AHLAKSIZLIK VE MANEVİYAT BOŞLUĞUNA DUYARSIZLIK… - Zeki Taşkıran

AHLAKSIZLIK VE MANEVİYAT BOŞLUĞUNA DUYARSIZLIK…


            Geçen gün 28 Şubat sürecinde kalma fotoğraflar ve gazete sayfaları gözüme ilişince derine girdim ve karıştırmaya başladım. Eski Belediye’nin önünde bulunan ışıklardan karşıya geçmeye çalışan insanların bulunduğu bir fotoğraf karesi… Karede yaklaşık 35-40 bayan var ve bu hanım kardeşlerimizin yaklaşık 10’u kara çarşaflı, 25 civarı da uzun pardesülü ve geniş eşarplı….

            Şimdi ise aynı yerden geçerken gözlemledim ve görüyorum ki burada geçen bir çarşaflı veya hanım hanımcık giyinen 1-2 yi geçmez. Geçenlere de hayretle ve şaşkınlıkla bakıyorum böylesi kaldı mı diyorum Allah’ım. Düşünsenize 17 yıldır iktidarda olan muhafazakar bir parti iktidarında Türkiye’de yaşıyoruz ve adam gibi giyinmiş kadın yada erkek görünce hayretler içinde ve şaşkınlıkla bakıyoruz. Sanki ecnebi bir memlekette adam gibi giyinmiş bir Müslümana yabancıların baktığı acayip bakışla bakıyoruz. Çok normal olması gereken bir hal bize anormal gelmeye başlamış. Ve burada aklıma Hz. Ömer’in  “Yaşadığı gibi inanmayan, inandığı gibi yaşamaya başlar” sözü geliyor.   

            Değerli kardeşlerim; farkında olmadan batılılaşmanın dibine vurmuşuz bilmeden yada bu derece dejenere olacağımızı tasavvur etmeden batılıların hayatını sollamışız. Bizi bu hale getiren sadece Hükümet desek haksızlık olur. Elbette ki Aile içi ilişki ve eğitim, arkadaş çevresi, toplumsal etkileşim, sosyal medya , televizyonlar, gazete ,dergi…vs. birebir bu dejenerasyonda pay sahibidir. Ama bu kontrolü bir türlü sağlayamayan, Kanunları bu tehlikelere karşı uyarlamayan, Televizyonlarda ki Kadın programlarına şedit ceza uygulamayan, Batı Kanunlarını değiştirmeyip hatta Avrupai tarzda yasaları çıkartarak hayatımıza uygulayan hükümetin payı çok büyüktür.

            Peki bu aşırı bozulmuşluk ve çok hızlı ilerleyen dejenerasyondan nasıl kurtulacak bu millet? Reel olarak bakıldığında kurtuluş imkansız gibi. Aslında yeter ki isteyelim. Allah’ın izni ile düzelme kendiliğinden olacaktır. Ayette deniyor ya! “Bir millet durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.”   İsteyip kendimize gelirsek ve öncelikle ailemizden başlayarak , arkadaşlarımızı kötülükten alıkoymaya çalışırsak, şeytani sosyal medyayı, televizyonları iyi yönde kullanırsak inşallah başarılı olunacaktır. Yoksa geçmişte örnekleri çok olduğu gibi helak kaçınılmaz olacaktır. Rabbim bizi ve neslimizi, geleceğimiz olan çocuklarımızı kendi yolundan ayırmasın… İletişim:av.zekitaskiranhotmail.com

av.zekitaskiran@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI