Düşünce Özgürlüğü ve Tammülsüzlük Üzerine...! - Zeki Taşkıran

Düşünce Özgürlüğü ve Tammülsüzlük Üzerine...!


Hani her yönüyle gelişmiş ve demokrasiye inanan, fikir ve düşünce özgürlüğü tam olan bir ülkeyiz ya! Hani kim ve neci olursa olsun, hakaret ve küfretmedikten sonra eleştiri hakkımız kutsal ya! Hani fikir ve düşünce özgürlüğü Anayasa tarafından garanti altına alınmış kutsal bir hak ya! Maalesef bunların hepsi yazılı kanunlardan öteye geçmediği gibi en acısı da bunu çoğu insanımızın beynine yerleştirememişiz hala. Tahammülsüzlük zirvede. Bu çok acı bir durum!

Ülkemizde son dönemlerde yaşananlar, ulusal ve uluslararası gelişmeler, bir hukukçu olarak daha çok şahit olduğumuz adaletsizlikler, haksızlık ve hukuksuzluklar, milletin ayrıştırılması, nefret ve tehdit dili …… vs o kadar ileri düzeye ulaştı ki buna karşı sus pus kalmayı bir insan olarak kabul edemeyip, hazmedemeyip birkaç yazımda o günlerde ki gündeme göre dile getirdim değişik tarihlerde. Kendi düşüncelerimi ve bakışımı düşünce özgürlüğü kapsamında ve kimseye hakaret etmeden, ötekileştirmeden, ayrıştırmadan, eleştiri sınırları içinde aktardığım halde çok ağır ithamlar ve çok ağır tehditler ve hakaret varı yorumlara maruz kalmak içimi acıttı. Ben, bu ülkenin kuruluşundan beri birilerinin inisiyatifine terk edilerek darbelere maruz kalan ülkem ve milletim için hayrolanı Hz. İbrahim'i yakan ateşe su taşıyan karınca misali anlatmaya çalıştım ve bundan sonra da anlatmaya devam edeceğim. Bizim insanlığımız da imanımızda sadece Kur’an okumak yada oruç tutmakla tamama ermiyor.     

Bir televizyon programında Rahmetli Erbakan Hocaya (Rabbim mekanını cennetin en yüksek katı eylesin) şunu sormuşlardı. Kanımca Ali Kırca yada M. Ali Birand sormuştu: “..Hocam iyi bir din alimisiniz, dinle ilgilenip namazınızı kılsanız, Kur’an’ınızı okusanız olmaz mı…” diye. Rahmetli Hoca her zaman ki engin ferasetiyle şu cevabı vermişti. “..Zaten sorun orda. Okuduğumuz Kur’an, diyor ki İslamiyet, sadece namaz kılmak, oruç tutmak değil, cihad edeceksin…” demişti. Biz de Elhamdülillah evvela Peygamberimizin sonra da Hocamızın yolunda Hak yolda çalışacağız inşaallah. Haksız kim olursa olsun karşı çıkacak, zulmün sağı-solu olmaz diyerek hep karşı duracağız. Haksız bir davada haksız yollarla zirveye koşmaktansa haklı bir davada bir karınca misali zerre olmayı düstur edinerek yolumuza devam edeceğiz Allah’ın izni ile. Hak olanı doğru olanı korkmadan, yılmadan, ötekileştirmeden, itmeden haykıracağız elbette. Milletimiz ve ülkemizin birlik, beraberlik ve selameti için hayatımızın kalanını haksızlıkla mücadele ile geçireceğiz inşaallah. Ahlaksızlık ve maneviyatsızlığın ayyuka çıktığı, adaletsizlik ve ayrımcılığın zirve yaptığı şu dönemde; Hak ve hakikatten ayrılmayacak, adaleti temin edecek ve maneviyatı güçlü bir nesil yetiştirmek en büyük gayemiz olacak inşaallah.

Ülkemizin ve milletimizin İstikbal ve geleceği için,  Maneviyat sahibi ahlaklı bir nesil için, haksızlık ve zulmün ortadan kaldırılması, adalet ve hukukun tesisi için elimizden geleni yapmaya, dilimizin döndüğünce anlatmaya, son nefesimize kadar Hakkı haykırmaya korkmadan, yılmadan devam etmek zorundayız. Hz. Ali’nin dediği gibi “ Haksızlık karşısında susarsanız hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.” 

av.zekitaskiran@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI