Sınıflar seyreltilmeli

Covid 19 vakalarından dolayı okullarda kapatılan sınıf sayılarının gün ve hafta olarak değişkenlik gösterdiğini belirten Eğitim-Bir-Sen Malatya Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, kapatılan sınıfların çoğunluğunun kalabalık sınıfların oluşturduğunu söyledi. Söylemez, 'Sınıfların seyreltilmesi, ders sürelerinin kısaltılması, öğle aralarının sonlandırılması önemlidir. Özellikle okul öncesinde derslerin 50 dakika olması ve ara verilmemesi kabul edilebilir bir uygulama değildir' dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Sınıflar seyreltilmeli
Covid 19 vakalarından dolayı okullarda kapatılan sınıf sayılarının gün ve hafta olarak değişkenlik gösterdiğini belirten Eğitim-Bir-Sen Malatya Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, kapatılan sınıfların çoğunluğunun kalabalık sınıfların oluşturduğunu söyledi. Söylemez, ‘Sınıfların seyreltilmesi, ders sürelerinin kısaltılması, öğle aralarının sonlandırılması önemlidir. Özellikle okul öncesinde derslerin 50 dakika olması ve ara verilmemesi kabul edilebilir bir uygulama değildir’ dedi.
Malatya Net Haber - Yusuf Cici

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) ile Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Malatya Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, Covid-19 salgını nedeniyle ara verilen ve 6 Eylül'de yeniden başlatılan yüz yüze eğitime ilişkin gazetemize açıklamalarda bulundu. Söylemez,  kapatılan sınıfların çoğunluğunun kalabalık sınıflardan oluştuğunu, sınıfların seyreltilmesi, ders sürelerinin kısaltılması, öğle aralarının sonlandırılmasının salgın sürecinde önemli olduğunu kaydetti. 

Okulların açık tutulması önemli bir karar

2021-2022 eğitim-öğretim yılının, salgın nedeniyle geleceğe yönelik bazı hedeflerin ötelendiği, mevcut sorunlara yenilerinin eklendiği bir zamanda başladığını dile getiren Söylemez, Eğitimin, sorunları üzerinden değil, sorumluluk sahibi kişilerin çözüme yönelik attığı adımlar üzerinden değerlendirilmesini temenni etti.  Eğitimin niteliği ve verimliliği için eğitim çalışanlarının sorunlarının çözülmesinin kaçınılmaz bir gerçek olduğunu vurgulayan Söylemez, "Geçmiş kayıplarımızın telafi edilebilmesi, geleceğe güvenle bakılabilmesi için okulların açık tutulması önemli bir karardır. Ancak açık kalmaya devam edebilmesi için önemli tedbirlerin alınması gerekiyordu. Okulların kapalı olduğu dönemde İŞKUR üzerinden alınan temizlik elemanı sayısı yeterli iken, Okulların acık olduğu bu dönemde geçen dönemin dörtte biri kadar personel alınması bir handikaptır ve sorun sağlık- temizlik sorunu olduğu için söz konusu alanda tasarruf düşünülmemeliydi. Öte yandan güvenlik görevlisi alınmaması da kurumlarımızda eğitim çalışanlarına özellikle de öğretmenlerimize yönelik şiddeti arttırmıştır. Eğitimciye uzanan ellerin kırılması gerektiğini düşünürken, sadece darp değil, Kemalpaşa Kaymakamının öğretmenlere sözlü hakaretlerini de kınarken bazı sözde bürokratların, amirlerin de kendilerine çekidüzen vermelerini bekliyoruz" dedi.

Taahhütler yerine getirilmeli

Okullarda kapatılan sınıf sayılarıyla ilgili olarak Söylemez, "Okullarda kapatılan sınıf sayıları gün, hafta olarak değişkenlik gösterse de alandaki gözlemlerimiz kalabalık sınıflarda Eğitim-Öğretimi sürdürmeye çalışan okullarımızda kapatılan sınıf sayısının bariz fazlalığı dikkat çekmektedir.  Bundan dolayıdır ki sınıfların seyreltilmesi, ders sürelerinin kısaltılması, öğle aralarının sonlandırılması önemlidir. Özellikle okul öncesinde derslerin 50 dakika olması ve ara verilememesi kabul edilebilir bir uygulama değildir.  Salgın döneminde her şeye rağmen eğitim-öğretimi devam ettirmek için fedakârlık yapan, inisiyatif kullanan eğitim çalışanlarının beklentileri karşılanmalı, 2023 Vizyon Belgesi’nde yer alan taahhütler yerine getirilmeli, projeler hayata geçirilmelidir" diye konuştu.

