'15 Temmuz'un ayak sesleri'

Malatya'da 18 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen ve 1'i Alman uyruklu 3 misyonerin öldürüldüğü Zirve Yayınevi davasında FETÖ silahlı terör örgütünün kumpası ile 4 yıl hapis cezası yatan ve dava sonunda beraat eden İnönü Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ruhi Abat, 'Zirve dosyasının çok iyi takip edilmesi gerekiyor. Çünkü Zirve dosyası, 15 Temmuz'un ayak sesleri, 15 Temmuz'un manipülasyonu' dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Yargılaması 12 yıl süren zirve Yayınevi Davasında beraat eden askeri mensuplarının FETÖ’nün kurduğu kumpasla davaya dahil edilmelerine yol açan FETÖ mensubu 1’i tutuklu, 5’i firarda olan 10 sanığın yargılaması Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesinde başlarken, kumpas mağdurları yaşanan gelişmeden memnun. FETÖ kumpası nedeniyle Zirve Yayınevi Cinayetleri davasına dahil edilen, 4 yıl cezaevinde kalan ve tutuklu iken cezaevinde kalp krizi geçiren İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Ruhi Abat, “Her gün yeniden formatlanan bir örgüt militanlarıyla karşı karşıyayız. Her formata, her biçime, her şekle girebilen bir örgüt mensuplarıyla karşı karşıyayız.” dedi.

FETÖ, İdris suretindeki iblistir

İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi ve FETÖ Zirve Davası Kumpası Mağduru Ruhi Abat, “Zirve dosyası, 15 Temmuz'un ayak sesleriydi. 15 Temmuz'a giden süreçte bir manipülasyon, zaman kazanma stratejisi idi.  FETÖ ile mücadelenin daha da ciddi bir şekilde yürütülmesini istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında yürütülen FETÖ ile mücadelenin son derece önemsenmesi gerektiğini düşünüyoruz.  Çünkü bugün ‘Şanlı yargımız’ diye bir şekilde yargıyı rencide edici veya Sayın Cumhurbaşkanlığımızın liderliğindeki hükümete de bir anlamda gönderme yapan cümleleri bu ara iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Zira  biz, 4 yıl tamamen 'yok' üzerinden tutuklu kaldık. Bu insanların hiçbiri o dönemde tek bir kelam etmediler. Şimdi ne oldu? Biz içerde Bypass olduk, ciddi kalp krizleri geçirdik, ama hiç kimse hak ihlalinden ve yakutta içeride bizimle ilgili bir hukuki prosedür işletilmesi gerektiğinden  dem vurmadı. Şimdi ne hikmetse FETÖ'cüler tutuklanmaya başlayınca tamamen bir acitasyon yapılmaya başlandı. Bu acıtasyon ciddi şekilde üzerinde değerlendirilmesi gereken bir şey. Zira bir başka şey, altını çizerek söylemek istiyorum; diyorlarki, ‘Yargı adil değil. Yargı taraf.’ Ya Allah’tan korkun,  5 bin civarında FETÖ’den Yargı mensubu buradan ihraç edildi. Bundan daha büyük yargı skandalı olabilir mi? Şimdi bunu manipüle etmek için bu dönem tamamen yargıyı, Anayasal kuruluşları  İşgal etmiş olan bir lejyoner örgüt, bakın FETÖ, dini bir cemaat değil bunu iyi anlamamız gerekiyor.  Kamuoyunun çok iyi anlaması gerekiyor. İnsanların dışarıda İdris suretindeki iblisleri görünce, ‘Ya beyefendi adamdır, şöyledir, böyledir.’ Hayır, böyle değil. Her gün yeniden formatlanan bir örgüt militanlarıyla karşı karşıyayız. Her formata, her biçime, her şekle girebilen bir örgüt mensuplarıyla karşı karşıyayız.” Şeklinde konuştu.

Zirve dosyası, 15 Temmuz'un ayak sesleri

Abat şunları söyledi, “Ben 21 Ocak 2915 yılında cezaevinde çıkışımda yapmış olduğum basın açıklamasında dedim ki,  ' Sayın Cumhurbaşkanı FETÖ ile mücadele ettiği müddetçe  ben sayın cumhurbaşkanımızın  yanındayım, arkasındayım ve emrindeyim.’ Zirve dosyasının çok iyi takip edilmesi gerekiyor. Çünkü; Zirve dosyası, 15 Temmuz'un ayak sesleri, 15 Temmuz’un manipülasyonu. Zirve dosyası, Türkiye'nin kafasına geçirilmek istenilen çuvalın bir manifestosu niteliğindedir” dedi. 

Diğer sözde imamlar nerede?  

FETÖ Zirve Yayınevi Kumpas Davası hakkında da konuşan Abat, “Mahkeme, İlker Çınar'ın tutuklanmasına karar verdi, bu fevkalade iyi bir gelişmedir. Dosyada daha sözde üniversite, emniyet, yargı ve basın imamları yok. Bunlar eşgüdümlü olarak bu operasyonu gerçekleştirdiler. Neticede bu sözde imamlar, FETÖ militanları da yargı önüne çıkarılırsa, biz ciddi anlamda hakkın teslim edildiğini, adaletin gerçekleştiğini görmek istiyoruz.” ifadelerini kaydetti.  Haber-Foto: Burhan Karaduman

Haber Merkezi

Yusuf Cici

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN