Peygamberi Devre Dışı Bırakmak Kur'an-la Bağı Koparmaktır


İslam dünyası Peygamberimizin (sav) risaletinden bu yana çeşitli evrelerde dini ve kültürel burhanlarla cedelleşmek zorunda kalmıştır.

Öyle zamanlar olmuş ki;  Müslümanlar güneş gibi olan Kur'an-ın ve Ay gibi olan sünnetin aydınlığında insanlığa rehberlik etmişlerdir.

Güneş, tüm doğruları içinde toplayan Yüce Allah'ın son ve kamil kitabı Kur'an-ı Kerim'dir. Kamer işe, ışığını güneş'ten alarak insanlara aydınlık bir yol gösteren Hz. Muhammed (sav) efendimizdir. 

İslam'ın engin ilim ve hikmet vadisinde yürümeye devam ettikleri dönemlerde Müslümanlar dünyaya hükmetmişler ve insanlığın umudu olmuşlardır.

Müslümanların umut olması, İslam’a düşman olanların geride kalmasına ve karanlıkta boğulmasına yol açmıştır.

 Lakin başından beri İslam'a düşman olanlar, önce İslam’ın tebliğcisi ve önderi olan Hz. Muhammed (sav) efendimize düşmanlık yapmışlardır. 

Hz Peygamber'e düşmanlık göstererek, Onu Müslümanlar ve insanlık nezdinde itibar zafiyetine uğratmak için ellerinden gelen bütün şeytanlıkları ortaya koymuşlardır.

Müslümanlar şunu çok iyi bilirler ki, Kur'an-ı Kerim her inanan insan için rehberlikte asıldır diğer bir deyimle anayasa gibidir. Lakin asıl olan Kur'an-ı Kerim'in insanlığa ulaşmasını, insanlık tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlamak üzere görevlendirilen Hz. Muhammed (sav) ve Onun sünneti ise usuldür.

Yani anayasanın açıklayıcı ve uygulayıcı kurallarıdır. Usul olmadan asıla ulaşmak ve asıl olanı anlamak çok mümkün olmamaktadır.

Bu nedenle batılı oryantalistler başta olmak üzere tüm İslam düşmanları, İslam'ın aydınlığını azaltabilmek ve müslümanlara hedef şaşırtmak için,  aydınlığa öncülük eden Hz. Muhammed (sav)'e saldırmışlardır.

Çünkü Hz. Peygamber (sav)'i devre dışı bırakmak, dinin kısa devre yapmasına sebep olmaktadır.

Hz. Peygamber (sav) 23 yıl boyunca İslam'ın aslı olan Kur'an-ı Kerim'in hayatın her alanına aksettirilmesi, Müslümanların istikametlerini kaybetmemeleri ve Allah'ın aydınlık yolunu daha sağlam takip edebilmeleri için en güzel ve en doğru rehber olmuştur. 

İslam tarihi boyunca Müslümanlar Hz. Peygamber (sav)'in ortaya koyduğu rehberliği sağlam bir şekilde takip ettikleri sürece önde yürümeye ve insanlığa yol göstermeye devam etmişlerdir.

Ne zaman ki, Müslümanların Hz. Peygamber (sav) ile olan bağları zayıflamaya başlamış, Onun rehberliğini hafife almaya başlamışlar, işte o zaman usulü kaybederek asıl olan Kuran'a ulaşmada büyük sıkıntı yaşamışlardır.

Kur'an, tüm insanlık ve Müslümanlar için en temiz ve en sağlam kaynaktır. Sünnet yani Peygamberimizin metodu ise adeta bu kaynağın bir ırmağa dönüşmüş halidir. Yolunu bulan, yolunda berdevam olan bir ırmak, geçtiği her yerde herkese fayda sunmaktadır.

Gürül gürül akan ve temizliğini koruyan bu sünnet ırmağı tüm insanların ve tabii ki Müslümanların hayat kaynağı olmaya devam edecektir.

Ne yazık ki zamanımızda olduğu gibi, geçmişte bazı dönemlerde de Müslümanlar kendi ana kaynakları olan Kur'an-ı Kerim'e ulaşma konusunda temel unsur olan sünnetten uzaklaşarak İslam dışı metotlara itibar etmişler ve asıl kaynakla aralarındaki bağı kesmişlerdir.

Bağın kesilmesi neticesinde İslam dünyasında /Müslümanların hayatında bir karmaşa, bir kargaşa ile birlikte kendine güvensizlik ve hedeften şaşma belirtileri ortaya çıkmıştır.

Adeta iki arada bir derede kalan beynamaz misali bocalamaya ve İslam dışı kirli kaynaklardan beslenmeye başlamışlardır. 

Bunun neticesinde Hz. peygamber (sav)'i devre dışı bırakarak doğrudan Kur'an'a ulaşacağını düşünen Müslüman, bizzat kendisi devre dışı kalmıştır.

Sünnet usulü ile asıl olan Kuran'a bağlı olduğu dönemlerde gürül gürül akan Müslüman, kaynaktan ve ırmaktan uzaklaştıkça kuraklaşmaya, adeta iman ve düşünce çoraklaşmasına maruz kalmıştır.

Çözüm; yeniden Hz. Peygamber (sav)  sünnet metodunun hayata hakim kılınmasına bağlıdır. 
Asıl olanı anlamak ve kavramak için, Peygamber (sav)'i yeniden devreye alarak Kur’an’la / İslam’la yeniden sahih bir bağ kurmak zorundayız.

Hz. Peygamber (sav)i ve Onun rehberliğini devreye almadığımız müddetçe, yolunu kaybeden çöl yolcusunun gördüğü her ışığı rehber zannetmesi gibi bir belirsizliğin içine düşmekten kurtulamayacağız.

Selam olsun, asıl olan Kur'an-ı Azimu'ş-şanın Allah'ın kitabı olduğuna şeksiz iman edenlere.

Selam olsun, usulüyle bizim tek rehberiniz ve önderimiz olan Hz. Muhammed (sav)'e ümmet olanlara

malatyanethaber@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Ağs

İblis'in Çocukları

13Tem
06Tem

İnanıyorum, öyleyse varım

29Haz
23Haz

Yol uzun yük ağır