Salgın, Teknoloji Bağımlılığı ve Yıkılan Tabular


Yıllarca fazla teknoloji kullanımının çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini dile getirdim. Anne babalara, çocukların en az teknoloji kullanmaları gerektiği tavsiyelerinde bulundum.

Peki geldiğimiz nokta nereye vardı? Teknoloji bağımlılığı sorunu ile savaşmamız gerektiğini konuşurken şimdi hem devlet eliyle hem kendi elimizde çocuklarımızı o cihazların başına oturtuyoruz. Var olan doğrularla savaşır duruma geldik. Kendimizle çelişir noktadayız.

2020 yılı covid-19 virüsü kaynaklı salgın yılı oldu. Dünyanın ve insanların hayatının alt üst olduğu, insanların önceliklerinin ve doğrularının farklılık kazandığı bir yıl oldu. Dolayısıyla birçok doğrumuzu önemsemez olduk ve bazı tabuları yıkmış olduk.

Tüm teknolojik ve bilimsel gelişmelere rağmen ne hikmetse covid-19 salgını kontrol altına alınamamaktadır. Ya da kontrol altına alınmak istenmemektedir. (Bana göre, dünyanın hâkim güçleri dünyayı ve insanlığı yeni bir yöne doğru evirmek istemektedir.) 

Kontrol altına alınmayan salgın, evlerin içinde yeni sorunlara sebep olmaktadır. Gelecek düşüncesinin vermiş olduğu kaygı sonucu çevrim içi eğitimler ile çocuklarımızı teknoloji bağımlısı yapma yolunda hızlı adımlarla ilerliyoruz. Oysa bizler yüz yüze iletişimin önemini çocukların psikolojik ve zihinsel gelişimi açısından önemsiyor ve tavsiye ediyorduk. Günde 30 dakikadan fazla o ekranlara maruz kalmasınlar, dediğimiz küçük yürekler gün içinde saatlerce o ekranın başına kitlenmek zorunda bırakılmaktadır. Düşünsenize, beden eğitimi ve spor dersini, görsel sanatlar dersini, müzik ve diğer bazı yetenek ve seçmeli dersleri çevrim içi işlediğimiz için kendimizle gurur duyacak noktaya geldik. 

Hocam iyi hoş da bu değerlendirmeleri her kes yapar; asıl siz bizlere tavsiyeler ve çözümler sunun, dediğinizi biliyorum. Naçizane bazı tavsiyeler:

Beden eğitimi ve spor, görsel sanatlar, müzik gibi dersler çevrim içi olarak işlenmemelidir. Hiç olmasa çocuklar birkaç saat daha az ekrana maruz kalmış olur.

Gün içinde işlenen çevrim içi der sayıları azaltılmalıdır. Böylece dersler arasındaki dinlenme süresi artmış olacaktır.

Çocuklar, ders aralarında ekran başından kalkmalı, evin içinde yürümeli, pencereden mümkün olduğu kadar uzakları izlemelidir.

Günde birkaç kez evin içinde, evde yapılabilecek egzersizler yapılmalıdır. Oyun hamuru, resim çizme ve boyama çalışmaları günlük yapılmalıdır.

Evde sohbet saatleri mutlaka olmalıdır. Geleceğe dair olumlu konuşmalar yapılmalıdır.

Gözler dinlendirilmelidir. Ekranların ışıkları ayarlanmalıdır. Kesinlikle kulaklık kullanılmamalıdır.

Beslenmeye dikkat edilmelidir. Hazır ve paket gıdalar kullanılmamalıdır. Beslenmede vitamin ve mineral dengesi gözetilmelidir.

Uyku düzeni çok önemlidir. Kesinlikle gece uyulmalıdır. Uyku saatleri gündüze kaydırılmamalıdır.

Çocuklara ev içinde işler ve sorumluluklar verilmelidir. 

Bu konu ile ilgili yorum ve değerlendirmelerinizi bekliyorum.

esrefbolukcu@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Nis
05Nis
29Mar

Yeni Nesil ile İletişim

22Mar
15Mar