Covid-19, Neden Bağırsak Hastalığıdır? - Uzm. Dr. Orhan Kara

Covid-19, Neden Bağırsak Hastalığıdır?


Tüm dünyada milyonlarca insanın ölümüne yol açan koronavirüs pandemisi hakkında tez haline getirilmiş tek farklı görüşün sahibiyim.

Bana hep sordular: Covid hastasının ölüm sebebi nefes darlığına yol açan zatürre (pnömoni) iken, nasıl olur da böyle bir hastalığa gastroenterit (bağırsak enfeksiyonu) dersin?

Tıp çevreleri, pandeminin başından itibaren sürekli bana başlıktaki soruyu sordular ama sorunun cevabını vermemi istemediler. 

İzleyenler bilir. Beyaz Show’da “Psikopat” tiplemesi vardı. Kurbanına: “-Yanıma gelmeni istiyorum ama yürümeni istemiyorum. Hayatına devam etmeni istiyorum, ama nefes almanı istemiyorum” derdi. Cevap vermemi istediler ama anlatmamı istemediler. 

Soruyu sorup cevabını dinlemeye tenezzül etmeyenler, kendi hataları sonucunda milyonlarca insanın ölümüne sebep olduklarını çok iyi bilsinler.

Sorunun cevabını özetleyecek olursam:

Covid-19 hastalığı, bütün dünyada tek bir hastalık tablosu gibi ele alınmıştır. “Gerçek Covid-19” adlı tezimde ise, 3 farklı hastalık tablosunun varlığından hareketle, tanıdaki karmaşaya son verilmektedir. 

Covid-19 hastalığı, tezimde rinosinüzit (burun ve sinüsler), bronşit (bronşlar ve diğer hava yolları bölümleri) ve gastroenterit (mide ve bağırsaklar) olmak üzere 3 farklı klinik hastalık tablosu şeklinde sınıflandırılmıştır. İlk ikisi görece olarak “hafif” hastalık durumu olarak kabul edilmiştir. 

Mide-bağırsak tutulumu olan gastroenterit ise, “ağır” Covid-19 tablosunun sebebi olarak tarif edilmiştir. Zatürre ise, mide-bağırsakları tutulan ve erken dönemde doğru bir yöntemle tedavi edilmeyen hastaların akciğerlerinde lenf sıvısı birikmesine bağlı olarak meydana gelir. Bu zatürre, sadece lenf sıvısı birikiminden ibarettir. Hastalığın kendisi değildir. Son dönemde ortaya çıkan bir komplikasyondur. Komplikasyon, asıl hastalığın istenmeyen yan etkisine verilen tıbbi bir terimdir. 

Bunu şöyle izah edebiliriz: Diş kanalında iltihap meydana geldiği zaman, erken dönemde tedaviye başlanmazsa, ilk önce diş kökünde ağrı, ısı artışı, zonklama ve sonra şişme meydana gelir. Daha sonra bu şişlik, dışarıdan bakıldığında çenenizde de görülebilecek bir hale gelir. 

Bunun sebebi, bakterilere bağlı gelişen enfeksiyon sonucunda, diş kökünün iltihapla dolarak apse denilen şişliğin meydana gelmesidir. Diş iltihabı hastalığın kendisi, çenedeki şişlik ise hastalığın geç dönemde ortaya çıkan bir komplikasyonudur. Dışarıdan bakıldığında şişlik şeklinde görülen şey, aslında tedavisi zamanında yapılmadığı için apseye sebep olmuş bir diş kanalı iltihabıdır. 

Diş hekiminizin yapması gereken doğru tıbbi müdahale, henüz diş ağrısı ilk başladığında, uygun antibiyotiklerle erkenden apse oluşmasını engellemektir. 

Covid hastalarında meydana gelen zatürre de diş apsesindeki gibi bir son dönem komplikasyonudur. Akciğerin hücreler arası bölümünde (interstisyel alan) lenf sıvısı birikimine bağlıdır. Sebebi, tedavilere iş işten geçtiği bir dönemde başlanması ve yanlış bir metot uygulanmasıdır. 

Pratik uygulamada, hasta ile doktorun erken dönemde buluşabilmesi, Dünya Sağlık Örgütü menşeli saçma sapan tedavi kılavuzları sebebiyle mümkün olmamıştır. 

Virüsün ağız ve burundan başlamak üzere bağırsak sistemindeki tüm sinir uçlarına(mukozal, auerbach, meissner pleksusları vs ) mide bağırsak sisteminde bulunan bazı özel hormon benzeri maddeler (histamin, serotonin, VIP, bradikinin vs) salgılayan hücrelere (mast, enterokromaffin) olan özel ilgisi, tezimin temelini oluşturmaktadır.  

Tezimde, hastalığın ağır tabloya dönüşebileceğinin en kritik ve dikkat edilmesi gereken bulguları olarak, iştahsızlık, güçsüzlük ve bel ağrısı yakınmaları öne çıkmaktadır. 

Mide bağırsak tutulumu olan hastalarda; iştahsızlık, halsizlik, sırt ağrısı, bel ağrısı, göğüs ağrısı, ateş, ishal, kusma, boyun cildinde kızarıklık, kanda protein, albümin, kalsiyum, sodyum, klor, lenfosit, eozinofil ve bazofil sayılarının düşmesi, ferritin değerinin yükselmesi gibi bazı ortak bulgular saptanır. 

