Glisemik İndeks Nedir? Tüketimi Nasıl Olmalıdır?


Kan tahlilinizde kan şekeriniz yüksek çıkarsa; bunun diyabetle ilgili olabileceği düşünülerek tanı için glikoz yükleme testi yapılır. Bunların sonucuna göre glikoz kullanım bozukluğu, diyabete gidiş ya da diyabet tanısı konur. Çoğu zaman bu durum ilaç tedavisine geçmeden günlük beslenmenin düzeltilmesiyle normalleşir. Eğer ciddi diyabet tanısı konursa beslenme şeklinin düzeltilmesiyle birlikte ilaç tedavisine de başlanır.

Diyabetin önlenmesinde, diyabete gidişin tersine çevrilmesinde ve tedavisinde beslenme düzeni çok önemlidir. Hekim ve diyetisyen iş birliği içinde olmalıdır. Genellikle hekim tanıyı koyduktan sonra diyetin düzenlenmesi, bireyi bu konuda bilinçlendirmesi ve diyetin uygulanmasını denetlemek için diyetisyene gönderir. Diyetisyen kişinin beslenme ve yaşam biçimi alışkanlıklarını, ekonomik durumunu analiz ettikten sonra kişiye özel diyet tedavisine başlar. 

Diyet önerisinde ilk söz belki de glisemik indeksi düşük besinlerin tüketilmesi gerektiği belirtilir. Glisemik indeks karbonhidrat içeren besinlerin kan şekerini yükseltebilirliğini belirleyen bir ölçüttür. Karbonhidrat içeren besinler bu ölçüte göre değerlendirilerek en yüksekten en düşüğe doğru sıralanır.

Karbonhidrat içeren besinlerin başlıcaları; pekmez, bal, şeker, her türlü tahıl ürünü, patates, kuru baklagiller, meyveler ve süttür. Pekmez meyve şıralarının yoğunlaştırılmasıyla, bal da arıların çiçeklerden aldıkları şekerlerden ürettikleri besinlerdir ve hiçbir sindirime gerek kalmadan kana geçen karbonhidratlardan oluşmuştur. Şeker pancarı ve şeker kamışından elde edilen şeker, ince bağırsakta hızla sindirilip kana geçen karbonhidrattır. Tahıllar, patates, kuru baklagiller, daha çok nişasta ve nişasta olmayan karbonhidratları içerir. Meyveler kana hızla geçen karbonhidrat yanında şeker ve nişasta olmayan karbonhidratları içerir. Nişasta olmayan karbonhidrat içeren besinlerin doğal halinde bulunan ve sindirilemeyenler diğer öğelerle birlikte kalın bağırsağa geçer. Bu karışıma ‘’diyet posası’’ ya da ‘’diyet lifi’’ denir.

Karbonhidrat içeren besinlerin glisemik indeksi içerdikleri diyet posası ile protein, yağ gibi diğer besin öğeleri miktarı ve doğru pişirme şekillerine göre değişir. Posası yüksek besinlerin glisemik indeksi düşük posayı içermeyen ya da az içerenlerinki yüksektir. Yine taneli yenenlerin ezilmiş olanlarına, az pişirilenlerine çok pişmiş olanlara göre, piştikten sonra hemen yenenlerin, bekleyip soğuduktan sonra yenenlere göre glisemik indeksleri daha düşüktür. Bir de nişastanın çeşidi önem taşır. Baklagillerdeki nişasta, tahıllar ve patatesin nişastasına göre daha yavaş sindirilir ve sindirimden kaçan miktarı daha çoktur. Nişasta ne kadar yavaş sindirilirse ve sindirimden kaçan kısmı çok ise kan şekerini yükseltme yeteneği düşüktür. Glisemik indeks değerlerine göre önemli besinler en yüksekten en düşüğe doğru aşağıdaki gibi sırlanabilir.

Tahıllar: Beyaz ekmek, beyaz undan şekerle yapılan ürünler, kahvaltılık gevrekler, pirinç, makarna, tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği bulgur.

Kuru baklagiller: konserve edilmiş barbunya, kuru fasulye, nohut, mercimek.

Meyveler: Karpuz, kayısı, muz, üzüm, portakal, şeftali, mayhoş elma, armut.

Tahıllarda glisemik indeksi en düşük olanı bulgur ile tam buğday ve çavdar unundan yapılan ekmektir. Kan şekerinin yükselmesini önlemek ve diyabete gidişi durdurmak için beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, pirinç yerine bulgur tercih edilmelidir.

Kuru baklagiller yemeklerden en az haftada 3-4 gün yenmeli meyvelerden çok sebzeler ve sebze salatalarının sofrada bulunmasına dikkat edilmelidir. Meyvelerin glisemik indeksi sıkılmış suyundan daha düşük olduğundan, suyundan çok bütünü yenmelidir. Örneğin; 1 bardak taze sıkılmış portakal suyu yaklaşık 4 adet portakal içerir ve posa içeriği düşüktür fakat 1 adet portakal olarak tüketirsek hem kalorisi düşük hem de posa içeriği daha zengindir. 

gmzergc@outlook.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • İmalat-ı Harbiye | 25 Temmuz 2020 00:29

    Latince kelimelerin yoğun olduğu bir yazıda Türkçe en güzel bu şekilde kullanılabilirdi. Türk dilini hassas kullanması ve halkı beslenme noktasında çok iyi aydınlatması sebebiyle Gamze hanıma tebriklerimi iletiyorum.

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Eyl

Homosistein Nedir?

12Eyl
05Eyl
28Ağs

Nedir bu probiyotik, prebiyotik?

21Ağs