Eyy gül 3


Ey Gül!

Sen öyle bir sultansın ki, merhameti kalkan,  güzelliği zırh, bilgiyi kılıç yapmışsın. Bu yüzden zalimlerin yaptığı gibi acıtmayı, kan dökmeyi, cana kıymayı tercih etmemişsin. Sen yapraklarını muhabbet çerisi,  sevgiyi sancak yaptın. Sancağını gönül kalemin önünde dalgalandırıp durdun. Böylece gönlümü fethedip ele geçirdin. Şimdi gözlerinde fethin zaferini görüyor, kulaklarında onun sevinç çığlıklarına boğulan davul sesini duyuyorum. Gördükçe, duydukça gönlüm yine sevgi mehteriyle şölenleşir.

Ey Gül!

Sen gül, ben bülbül gibi her ikimiz de sevgiyle o kadar içli-dışlı olduk ki, neticede hayatımızı tümüyle ona bağlayıp ruhumuzu da ona adadık. Artık biz yaşarsak sevgiyle yaşar, ölürsek sevgiyle ölürüz. Her nefeste, bütün benliğimizde onu duyar; soğukta onunla ısınır, sıcakta da onunla serinleriz. Dünyadayken cennete doğru onunla koşar, cennetin kapıları ardına kadar açılıp bize "buyurun" edilince de birlikte oraya girer ve birlikte onunla muradımıza ereriz.
 

mstf44mevlana@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Eyl

Zamanın fabrika ayarları

17Eyl

Velhasıl kelamlar

10Eyl

Bir avuç Eylül 2

03Eyl

Bir Avuç Eylül 1

27Ağs

Yürek Heybesi