da O’dur zaten (Enfâl/44). Aksi halde Yusuf'un gömleği de yok ki bize gönderilsin; biliyorsunuz bu Yakup'a has idi (Yusuf/93).

Nimete şükür ile bakmayı öğrenemiyorsak, gözleri olup görmeyenlerle (Araf/179) aramızdaki mesafe nasıl olur, ya bir de Allah dileyip görmemizi giderirse? (Bakara/20). Gördüğümüzü anlayabilmek ve bütün gözleri idrak edenin (En’am/103) karşısında alnımız ak olsun dileğiyle... 

sefikaleyla5@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Kul | 26 Ağustos 2020 08:29

    Rabbim hep güzele güzel bakmayı nasip etsin.

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Ağs

‘Fayda’nın peşine düşmek

20Ağs
07Ağs

Kaleme ve Yazdıklarına Andolsun

27Tem

İlginç Bir Müsabaka

20Tem

İnsanoğlunun Dikenlerle Sınavı