Tarımda Yıldız Ülke Olabiliriz


Kovid-19 pandemisi dünyayı sil baştan yeniden hizaya sokuyor...

Devletlerin salgın öncesindeki güç kriterlerinin en başına şimdi tarımsal üretimleri geçmiş bulunuyor.

Gıda güvenliğini sağlayamamış bir ülkenin ayakta kalma mecali nereye kadar sürdürülebilir?

Tarım ürünlerinin ihracatına getirilen sınırlama ve yasaklamalar paranın da gücünü ortadan kaldırarak büsbütün çaresiz bırakabilir yeterli üretimi olmayan ülkeleri.

Ülkemizde düne kadar aile boyutundaki tarım faaliyetleri görmezlikten gelindiği içindir ki, köylerimizde insan kalmadı!

Şimdi acilen genç nüfusumuzu tarıma yönlendirecek adımlar atılarak cazip önlemler almanın tam zamanı.

Bir gazeteci olarak yaklaşık yirmi yıldır içim sızlayarak tarımımızın üvey evlat muamelesi görmesine dikkat çekmeye çalışıyordum. Çaldığım tüm kapılar da suratıma pervasızca kapanıyordu!

Ne yazık ki, koronavirüsün dünyayı kasıp kavurmasıyla tarımın ne kadar önemli bir sektör olduğu çok şükür anlaşılmış oldu...

Tarım ve tarıma dayalı sanayi deneyimi olan uzman ve bilim insanları, pandemi yüzünden yaşadığımız bu süreci iyi okuyarak ülkemizin alması gereken tedbirlere dikkat çekiyorlar. 

Dilerim ilgililer dikkat çekilen bu uyarılara bigâne kalmazlar...  

Konya'nın tarım ve gıda sektörü alanında tanınmış ailelerinden birine mensup, Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği (BYSD) Başkanı ve Helvacızade Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil diyor ki:

"Tarımda yıldız ülke olabiliriz. Avrupa’nın gıda üretim merkezi olma fırsatımız var. Potansiyelimiz yüksek, sadece uzun vadeli, sürdürülebilir politikalara ihtiyacımız var. Tarımsal üretim seferberliği başlatmalıyız. Ürün planlaması yapmalı, ekilmedik bir karış toprak bırakmamalıyız. Hem çiftçilerimizin sayısını hem de ekilebilir tarım arazisini artırmalıyız. En önemlisi tarımsal üretimdeki nüfusumuzu gençleştirmeliyiz. Teknolojiyi iyi kullanan, dünyadaki trendleri iyi takip eden genç çiftçilere ihtiyacımız var” 

Yarın Paranızla da Gıdaya Ulaşamayabilirsiniz!

Düzce Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevcan Öztemiz, kuraklık, küresel ısınma, aşırı yağış sonucu kaybedilen ekili araziler, tarımın çevresel koşullar nedeniyle ciddi kayıplar yaşadığını ve günümüzde bu pandemi sırasında da tarım sektörünün savunma kadar önemli bir stratejik sektör haline gelmekte olduğuna dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Sevcan Öztemiz'e kulak verelim:  

"Avrasya Ekonomik Birliği üyesi ülkelerden Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan Koronavirüs (Covid-19) önlemleri kapsamında çok sayıda tarım ürününün özellikle arpa ve buğday gibi tahılların ihracatını belirli bir süre yasaklamıştır. Yaşadığımız kriz gıda arzının azaltmasına, gıdaya erişimin aksamasına ve dünyada gıda fiyatlarının yükselme eğilimi göstermesine ve birçok ülkede market raflarının boşalmasına neden olmaktadır. Salgının süresi bilinmemekle birlikte, devamı halinde bu durumun daha da dramatik bir hale dönüşeceği aşikârdır. Geçmiş krizlerde olduğu gibi (kuraklık, savaşlar vs), bu pandemi sürecinde ve gelecekte görülme sıklığında artış olacağı öngörülen tüm krizlerde de para ile tarımsal ürünlere ve gıdaya ulaşılamayacağı bir vahim tablo ile tüm dünya karşı karşıyadır.” diyerek ilgilileri bu günden uyarıyor... 

Yazıhan Kaymakamından Kadınlara Müjde!

Değerli valilerimizden Rahmetli Recep Yazıcıoğlu'nun, bir yönetici olarak zihnimde bıraktığı muhteşem izlenim sanırım ölünceye kadar da silinmeyecek. 

O kadar etkili ve derin. 

Yıl 1998, Erzincan Valiliği döneminde tanışmak nasip olmuştu..

Makam odasının girişinde bulunan "Özel Kalem Müdürü" masasında kimse yoktu.

Valilik makamında mümkün mü özel kalem bölümü boş kalsın!..  

Makam odasının kapısı sonuna kadar açıktı ve ortam tamamen sessiz.

Hayretler içerisindeyim, parmak uçlarına basarak makam odasına tedirgin bir ruh haliyle girdim.

Girişin sol tarafına yerleştirilmiş masanın arkasında Vali Recep Yazıcıoğlu tam karşımda, selamımı verdim ve ziyaretimin nedenini belirttikten sonra Erzincan'ı konuşmaya başladık...Rahmetliyi ilk ve son görmem de o oldu...

Şimdi diyeceksiniz ki, Yazıhan Kaymakamı konulu bir yazıda Recep Yazıcıoğlu'nun ne işi var?

Hemen söylüyorum, sayın Yazıhan Kaymakamı Güher Sinem Büyüknalçacı'nın iş tutuş tarzını Yazıcıoğlu'na benzetmem nedeniyledir...

Bildiğiniz gibi bu fakir, tarımın geliştirilmesi ve teşviki haberlerine özel ihtimam gösterir...

Geçtiğimiz günlerde Yazıhan'da "Seracılık Organize Sanayi" başlıklı haberi görünce aklım başımdan gitti...

Hemen haberin ayrıntı cümlelerine yöneldim ve Yazıhan'da seracılık alanında ciddi işlerin yapılmakta olduğunu sezinledim. 

Kaymakamımızın Aydın, Karacasu'da icra ettiği mesleğini internet aracılığıyla, basında yer alan haberlerden gözlemleyebiliyoruz.

Gördüğüm kadarıyla doğru bildiğini yapmaktan imtina etmeyen bir kararlılığa sahip Büyüknalçacı...

Haberin en güzel yanı, Yazıhan'da kurulacak Sera Organize Sanayi'nin alt yapısının oluşması ve çiftçilerin tecrübe kazanmaları neticesinde küçük ölçekli alanlarda değil, binlerce dekarlık alanlarda seracılık yapılmasının hedefleniyor olması... 

Yazıhan Kaymakamı Güher Sinem Büyüknalçacı o haberde kadınları seracılığa kazandıracakları müjdesini şu cümlelerle veriyordu...

"2018 yılından SODES Projesi kapsamında ilçe belediyesi ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde domates ve salatalık fidelerinin ekiminin ve satışının yapıldığı bir alan oluşturduk. İlçede örtü altı üretime geçilmesi hedefleniyor. Yazıhan Kadın Kooperatifi iş birliği ile de kadınları seracılık alanında yetiştireceğiz inşallah." 

Tutuğunu koparan ve verdiği sözü kararlılıkla yerine getiren Kaymakam Büyüknalçacı'ya biz de tüm gönlümüz ve duamızla kolay gelsin diyoruz...
 

vyigitcan@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!