İşveren / Mükelleflerin (SGK) Sosyal Güvenlik Kurumuna Karşı Yerine Getirmekle Yükümlülü Olduğu Yasal Ödevler... (1) - SMMM Akif Beytur

İşveren / Mükelleflerin (SGK) Sosyal Güvenlik Kurumuna Karşı Yerine Getirmekle Yükümlülü Olduğu Yasal Ödevler... (1)


Dünya yer küresinde; Sosyal politika uygulamalarının en önemli enstrümanlarından olan sosyal güvenlik, toplumu sosyal risklere karşı koruma ve uğranılan zararları ortadan kaldırma amacına hizmet etmektedir. Hiç kuşkusuz bu amaç yerine getirilirken de önemli bir finansal kaynağa ihtiyaç duyulmaktadır. Ülkemiz’ de olduğu gibi birçok ülkede sosyal güvenlik sisteminin finansmanı noktasında en önemli yere sahip olan kaynak ise sosyal parafiskal gelirler, diğer adıyla primlerdir. 

Sosyal güvenlik sisteminin primlerle finansmanı yaklaşımı, özerk yönetim ve özerk bütçeye imkan vermesi ve dışardan müdahalelerin engellemesi gibi olumlu bazı faktörleri bünyesinde bulundursa da finansal yetersizlikler durumunda ve özellikle “sık sık yapılan seçim giderleri” sosyal güvenlik açıklarını ve böylece genel bütçeden transfer yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Söz konusu finansal yetersizlikler, sosyal güvenlik sistemindeki aktif/pasif oranının düşüklüğü, kayıt dışı istihdamın fazlalığı, tahsilattaki başarısızlıklar,     denetim, oto kontrol ve kurum altyapı çalışmalarının yetersiz oluşu gibi nedenlerle ortaya çıkmaktadır. 

Sosyal güvenlik, devamlılık gerektiren ve diğer birçok toplumsal ihtiyaç gibi aksamanın kabul edilemeyeceği bir kamusal hizmettir. Dolayısıyla sahip olduğu özerk yapı içinde meydana gelen finansal sorunların giderilmesi amacıyla çoğu zaman merkezi yönetimin duruma müdahil olması kaçınılmaz olmaktadır. 

Söz konusu müdahaleler, her bütçe döneminde meydana gelen açığın genel bütçeden yapılan transferlerle giderilmesi şeklinde gerçekleşebileceği gibi yasal bir zemine oturtulmuş, verilen açık tutarından bağımsız olarak rutin bir şekilde yapılan devlet katkısı şeklinde de ortaya çıkabilmektedir. Hatta bütçe transferi ve devlet katkısı uygulamasının birlikte yapılması da mümkün olabilmektedir. 

Bütçe transferi ve devlet katkısının da Sosyal güvenlik açığını karşılamadığını gözlemleyen, SGK’mu açığı kapatmak amacıyla sudan bahanelerle işveren mükelleflere (İPC) tarh etmektedir. Cezalar karşısında zor duruma düşen işveren mükellefler, kuruma karşı dava açıp yok yere kurumla ihtilaflı hale gelmektedir. Uygulamaların birçok yargı kararıyla iptal edilmiş olmasına karşın kurumun tutum ve uygulamalardan vaz geçmediği, sık sık yapılan afların da prim tahsilatını arttırıp kurum açığını kapatamadığı açıktır.      

Bu yazımızda; İşveren / Mükelleflerin, Sosyal güvenlik kurumuna karşı yerine getirmek zorunda oldukları Yasal ödev ve Yükümlükleri açıklayarak, işveren mükelleflerin SGK’ unca re’sen tahakkuk ettirilen (İPC) maruz kalmalarını önlemeye çalışacağız.

İşveren / Mükelleflerin SGK karşı yerine getirmek zorunda oldukları yasal ödev / yükümlükler. Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi Verme Yükümlülüğü 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun  4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için işe başlamadan en az 1 gün önce sigortalı işe giriş bildirgesinin e-sigorta kanalıyla verilmesi gerekmektedir.

Sigortalı işe giriş bildirgesinin yasal olarak verilmesi gereken sürenin istisnai durumları

-İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde hizmet akdiyle işe başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün,

-Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında işe alınan sigortalıların çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir aylık süre içerisinde, Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi veren işyerlerinde, sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde işe alınacakların sigortalı işe giriş bildirgesinin en geç işyerinin tescil tarihinden itibaren bir ay içinde verilmesi halinde,

-Kamu idarelerince istihdam edilen 8/9/1999 tarih ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre işsizlik sigortasına tabi olmayan sözleşmeli personel ile kamu idarelerince yurt dışı görevde çalışmak üzere işe alınanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde,

-İlk işyerindeki çalışmasına ait sigortalı işe giriş bildirgesi Kuruma verilerek, tescil işlemi yapılmış olan sigortalının, naklen ve hizmet akdi sona ermeden aynı işverenin aynı ya da başka ünitede tescil edilmiş diğer işyerinde çalışmaya başlaması veya işyerinin aynı il içinde başka bir ünitenin görev bölgesine nakledilmesi hâlinde yeni işyeri numarası üzerinden yapılan sigortalı işe giriş bildirgesinin yasal süresi dışında verilmesi halinde,

-Maliye Bakanlığı vizesine bağlı olarak kamu idarelerinde çalışacak sigortalılar için vize işleminin gerçekleştirildiğine ilişkin yazının, ilgili kamu idaresine intikal ettiği günü izleyen ikinci iş günü sonuna kadar,

-24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu uyarınca özelleştirilen işyerlerinden diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklen atanan sözleşmeli veya kapsam dışı personelin nakledildikleri kamu idarelerinde işe başladıkları tarihi takip eden ikinci iş günü sonuna kadar,

-Yabancı uyruklu kişilerin; çalışma izin belgesindeki izin başlangıç tarihinden itibaren 45 gün içinde ya da çalışma izin belgesinin işverene tebliğ tarihi ile çalışma izin tarihinin farklı olması halinde çalışma izin belgesinin işverene tebliğ tarihinden itibaren 45 gün, 11/4/2014 tarihinden itibaren 30 gün içinde,

-5510 sayılı Kanunun ek 15 inci maddesi kapsamındaki güvenlik korucularının bildirimi valiliklerce çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde, Kuruma yapılan bildirimler de süresinde yapılmış sayılır. 

Not: Yazımızın devamı (2) Nolu yazı içeriğinde yayınlanacaktır.
 

beyturakif@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!