Pandemi Çağına mı Girdik? - Eşref Bolukçu

Pandemi Çağına mı Girdik?


Yazımı yazmaya başlamadan önce internetten bir araştırma yaptım. Anadolu Ajansı’nın 23 Ekim 2019 tarihli bir haberinin başlığı ve haberin giriş kısmı:

"Grip her yıl dünya çapında ortalama 500 bin insanın ölümüne neden oluyor.

Medicana Çamlıca Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Kadir Göktürk, gribin her yıl dünya çapında ortalama 500 bin insanın ölümüne neden olduğunu belirterek, 'Grip enfeksiyonunun etkeni, influenza A, B ve C olmak üzere üç ayrı tipte sınıflandırılan virüslerdir. İnsanlarda en sık hastalık yapan tipler influenza A ve B'dir.' ifadesini kullandı.”

Başlıkta sorduğum sorunun cevabını aslında bu haber veriyor. Biz geçmişte zaten pandemi çağında yaşamışız ve şimdi bu çağda yaşıyoruz. Gelecekte de genel salgınlarla yaşamaya devam edeceğiz.

2020 yılının başından itibaren farklı bir sürece girdik. Görünüşte covid-19 ile savaşıyoruz. Kafalar karışık, aslına bakarsanız tam olarak ne ile savaştığımızı pek de bilen yok. Covid-19 salgını üzerinden güç savaşları oynanıyor.

Testler uygulanıyor, sonuçları pozitif çıkanlar belli bir tedaviye tabii tutuluyor. Sokağa çıkma yasakları uygulanıyor… Maskeler artık yaşamımızın bir parçası oldu. Son zamanlarda ise aşı tartışmaları başladı. Hatta, Anayasa’nın ilgili maddelerine rağmen, aşının zorunlu olarak uygulanması gerektiğini söyleyen uzmanlar var.

En hayret verici olan ise bazı sağlık uzmanlarının endişe verici söylemleri… Bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı, eski sosyal hayatımıza geri dönemeyeceğimiz söyleniyor.

Sanki daha önce hiç genel salgınlar yaşanmamış gibi bir bakış açısı var. Covid-19 ile sanki ilk kez dünyayı etkileyen bir salgın dönemi başlamış gibi bir hava var… 

Uzmanların açıklamaları ve aşı tartışmaları bazı insanları endişelendiriyor, korku ve kaygıya sebep oluyor. Dünya 2000 yılından sonra ebola, domuz gribi (H11N1), SARS ve MERS gibi salgınları yaşadı. Covid-19 onlara göre daha olumsuz etki gösterdi gibi. Ancak, grip zaten geniş kitleleri etkiliyordu. Yazımın girişinde de ifade edildiği gibi dünyada her yıl yaklaşık olarak 500 bin kişinin ölümüne neden oluyordu.

“Labaratuvarda üretildi.” “Çin'den önce zaten Avrupa’da ve Amerika’da varmış.” Gibi açıklama ve tartışmalar süre dursun, bu salgının ve sonuçlarının siyasi amaçlar için kullanıldığı bir gerçek. 

Dünya Sağlık Örgütü’nün adeta korku pompaladığını düşünen insanların sayısı azımsanmayacak kadar çok.

Daha vahim açıklamalar yapanlar bile var: Misafir kabul edilmemesi gerektiği açıklamasını dile getirenleri geçtim, evde maske takılması, evdeki aile üyelerinin bir arada oturmaması…

Kovid-19 salgını ne olur, gelişmeler ne yöne gider bilmiyorum ama dünyanın hâkim güçlerinin bu salgından yararlanıp yeni bir düzen oluşturmaya çalıştıkları bir gerçek.

Herkesin bir hesabı var ve bu hesaplarına göre çeşitli planlara baş vurmaktadırlar. Ancak asıl Allah’ın bir düzeni vardır ve plânı vardır. Plan kurucuların plânlarını, asıl plân kurucu olan Allah’a havale diyorum. 

Not: Pandemi, sözcüğünü Türk Dil Kurumu sözlüğünde bulamadım. Ancak pandemi kelimesinin anlamının, genel olarak, “tüm dünyayı etkileyen salgın” anlamına geldiği bilinmektedir.

esrefbolukcu@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Ferhat Bolukçu | 14 Aralık 2020 10:45

    Kaleminize sağlık.

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Ekm

Aile güçlü bir kurum(mu)dur

11Ekm

Küreselleşen dünyada aile

04Ekm

Sevgisiz Dini Eğitim Olmaz

27Eyl

Baskil Saklıkapı Kanyonu

20Eyl

Baskil Karaleylek Kanyonu