Vatandaş


Okuyanlar bilecektir, dün "Devlet" hakkında düşüncelerimizi sizlerle paylaşmıştım. Bugün de "vatandaş" kavramı üzerine neler düşündüğümüzü yazmaya çalışacağım. 

Vatandaş kimdir?

Sorusu karşısında akla gelen ilk cevap "Devlet"i teşkil eden milletin bir ferdidir, denilebilir.

Sakın hafife alınmasın, devleti ayakta tutan en küçük ve en değerli gücün adıdır vatandaş.

Vatandaşsız ne devlet olunur ne de vatan...

Çeşitli ve istisnai sebeplerle vatansız ve devletsiz olan insanlar, "haymatlos" olarak anılırlar.

Haymatloslar yaşadıkları ülkelerde vatandaşlık haklarından mahrumdurlar. Haymatloslar, bahsi diğer bir konu...

Peki vatandaş ile devleti arasındaki ilişki nasıl olmalıdır?...

Asıl sorun burada düğümleniyor. Devletin tüzel kişiliği TBMM'de ete kemiğe bürünmüş halde karşımıza çıkıyor...

"Türkiye Büyük Millet Meclisi" milletin, yani "vatandaşın" vekaletiyle oluşan en üst karar ve yasa yapıcı mercii...

Yasa koyucu olarak TBMM, vatandaşın yani milletin vatan topraklarında insicam, emniyet, refah, güvenlik, huzur, özgürlük ve barış içinde yaşaması için gereken tüm önlem ve tedbirleri almakla yükümlüdür.

Amaç, "vatandaşın" mutluluğunu ve yeni yetişen nesillerin geleceğini güvence altına almak...

Bu arada vatandaş da kendi üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmekle yükümlü olduğunu, hiçbir şart altında aklından çıkarmamalıdır. "Duyarlı Vatandaş" tanımı sorumluluk bilinci gelişmiş insanlar için kullanılıyor... 

Duyarlı vatandaş, yaşadığı çevresine karşı hassas, haklarının bilincinde, saygılı, sürekli kendini yenileyen, alması gereken hizmetleri takip eden, topluma ve devlete karşı görevlerini bilinçle yerine getiren bir bireydir...

Ünlü matematikçi Prof. Ali Nesin, günümüz yönetiminin aksayan yanlarına duyarsız kalmamıza şöyle isyan ediyor:

"İçinde yaşadığımız çirkinliği engelleyemediğimiz için, absürt uygulamalara karşı koyamadığımız için, uysal vatandaş olduğumuz için, yanlışlıkların, kötülüklerin, çirkinliklerin önüne geçemediğimiz için ve her şeyden öte sessizliğimizle, korkaklığımızla, pısırıklığımızla zorbalığa suç ortağı olduğumuz için suçluyuz"

Toplumlar ve bireyler için en acı ve utanç verici şey kendi kendilerini suçlamalarıdır... 

Kendi kendimizi yarın suçlamamak için bugünden başlayarak vatandaşlık bilinciyle görev ve sorumluluklarımızı kuşanmalıyız...
 

vyigitcan@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI