Takıntılı mısınız? Yoksa hasta mısınız?


Bazı insanlar sağlıklı beslenmeyi takıntı hale getirmektedir. Bunlar; besinleri hormonlu, kolesterollü, ilaç kalıntılı, şişmanlatıcı, kanser yapar şeklinde değerlendirip yememeye çalışırken, bazı besinleri ise sağlıklı ve uzun yaşatır düşüncesiyle aşırı tüketme eğilimindedirler. Bu sadece bizim ülkemizde değil tüm dünyada sorun halindedir. Uzmanlar belirli besin grubunu yemekten vazgeçen, yediği besinleri saf ve güvenirliğinden aşırı korku duyan insanların sağlıklı beslenme takıntısı olduğunu bildirmişlerdir. Aman kanser yapar, aman bu kolesterolü yükseltir, aman bu şişmanlatır, bu hormonlu, hormon dengemi bozar şeklinde takıntıya sahip kişiler, daha çok okuyan, medyada bu konularda bilgi veren insanları dinleyen, orta yaş üstü gruplardır. Yedikleri her şey hakkında gerektiğinden çok düşünen ve bu nedenle bazı önemli besinleri hiç tüketmeyen kişilerdeki bu durum tıp dilinde “ortoreksi növoza” hastalığı olarak tanımlanmaktadır. İnsanların kendilerine koydukları bu tür katı kurallar ve aşırı tedirginlik dengesiz beslenmeye neden olabilmekte ve sosyal ilişkileri zayıflamaktadır.

Yeterli ve dengeli beslenme kuralları arasında “yasak” kelimesi yoktur. Genellikle bazı besinler ve içecekler için “sınırlı tüketilmeli, sık tüketilmemeli, ara sıra tüketilmeli” gibi deyimler kullanılır. Yediğimiz besinler ve içecekler her öğünde ve her gün ya da gün aşırı tüketilenler ve ara sıra tüketilenler olarak ayrılabilir. Her öğünde ve öğün aralarında sebze ya da meyve her öğünde, süt, yoğurt, peynir gibi ürünlerinden, et, tavuk, balık, yumurta, kurubaklagil yeme yeterli, dengeli, sağlıklı beslenme ilkelerindendir. Bu demek değildir ki herhangi bir durumda bu kurallara uymama insanı hasta eder. Bu kurallara uymamak uzun sürerse o zaman yetersiz ve dengesiz beslenme sorunları ortaya çıkar.

En çok söylenen “kırmızı et yemeyin, beyaz et tüketin” önerisi vardır. Yeterli ve dengeli beslenme kurallarında bu öneri yoktur. Haftada 2-3 gün beyaz et,2 günü kırmızı et,2-3 günü kurubaklagil yiyin önerisi vardır. Et yemediğimizde ya da çok az yediğimizde her gün yumurta yiyebilirsiniz önerisi vardır.

Besinlerin yağda kızartılarak yenmesinin doğru olmadığı daha çok kapalı tencere ve fırında pişirilmesi gerektiği önerilirken, bu şekilde hazırlanmış besinlerin haftada bir ya da seyrek tüketmenin bir sakıncası olmadığı belirtilir.

Besinlerimizde üretim, depolama ve taşınma sırasında kullanılan kimyasalların bıraktığı kalıntılar sağlığı olumsuz etkiler. Ancak bunların çok düşük düzeylerde alımı insan tarafından tolere edilebilir. Sağlıklı beslenme kurallarından biride çeşitliliğe önem vermektir. Tek başına bir meyve ya da sebzeden çok tüketme yerine 3-4 çeşitten tüketme uygulamasıyla, birinde bulunan kimyasal diğerinde bulunmadığından zararsızdır. Örneğin havuç toprak altında yetiştiğinden kimyasal kalıntı düzeyi yüksektir. Günde 3-4 havuçtan yapılan havuç suyu yerine 1 havuç ve mevsim yeşilliklerinden yapılan salatayı tüketmek daha sağlıklıdır. İşin özü tükettiğimiz besinlerin türünden çok miktarı önemlidir. Az ve çeşitlilik sağlıklı beslenmenin temel ilkesidir.

gmzergc@outlook.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Zeynep | 21 Ağustos 2020 12:55

    Birtane diyetisyen cikipta yazdıklarını öğretmediler okadar güzel ve doğru anlatıyorsunuz ki tebrik ederim ve çok teşekkür ederim doğru bildiğimiz yanlışları, doğru sandığımız alışkanlıkların gerçeklerini bizlere öğrettiğiniz için.

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Eyl

Homosistein Nedir?

12Eyl
05Eyl
28Ağs

Nedir bu probiyotik, prebiyotik?

21Ağs