Vahiy ışığında inşâ olmak


Yüce Allah Kur’ an-ı Kerimde Alak Suresinin ilk beş ayetinde mealen: ‘‘Oku yaratan Rabbinin adıyla oku; o insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı. Oku, Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O Rab ki kalemle yazı yazmayı öğretti.’’ demektedir.

Sözlükte kelime anlamı itibariyle vahiy, gizlice veya hızlı bir biçimde bildirmek, konuşmak ve işaret etmek anlamına gelmekte olup, terimsel ifadeyle ise Allah’ ın bir hükmü, emri veya bilgiyi insanlar arasından seçtiği Peygamberlerine gizlice bildirmesi denilmektedir.

Vahiy amaç itibariyle insanın kabul etmesi, yaşamında fiilen uygulaması, sonuçsal olarak insanın doğruyu bularak mutlu olması açısından önemlidir.

Doğruyu algılamak akılla mümkündür. Vahiy elbette ki akılla barışıktır.

Nasıl mı?

Vahiy bilhassa aklı muhatap alır; akılda tebliği uygular.

Elbette ki insanın iç düşmanı olan nefis, aklı çeler ve kurcalar. Aklını kullanmayan, nefsini arındırmayan insan mutsuz olurken aklını doğru ve etkin bir şekilde kullanan mutlu olur.

Allah insanların hem bedenen hem de ruhen temiz olmasını emreder. İnsanın kendisine zarar verici, batıl inanışlardan ve günahlardan uzak tutması, temiz olmasını emrettiği gibi, dış görünüş itibariyle de insanın temiz olmasını emreder.

Vahiy ile tebliğ edileni uygulamak ruhsal olgunlaşmayı sağlar.

İnsanoğlunun varoluşundan itibaren gerekli olan iyilik, merhamet, vicdan, doğru ahlak, helal ve haram, saygı ve hoşgörü değerleri vahiyle bildirilmiştir. Değerler hiçbir vakit değişmemiş olup, değişen insanın nefsi tavırları olmuştur.

İnsanoğlunun çöküşü, yıkılışı, huzuru ve kurtuluşu Allah’ ın emir ve yasaklarına uymakla sağlanabilir; ancak.

İnsanlar devamlı plan kurarlar. Şu vakit şunu yapacağım, diye. Oysaki insanlar bir nefes kadar yakın olan ölümü göz ardı ederler. 

Vahiyle gelen emir ve yasaklar dünyada gerekli olduğu gibi ahirette de kurtuluş için gereklidir. Allah’ ın emrettiğine uymakta her iki cihanda da rahmet ve bereket vardır. Namaz kılmak, oruç tutmak, iyiliği gözetmek, helal kazanç, haramdan uzak durmak, sabırlı ve hoşgörülü olmak, ilimle meşgul olmak ve faydalı olmak kurtuluş reçetesidir.

Şems suresinin (7-10) ayetlerinde Allah ‘‘Nefse ve onu şekillendirip düzenleyene, ona iyi ve kötü olma kabiliyetini verene, nefsini arındıran elbette kurtuluşa ermiştir. Onu arzularıyla bırakanda ziyan etmiştir’’ demektedir.

Selam ve Dua ile..

ali-canpolat@outlook.com.tr

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Haz

Değerlerimiz

11Haz

Peyami Safa

04Haz
28May

Bağımlılıkla mücadele

21May

Kudüs ruhu