Covid-19 ile Mücadelede Tevekkül ’ün Önemi


Bu salgın üzerine yüzlerce yazı yazılıyor ve değerlendirmeler yapılıyor. Sebepler tartışılıyor, başlatanların kimler oldukları ve amaçlarının ne olduğu konusunda fikirler dile getiriliyor. 

Covid-19 salgını nasıl ortaya çıktı, ortaya çıkaranların hedefi neydi, neyi hesaplıyorlar… Bu salgın için hedefi olanlar bilmelidir ki Allah’ın da bir hedefi ve hesabı vardır. Hiçbir şey onların hedeflediği gibi olmayacaktır. Bizlerin bu bilinçle düşünmemiz ve hareket etmemiz gerekir.

Evet, bu salgın bizler için bir imtihan. Bu imtihana karşı nasıl hareket edeceğiz?

Elbette ki virüsle mücadelede manevi olarak güçlü olmak önemlidir. Koronavirüs karşısında Allah’a tevekkül etmek ve teslimiyet içerisinde bulunmak, yaşanan yoğun stresten korur ve bireyin kafasındaki kara bulutların dağıtılmasında çok önemli bir etkiye sahiptir.

Tevekkül, bizi hayra götürecek sebeplere sarılıp çalışmak, önlemlerimizi almak, Allah’ın bizim yardımcımız olduğunu unutmamak ve işin sonucunu Allah’a bırakmak ve nihayetinde meydana gelen kazaya da rıza göstermektir.

Bu salgınla mücadelede teknik mücadele kadar psikolojik mücadele de önemli ve gereklidir. Psikolojik mücadeleyi zorlaştıran en önemli etmen, anksiyete ve panik bozukluk gibi duygu durum bozukluklarıyla sonuçlanabilen aşırı stres ve kaygıdır. Kaygı belli düzeyde gereklidir. Çünkü normal düzeydeki kaygı, önlem almak ve yapılması gerekenleri yapmak için hareket etmemizi sağlar. Ancak, stres aşırı hale gelirse vücutta kortizol maddesi artar ve bağışıklık sistemi virüsle savaşmakta zorlanır. Covid-19 ile mücadelede vurgulanan en önemli unsur bağışıklık sisteminin güçlü olmasıdır. Bağışıklık sistemi zayıfladığında mücadele zorlaşır. Kaygı, endişe ve stresi yoğun olan kişilerin hastalıklara yakalanma riski fazladır. 

Bu salgın karşısında Allah’a tevekkül etmek ve teslimiyet içerisinde bulunmak, yaşanan yoğun stresten korur ve bireyin kafasındaki kara bulutların dağıtılmasında çok önemli bir etkiye sahiptir. Hastalığı yenip taburcu olan bireyler, morallerini yüksek tuttuklarını, korkmadıklarını, iyileşeceklerine olan inançlarını hiçbir zaman yitirmediklerini ve olumlu düşündüklerini ifade etmektedirler.

Bu zorlu süreçte manevi ve dini duygu ve yaşantı, yaşanılan yoğun stresi azaltacak, psikolojik dayanıklılığımızı artıracak, zihnimizdeki olumsuz tabloyu olumluya çevirecek ve yarınlara umutla bakmamızı sağlayacaktır.

Psikolojik sağlık ve manevi yaşam konusunda yapılan araştırmalarda, dindar insanların iyilik hissi, umut, amaç, özgüven gibi olumlu özelliklerinin, maneviyatı az ya da hiç olmayan insanlara göre daha fazla olduğu görülmüştür. 

Önlemini al ve dua etmeyi ihmal etme.

Dua, insanın psikolojik sağlığını korur, ümitsizliğini giderir. Duanın tedavi etme özelliği vardır. Yapılan araştırmalarda dua eden hastaların dua etmeyen haftalara göre ağrılarında azalmalar ve hızlı iyileşmeler görülmüştür.

Bu salgın karşısında tevekkül ve teslimiyet gibi hallerin kaygı, korku ve panik gibi olumsuz faktörleri azaltıcı bir özelliği vardır.  Dua, bu süreçte insan ruh sağlığı üzerinde olumlu etki yapmaktadır. Dua, Allah’a sığınmaktır; ruh sağlığımızı korur, yalnızlığımızı ve ümitsizliğimizi giderir, bizlere iyimser bir bakış açısı kazandırır, yaşanan keder ve acılara karşı bizlere dayanma gücü verir. 

Evet tüm önlemlerimizi alalım ve “Allah bize yeter, o ne güzel vekildir.” diyerek bu zorlu süreci sakin bir şekilde iyimser bir tabloya dönüştürmeye çalışalım. 

esrefbolukcu@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Eyl

Çocuklara Paylaşmayı Öğretmek

21Eyl

Aile Sevgi Kaynağıdır

14Eyl
07Eyl
31Ağs