Geleceğine sahip çık! - Diyetisyen Gamze Ergöç

Geleceğine sahip çık!


Geleceğimizi tehdit eden tehlike kapımızda. Anneler, babalar, tüm duyarlı kişiler dikkat! Peki, bu tehlike ne dediğinizi duyar gibiyim. Maalesef ‘’obezite’’ ya da diğer adıyla şişmanlık. 

Obezite ya da halk arasındaki adıyla bilinen şişmanlık, vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan, büyük sağlık ve ruhsal sorunlara neden olan metabolik bir hastalıktır. Besinlerle alınan enerji miktarının, metabolizma ve fiziki aktivite ile tüketilen enerji miktarını aştığı durumda ortaya çıkar. Kalp hastalığından ölümlerin ilk sırada geldiği bilinse de obezite kalp damar hastalıları, diyabet, karaciğer yağlanması, horlama, aşırı vücut ağırlığı nedeniyle oluşan eklem hastalıkları gibi ciddi hastalıklara neden olduğu için ölüm nedenlerinin başında gelmektedir. Obezite karmaşık bir durum olup basit bir çözümü yoktur. Obez olmak değil obeziteden korunmak önemlidir.

Obezite, en basit şekliyle sağlığı etkileyecek oranda idealden fazla vücut ağırlığı olarak tanımlanır. Kabaca ‘’ideal’’ vücut ağırlığının erkekler için idealden %20-25 fazla vücut yağı olması, kadınlar için %30 fazla vücut yağının olmasıdır. İdeal vücut ağırlığı boy-kilo arasındaki ilişkiye dayanır. Bu ilişki tablo haline getirilmiştir. Bu tablo boy için idealde olması gereken alt ve üst vücut ağırlıklarını verir. Bu değerler vücut ağırlığı ve olası ölüm risklerine yönelik verilerden elde edilmiştir. Gerek aşırı kilo gerekse zayıflık sağlık problemleriyle ilgili risk artışına işaret eder. İdeal vücut ağırlığı bu risklerin en alt seviyeye çekildiği ağırlıktır.

Bir kişinin fazla kilolu mu obez mi olduğunu belirlemek hikayenin bir kısmı. Fazla yağın nerede depolandığını bilmek de önemlidir. Gerek kadınlar gerekse erkeklerin yağ depolamak için cinsiyetlerine özgü bölgeleri vardır. Kadınlar doğurganlığı temin edebilmek için yağlarını uyluklarında, basenlerinde ve kaba etlerinde depolarken; erkekler kendilerine daha fazla hareket kabiliyeti sağlayacak şekilde gövdelerinde depolamışlardır. İki tip yağ dağılımı görülür; alt ve üst beden obezitesi. Alt beden (armut tip) obezitesi aşırı yağ basenlerde ve butlarda depolanır. Bu tip yağ dağılımı genelde kadınlarda yaygındır. Üst beden (elma tip) obezitesi fazla yağın abdominal, gövde bölgesinde toplanmasıdır. Hücrelerde trigliserit olarak depolanan yağlara adipoz hücreleri denir. Bir adipoz hücresinin yağ depolama bölgesi bulunmaktadır. Daha fazla trigliserit tutmak için genişleyebilir veya trigliseritler kullanım için dışarı çıktığında büzüşebilir. Bu nedenle, enerji alımı ihtiyaçtan fazla olduğunda, trigliserit rezervi artar ve yağ hücresi genişler. Yağ hücreleri bir kere üredikten sonra asla ölmeyen hürelerdir. Sadece onlar da zayıflar ya da büzülür ve kilo alırlar yani genişler. Önemli olan bu yağ hücrelerinin çoğalmasını önlemektir.

Başarılı bir obeziteyle mücadele için üç kritik öğe vardır. Bunlar sırasıyla;

1) Psikolojik olarak mücadeleye hazır olmak yani fikren inanmak,

2) Düşük enerjili diyet uygulamak. 

3) Mutlaka fiziksel aktivite ya da egzersiz yapmaktır. Bu üç öğeye dikkat eden bir kişi ideal kilosuna yani sağlığına kavuşacaktır.

Bilinçli beslenmek çok önemlidir. Besin guruplarında kısmen ya da hiç birisini tüketmemek,  aç kalmak demek değildir. Günlük yiyecek tüketiminde besin çeşitliliği sağlanmalıdır. Öğün atlanmamalıdır. Mutlaka fiziksel aktivite ve düzenli egzersiz yapılmalıdır. Şeker ve şekerli besinlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Asitli ve yapay içecekler yerine daha sağlıklı yerine daha sağlıklı içecekler tercih edilmelidir. Lif oranı yüksek olan besinler tüketilmelidir. Kuru baklagiller ve tahılların tüketimine önem verilmelidir. Et tüketiminde balık ve beyaz et öncelikli olmalıdır. Kırmızı et tüketimi sınırlar içinde kalmalı yağsız olmasına özen gösterilmelidir. Günde minimum 2-2.5 litre su tüketilmelidir.

Tehlikeye dur de! Geleceğine sahip çık.

gmzergc@outlook.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Devlet-i Aliyye | 11 Temmuz 2020 02:48

    Yazının muhteviyatı itibariyle millet müktesebatına katkısı oldukça elzemdir. 21.yy da küreselleşmenin doruk noktasına ulaştığı ve doygunluk noktasının hızla artış gösterdiği dünyamızda obezite rahatsızlığıda hayli önemli ve üzerinde durulması gereken bir konu. Sayın hocamızında ifade buyurduğu üzere bu konunun uhdesinde derûn sıkıntılar yatmakta ve dikkat edilmesi gerekmektedir. Konunun tafsilatına eğildiği ve dikkat çektiği için hem medya organına hemde sayın hocamıza teşekkürü borç bilirim. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

  • Okuyucu | 10 Temmuz 2020 17:44

    Çok açıklayıcı ve bilgilendirici bir yazı olmuş. Özellikle günümüzde hızla artış gösteren obezitenin önüne geçilmesi için Herkesin okuması ve dikkate alması gereken bir konu ???????? Kaleminize sağlık.

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ekm

Biz mi evhamlıyız!

03Ekm

Yaşlılıkta suyun önemi!

26Eyl
18Eyl

Homosistein Nedir?

12Eyl