Eğitim çalışanlarına aşı ve PCR testi dayatılmamalı

Söylemez, eğitim çalışanlarına aşı ve PCR testinin dayatılmaması gerektiğini dile getirerek, "Okulların açılmasının salgınla mücadele sürecinde başarılı olunmasına, salgınla mücadelenin ise aşılama, mesafe kuralları, sosyal izolasyon, maske vb. tedbirlerin toplum ve fertler nezdinde yerine getirilmesine bağlı olduğuna şüphe yoktur. Ancak salgınla mücadele sürecindeki diğer bütün faktörlerin göz ardı edilerek okulların açılmasının, eğitim çalışanlarının aşılanmasına veya PCR testi zorunluluğuna indirgenmesinin kabulü mümkün değildir. Dünya Sağlık Örgütü’nün, toplumda vaka sayıları artıyor olsa dahi fiziksel mesafe, maske, el hijyeni ve havalandırma gibi önlemlerin yaş dönemlerine uygun bir şekilde uygulanmasıyla okulların açık kalmasının sağlanabileceği yönündeki tespiti ortadadır. Buna rağmen haftada iki defa PCR testi zorunluluğu getirmek gibi fiilen yürütülmesi neredeyse imkânsız, psikolojik baskı boyutuna varacak, aşılanmayı bireysel bir tercih olmaktan çıkarıp zorunlu bir tercih hâline getirecek her türden zorlamanın, okulların açık tutulması amacına hizmet etmekten uzak olduğu bilinmelidir. Hukuki dayanaktan yoksun, hatalı ve yanlış olan eğitim çalışanlarına PCR testi zorunluluğu kararı yeniden ele alınmalı; eğitim kamu hizmetinin yürütülmesini zora koşacak, eğitim çalışanlarının moral, motivasyon ve çalışma azmine zarar verecek, kurum içi çalışma barışını bozacak bu hatadan bir an evvel dönülmelidir. Eğitim çalışanlarının yeni döneme güçlü motivasyonla, moralli başlaması sağlanmalı ve teşvik dışı uygulamalardan kaçınılmalıdır" şeklinde konuştu.

Meslek kanunu ivedilikle çıkarılmalı

Eğitim çalışanlarının taleplerini sırlayan Söylemez, "Öğretmenlik Meslek Kanunu için artık somut adımlar atılmalıdır. Öğretmenliğin profesyonel bir meslek olarak değerlendirilmesi ve mesleki standartlara kavuşması isteniyorsa, öğretmene destek niteliğinde, mesleki gelişimini ve özerkliğini sağlayacak bir meslek kanunu ivedilikle çıkarılmalıdır.  Sözleşmeli istihdam son bulmalıdır. Ücretli öğretmenlikle emek sömürüsünden vazgeçilmeli, ihtiyaç kadrolu öğretmenlerle karşılanmalıdır. Öğretmenin emeğini ucuzlatarak personel masraflarından kısıntı yapmaya çalışan ve mesleğin itibarını düşüren ücretli öğretmenlik uygulamasından vazgeçilmelidir.  Memur, hizmetli ve diğer çalışanların mali ve sosyal hakları iyileştirilmelidir. Okulların ödenek ihtiyacı karşılanmalı, okul esaslı bütçeleme uygulaması getirilmelidir. Eğitimcilerin motivasyonunu artıracak bir kariyer sistemi oluşturulmalıdır. Eğitim-Bir-Sen olarak, yeni eğitim-öğretim yılının tüm eğitim çalışanlarına, öğrencilerimize, velilerimize ve milletimize hayırlı olmasını; eğitimin bir an önce sorunlardan arındırılmasını diliyor, umut dolu gelişmelere ve vaatleri yerine getirecek somut adımların atılmasına vesile olmasını temenni ediyor, Bakanlıktan beklentileri karşılayacak adımlar atmasını, kalıcı eğitim politikaları geliştirmesini ve uygulamasını istiyoruz" ifadesini kullandı. 
 

Nevzat Kanar

HABERİ PAYLAŞ:

Yorumlar / 1

  • Fırat Aydın | 04 Ekim 2021 14:04

    Gayet isabetli değerlendirmeler. memlekette iktidar veya parti ne der diye bakmadan aklı ve vicdanı ile konuşanlarda varmış?

BUNLARA DA BAKIN