Çocuklara Asla Söylenmeyecek Kelimeler - Eşref Bolukçu

Çocuklara Asla Söylenmeyecek Kelimeler


Çocukların kimlikleri yani kişilikleri 0-6 yaş döneminde büyük oranda oluşur. Daha doğrusu, altı yaşından önceki eğitim ve öğretim, çocukların kişiliklerinin temelini oluşturur. Bu nedenle anne ve babalık dünyadaki en önemli görevlerdir. 

Anne ve babalar, çocuğun ihtiyaçlarını karşılayarak onun kişiliğinin sağlıklı bir şekilde gelişmesini sağlar. Çocuğun beslenme ihtiyacı, sevgi ihtiyacı, sağlıklı iletişim ihtiyacı… Bu ihtiyaçlar ne derece ve nasıl karşılanmışsa çocuğun da kişiliği o oranda veya o yönde olumlu-olumsuz olarak etkilenecektir.

Beslenme ve duygusal ihtiyaçlar kadar iletişim ihtiyacı da önemlidir. İletişim ihtiyacının nasıl karşılandığı, çocuk ile konuşurken nasıl bir dil kullanıldığı çocuğun kişiliği üzerinde etkili olacaktır. Sağlıklı bir çocuk ve ebeveyn ilişkisinde dikkat edilmesi gereken önemli noktaların başında çocukla konuşmak geliyor. Çocuk, konuşarak ve görerek öğrenir. Sorular sorar, dinler ve anlatır. Gördüklerini, duyduklarını ve öğrendiklerini kendine göre yorumlar. Bu nedenle çocuğa söylenen her kelimenin, çocuğun kişiliği üzerinde bir anlamı vardır. Düşünmeden söylenen kelimeler, kurulan cümleler çocuğun psikolojisi üzerinde olumsuz etkiler bırakabilir.

Çocukla iletişimde kullanılan yanlış kelimeler ve cümleler, çocuğun kendini güvensiz ve yetersiz hissetmesine, anne ve baba ile çocuk arasındaki iletişimin bozulmasına ve çocuğun yetişkinlere olan güveninin zedelenmesine sebep olabilir. 

Çoğu kez farkına varılmadan ya da önemsenmeden yapılan bu hatalar, ileride çocukta olumsuz tepkilere ve kişilik özelliklerine sebep olabilir. Bu durumda, bazı çocuklar içe kapanık, iletişimde zorluk çeken özellikler gösterirken bazıları ise isyankâr, öfkeli, saldırgan ve depresif ruh hali olarak tepkisini gösteren bir kişilik özelliği geliştirebilirler.

Yukarıdaki temel bilgilerden sonra anne ve babaların çocuklarına söylememeleri ya da söylerken dikkatli olmaları gerektiğini düşündüğüm bazı kelime ve cümleleri ele almak istiyorum.

“Dur ben sana yardım edeyim.” Her durumda ve her defasında çocuğunuza yardıma koşmayın. Bırakın kendisi denesin ve hata yapsın. Her defasında çocuğa yardıma koşmak, onun başkalarına ihtiyaç duymasına sebep olur. Bu durum, çocuğun becerilerinin gelişmesine engel olabilir.

“Sen onu yapamazsın.” Bu cümle çocuğun kendine olan güvenini azaltır.

“Benim kızım her şeyi başarabilir.” Bu cümle de yanlıştır. Çocuk, her şeyi yapamayacağını bilmelidir. Bazı şeyleri yapamamak gayet normal olarak kabul edilmelidir. Olması gereken, çocuğa çaba göstermeyi, sabrı ve azmi öğretmek olmalıdır.

“Benim oğlum hata yapmaz. Oğlum çok iyi bir çocuk.” Bu ifade çocuğa gereğinden fazla sorumluluk yükleyebilir. Kusursuz değiliz. Her insan hata yapabilir. Çocuk da bunu bilmelidir. Önemli olan olumsuz bir davranıştan sonra çocuk ile konuşup kişiliğini zedelemeden ona doğru olanın öğretilmesidir.

“Tembel, inatçı, şımarık, sakar…” Çocuk için kullanılan bu kelimeler çocuk üzerinde olumsuz etki bırakabilir. Çocuk, zamanla bu kelimeleri kabullenebilir ve öyle olduğunu ya da öyle olması gerektiğini düşünebilir.

“Neden sen de onun gibi değilsin?” Kıyas, çocuğun kişiliğine vurulmuş kurşundur, diyorum. Kıyaslamak, çocuğun kendisini yetersiz hissetmesine ve özgüvenini yitirmesine sebep olur. Aynı zamanda kıyaslanan çocuğa öfke duymasına, onu sevmemesine neden olabilir.

“Ben çok meşgulüm, seninle ilgilenemem.” Çocukta sevilmediği ve kendisine değer verilmediği düşüncesine sebep olabilir. “Şu an işim var. İşim bitince seninle ilgileneceğim” demek daha doğru olur.

“Beni üzmeye devam edersen hasta olurum.” Olası bir hastalık durumunda “annem benim yüzümden hasta oldu” düşüncesi çocukta suçluluk duygusuna sebep olabilir.

 “Baban eve gelsin yaptıklarını anlatacağım.” Baba ile iletişim problemlerine ve babadan korkmasına sebep olabilir. Çocuklara disiplini öğretirken iletişime engel olacak cümleleri kullanmamak gerekir.
 
“Ben seni bırakıp giderim.” Çocuğu, olumsuz bir davranışından caydırmak için kendi yoklukları ile tehdit etmek olumsuz sonuçlara sebep olabilir. Bu şekilde konuşmak çocukta anksiyete bozukluğuna sebep olabilir. 

“Büyüklerine karşı çıkma.” Kültürümüzde büyüklere saygı bir gerekliliktir. Bu güzel bir davranış modeli olsa da çocuğun da hakları unutulmamalıdır. Çocuğu, kendi düşünceleri, kendi bakış açıları, kendi kişilik özellikleri olan bir birey olarak kabul edip bu yönde desteklemek gerekir.

Verilen örnekler daha da artırılabilir. Dikkat edilirse birçok anne ve baba, bunları günlük hayatta çocuk eğitiminde kullanmaktadır. Unutmayalım, çocuklarımızın kişiliği biz anne ve babaların eseridir. Çocuklarımızda var olan ve beğenmediğimiz kişilik özellikleri için kendi eğitim yaklaşımımızı sorgulayalım.

Selam ve saygılarımla…
 

esrefbolukcu@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Songül Yılmaz | 06 Nisan 2020 12:21

    Hocam bilgilendirmeniz için teşekkür ederim. Şimdi düşünüyorum da ben de benzer hatalar yapardım. Aslında iyi niyetle yani faydalı olur diye söylerdim. Ama hata yaptığımı daha sonra tekrar anlardım.

  • Meral Kurtipek | 06 Nisan 2020 12:18

    Muhteşem bir yazı ve çok güzel analizler var. Teşekkürler hocam

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Ekm
18Ekm

Aile güçlü bir kurum(mu)dur

11Ekm

Küreselleşen dünyada aile

04Ekm

Sevgisiz Dini Eğitim Olmaz

27Eyl

Baskil Saklıkapı Kanyonu