Çocuğunuzu Allah ile Korkutmayın


Çocuk büyütmek ile çocuk yetiştirmek farklı şeylerdir. Çocuk yetiştirmek bilinçli olmayı gerektirir. Allah’ın ve inancımızın öğretilmesi de ciddi bir bilinç ve sorumluluk gerektirir.

Çocuklara Allah’ı anlatmak büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu yerine getirirken nasıl bir dil kullanıyoruz; nasıl bir yaklaşım içindeyiz? Çocuklar, fıtrat olarak Allah’a yaklaşma yetisine sahipler. Ancak, öğrenme açısından hayatının en verimli yıllarını yaşayan çocuklar, anne ve babaların yanlış tutumları sonucunda Allah’ı yanlış tanıyabiliyor; bir korkutucu ve zorlayıcı olarak tasavvur edebiliyor. Bu durum, çocukların düşünce ve duygu dünyalarında ağır hasarlara sebep olabildiği gibi Allah’a karşı olumsuz bir ön yargı geliştirmelerine de sebep olabilmektedir.

Çocuklar, Allah’ı anne ve babalarından öğrenirler. Anne ve babalar, Allah’a nasıl ibadet ve dua ediyorsa çocuklar da aynı şekilde dua ve ibadet etmeyi öğrenirler.

Çocuk eğitiminde olmazsa olmaz kural, sevgi dilinin kullanılmasıdır. Bu evrensen kural gereği, çocuklara Allah anlatılırken de sevgili dili kullanılmalıdır. 

Çocukların, Allah kavramının tasavvur edilmesi üzerinde anne ve babaların eğitiminin yanında, içinde bulundukları yaş dönemi de etkilidir. Anne ve babalar, çocuklarına Allah’ı öğretmeden önce çocuklarının içinde bulundukları yaşın zihinsel ve duygusal özelliklerini öğrenmek zorundadır. Kanımca, yapılan hataların sebebi de çocukların bu gelişim dönemi özelliklerinin bilinmemesinden kaynaklanmaktadır.

Birçok anne ve baba, çocuk eğitiminde korku dilini kullanmaktadır. Öyle ki, çocuğuna söz geçiremeyen anne babalar, yöntem olarak ürkütücü olay ve nesnelere başvurabilmektedir. Mesela, “yemeğini yemezsen köpek gelir”, “zamanında uyumazsan yatağın altından öcüler çıkar” gibi tuhaf ve ürkütücü yaklaşımlar içine girerler. Maalesef, başvurulan bu yöntem, çocukların psikolojik sağlığı üzerinde olumsuz ve kalıcı etkiler bırakmaktadır.

Beni üzen, bazı anne ve babaların çocuklarını eğitirken Allah ile korkutmalarıdır. Bu anne babalar, kendilerine göre olumlu sonuçlar aldıkları için de yaptıklarının yanlış olduğunu düşünmezler. Tecrübelerimde gördüğüm bazı anne ve babalar, en çok da yalan söyleyen çocuklarını, bir daha yalan söylememeleri için Allah ile korkutmaktadır. “Sen yalan söylediğin için Allah sana kızdı” gibi bir cümle çok masum görülmektedir. Oysa bu cümle, Allah’ın çocuklara kızdığı tasavvuruna sebep olmaktadır. Burada söylemek istediğim, Allah, çocuk eğitiminin bir aracı olarak kullanılamaz. Doğru olan, çocuk eğitimi Allah’a ulaşmak için bir araçtır.

Çocuklar, ortalama 12 yaşından önce somut işlemler döneminde yaşarlar. Yani soyut olan varlıkları dolayısıyla Allah’ı tam olarak kavrayamazlar. Bu yaşlarda Allah’ı daha kavrayamayan bir çocuğa “Allah’ı ceza veren, çocuklara kızan, cehenneme atan…” olarak tanıtmak çocukları hem depresyona sokmakta hem de Allah’a karşı olumsuz bir tutum içine girmelerine sebep olmaktadır.

Oysa, Allah dendiğinde çocuk mutlu olmalıdır. Allah dendiğinde “sevgi” çocuğun aklına gelmelidir. Allah dendiğinde, anne ve babasından daha çok seven bir varlık tasavvuru olmalıdır.

Belli yaşlardan önce yani somut zihinsel gelişim döneminde olan çocuklara asla cehennem, Allah’ın gazabı, Allah’ın ceza vermesi anlatılmamalıdır.

Zihinsel gelişimini henüz tamamlamamış olan çocuğa korku ve tehdit içeren eğitim yaklaşımları sonucu çocuklar sadece korkar. Anne ve babalar, verdikleri eğitimin etkili olduğunu düşünürler. Ancak ilerleyen yaşlarda çocuklar bu tür tehdit ve korku içeren tavsiye ve eğitimden nefret ederler.

Allah ile sürekli korkutulan çocuklar, Allah’ı ceza vermek için fırsat kollayan bir varlık olarak tasavvur eder. Düşünsenize, cehennemi olan ve çocukları yakan bir Allah’ı çocuklar sever mi?

İnanç duygusunun temeline bakıldığında iki esas duygu görülür: Allah sevgisi ve Allah korkusu. Bu duygular insanları ibadete yönelten en büyük faktörlerdir. Burada bizim için önemli olan çocuk üzerindeki etkileridir. Aslında İslamiyet’i yeni öğrenen biri için de bu durum önemlidir. Allah korkusu ile başlandığı zaman kesinlikle olumsuz sonuçlar alınmaktadır.

İman öğretimi yapılırken, sevgiye dayalı bir Allah tasavvuru işlenmesi gerektiği bir gerçektir. Allah sevgisine dayalı bir iman öğretimi, çocuklara bağlanma ve ümit duygularının gelişmesine katkı sağlayacaktır.

Din eğitimi, sevgi üzerine kurulmalıdır. Allah’ın azabı değil rahmeti işlenmelidir. Allah’ın cezalandırıcı değil, esirgeyici, bağışlayıcı ve çok sevdiği ile başlanmalıdır.  Çocuklara yaşına uygun olarak, Allah’ın sevdiği, koruduğu, bağışladığı, hoş görülü olduğu ödüllendirdiği anlatılmamalıdır. 

Hiç şüphesiz ki, çocuk eğitiminde bize en güzel örnek peygamberimizdir.

Not: Hatalarım olursa lütfen esrefbolukcu@gmail.com adresime mail atınız.

Selam ve saygılarımla…

esrefbolukcu@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
26May

Din Gelişiminde Ailenin Rolü

18May
11May
04May
27Nis