Hasta, ilk günlerde sırt-bel ağrısı, iştahsızlık ve halsizlik belirtileri gösteriyorsa, bu durum hastanın mide ve bağırsaklarının virüs tarafından enfekte edilmiş olduğunun en önemli göstergesi olarak kabul edilmelidir. 

Aynı zamanda hastalığın birkaç gün içerisinde daha da ağırlaşacağını, erkenden ve doğru bir tıbbi tedavi uygulanmaması halinde, kısa zaman sonra nefes darlığı ile kendisini gösteren zatürre-pnömoni adındaki “komplikasyonla” sonuçlanacağını bilmek ve gereken önlemleri önceden almak şarttır.

Tanınız yanlış olursa hastanızı doğru tedavi edemezsiniz. Benim yaptığım ilk şey, hastalığa doğru bir klinik tanı koymak ve bu doğru tanı çerçevesinde erken ve doğru bir tedavi şeması belirlemekti. Başarılı olmamın sebebi budur.

Yaklaşık olarak pandeminin başından beri, yukarıda kısaca belirttiğim hususlara dikkat ederek hastalarımı tedavi ettim. Başarı yüzdem gittikçe artarak % 100 gibi bir başarılı tedavi oranına ulaşmış durumdaydım. Tezimi ve tedavi şemamı olgunlaştırdıktan sonraki dönemde, bana ulaşan ve dediklerimi aynen uygulayan hiçbir hastamı yoğun bakıma göndermedim. 

İlk günden itibaren yetkililere sesimi duyurmaya çalıştım. Sağ olsunlar, çabalarım sonucunda tüm yetkililer sesimi duydular, fakat kıymet verip dikkate almadılar.

Ulusal medyanın haberi oldu fakat görmezden gelindi. Ulusal ve hatta yerel TV’ler bile sesimi duydular fakat duymazdan geldiler. Adında “Er” yazanlar, muhtemelen "korku" sebebiyle ne yapacaklarını şaşırdılar. 

Hele bir yetkili vardı ki hiç unutamayacağım şu sözü söylemişti: ”Senin hastalarının az ölmesi beni ilgilendirmiyor Orhan Abi”. 

Taşın altına elini koyması gerekenler, “ Hiç kimse bu konuda inisiyatif almaz, taşın altına elini koymak istemez” dediler. Hâlbuki yetki ellerindeydi. 

Tüm bu görüşmeleri kayıt altına aldım. Not defterimdeler. İlk fırsatta ayrıntılı olarak kitap haline getireceğim. Kitabın adı şimdiden belli: “Tarihçe-i Covid-19”

Sonuç: 

Ülkemizde ve dünyada milyonlarca insan, yanlış tanı konularak kopya ve hatalı kılavuzlarla tedavi edilen basit bir hastalık sebebiyle kaybedildi. 

Son günlerinde bir mililitre oksijene muhtaç kalarak, doya doya nefes alamadan göçüp gittiler. 

Sebep olan cahiller, vicdansızlar ve korkaklar. Yaptığınızı beğendiniz mi?

@orhan34441

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 5

  • Ceren | 05 Nisan 2022 13:13

    Tedavisi nasil oluyor hocam ondanda bahsedermisiniz teşekkür ederim

  • Çimel Saçkesen | 29 Mart 2022 17:27

    Orhan hocayı yolun en başında bir oda sohbetinde dinlediğimde uzun yıllar endoskopi hemşireliği yapmam sebebiyle tecrübelerimle örtüştüğünü fark ettim. Ve sonrasında yakınlarımdan kim bu derde yakalandıysa onun oluşturduğu takip düzeni ile çok katkı sağladım iyileşmeleri aşamasında. Sonsuz müteşekkirim.

  • Abdullah Cömert | 29 Mart 2022 14:41

    Değerli Hekimimiz Orhan beyin güzel tesbitleri var. Allah cc. akl-ı selimden ayırmasın hepimizi. Art niyetli şerlilerin şerrinden de muhafaza etsin. Kürevi çetenin payını göz ardı etmemek lâzım. Dsö'nün memleketimizde üç ofis açması ve kanunla dokunulmazlık zırhına büründürülmesi kimin mahareti? Dsö bize ne getirdi, neler götürdü iyi hesabetmek gerek.

  • Mahmut Kara | 29 Mart 2022 12:19

    Sizin gibi hekimlere minnettarız hocam, keşke tıp camiası sesinize kulak verselerdi bunca ocaklar sönmeseydi, nice yiğitleri kaybettik bu saçma sapan yanlış tedaviler ile 8+8 haplar ile...

  • Ahmet Civan | 29 Mart 2022 09:01

    Allah emeklerinizin karşılığını her iki cihanda fazlasıyla versin hocam. Bizler de çok çırpındık hakikati gösterebilme adına, ancak çok az duyurabildik, ya da dinlemek istemediler. Ancak Hakikat er ya da geç ortaya çıkıyor işte.. Elbette bütün bunlara sebep olanlar hukuk ve kanunlar. ÖNünde hesap vercek

YAZARIN SON 5 YAZISI
29Mar
21Mar

DSÖ bizi neden öptü?

12Mar

Doktorlar gitsinler mi?

05Mar

Pandemi bitti

25Şub