Ana Gibi Yâr Olmaz


 Ana; temel, esas, asıl demektir.

Yine biz, doğduğumuz ve mayasında yoğrulduğumuz memleketimizin değerini ifade etmek için, Ana vatanımız diye adlanırmışız.

Ana merkezdir. Aile onun etrafında şekillenir.

 Malumunuz olduğu üzere 10 Mayıs Anneler Günü olarak kutlanıyor. 

Bu ritüel bize Garptan sirayet etmiş batıl bir âdettir.

Birçok konuda olduğu gibi kültür emperyalizminin topluma nasıl sindiğini gösteren bir kutlama biçimidir.

Anneler günü kutlaması ne bizim inancımıza nede geleneğimize uymamaktadır.

Bizim inancımızla yoğrulan sahih kültürümüzde analarımız her daim başımızın tacıdır.

Batının kokuşmuş dünyasında aile mefhumu çöktüğü için, herkes tek başına yaşamakta, birlikte yaşama, birlikte paylaşma gibi insani ve İslami hasretler iflas etmiş durumdadır

Batı kültüründe sadece senede bir gün sembolik olarak anneleri hatırlayıp senenin kalan 364 gününde yalnızlığa terkedilmektedir.

Diğer zamanlarda Anneleri yokmuş gibi yaşamaya çalışan bir batıdan bahsediyoruz.

Peki, batının yozlaşmış kültürü böyle, bize ne oluyor?

Ayaklarının altına cennetin sildiği analarımızı neden bize ait olmayan bir güne hapsetmek gafletine düşüyoruz.

Buradaki en can sıkıcı noktalardan birisi de bizim kültürümüze tamamen zıt ve yabancı olan bir ritüeli bizimmiş gibi davranıyor olmamızdır.

 Bizim kültürümüzde Ana o kadar kıymetlidir ki : "Ana gibi yâr olmaz."  diyerek analarımızı yüceltiriz. Onları gönlümüzün en mutena yerinde yaşatırız.

Ana o kadar candan bir merhametin kaynağıdır ki, bir evladı en iyi ve gönülden analar anlayabilir.

Atalarımız, anaların evlatları için yürekten ve samimi bir duyguyla evlatları nasıl çırpındığını veciz bir sözle ifade etmişler: 

"Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar."

 Ana yüreği adeta şefkat ve merhamet denizi gibidir.

Hayatlarını bizim için feda eden anılarımıza karşı görevlerimizi yapabiliyor muyuz?

Onların hayır duasını alabiliyor muyuz?

Yoksa beddualarını alacak yanlışlar içinde miyiz?

Peygamberimizin (sav): " Cennet anaların ayakları altındadır." hadisinden şunları anlayabiliriz;
Analar isterse dünyayı cennete çevirirler. 

Nasıl yaparlar bunu; 

Yetiştirdikleri mü'min ve salih evlatlarla.
İmanlı ve irfan sahibi bir nesli inşa ederek.

Peygamberimiz (sav) bir hadis-i şerifinde "İffetli ve hayalı bir annesi olana ne mutlu." buyurarak analık vazifesinin önemine dikkat çekmektedir.

Bizim analarımızın örnekleri Hz. Aişe 'dir. Hz. Fatıma'dır. Hz. Meryem'dir.  

Anılarımıza karşı ne kadar şükran duysak, ne kadar hizmet etsek yine de onların hakkını ödeyemeyiz.

Rabbim, İslam'ın emrettiği şekilde yaşayan, evlatlarına numune-i imtisal olan tüm analardan razı olsun.

Allahın selamı, iffetin ve haya'nın timsali, imanı ve merhametiyle en güvenli limanımız olan annelerimizin üzerine olsun.

Ana desem, yüreğim sımsıcak olur hemen. 
Ana desem, gönlüme bir hüzün dolar neden. 
Ana desem, mis gibi kokun gelir cennetten. 
Kalbim titrer, gözlerim çok uzaklara dalar. 
Evladını, gönülden ancak analar anlar.

 

malatyanethaber@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
27May
19May

Fıtrat ve İnsan

12May

Ana Gibi Yâr Olmaz

05May

Kalplerimiz ne zaman ürpermeli

28Nis