Siyasetin Çivisi Çıkmış da Haberimiz Yok! Gürkan, Bildiklerini Halkıyla Paylaşmalı


Henüz dumanı üstünde bir haber. Malatya'nın mefluç basını es geçti. Ya da işine gelmedi, görmezlikten geldi.

Ümitlendim bir hengame kopacak diye, ama ne gezer, kurumlara çeşitli sebeplerle göbekten bağlı basının gıkı çıkmadı...

Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan geçtiğimiz günlerde, Malatya BUSABAH TV kanalında yaptığı bir konuşmada bazı kişileri işaret ederek siyasetteki çürümüşlüğe sebep olanları isim vermeden açık açık tehdit etti. 

Durumun devam etmesi halinde ise bu kişileri isimleriyle ifşa edeceğini söyledi. 

Büyükşehir Belediyesi Başkanı tarafından yapılan bu tehdit az şey değil. Bir başka il olsa yer yerinden oynardı, ancak burası Malatya, köpeksiz köyde değneksiz dolaşanların memleketi...

Malatya'nın ne basını basın, ne de kurumları hakkıyla kurum. Sivil Toplum Kuruluşları yani STK'ları ise "düşmana göster geri çek" kabilinden tabela kuruluşlar. Sanki Malatya'da değil de Ay'da görev yapıyorlar. Malatya yıkılsa umurlarında değil.

Malatya'nın ağır abi pozlarındaki malum haber sitesi, Malatya'nın geçmiş değerlerine dair sararmış siyah beyaz fotoğraflarına baka baka içlenip ağlama krizlerine girerken, günümüzde giderek tanınmaz hale gelen ve yozlaşan Malatya hakkında gündeme ilişkin tek kelime etme cesareti gösterecek bu sitenin bir tek yazarı maalesef bulunmuyor. Anlayacağınız naftalinli Malatya hatıralarıyla avunmakla meşguller...Sağolsun, değerli kültür araştırmacısı ve yazar Nezir Kızılkaya'nın severek okuduğum yazıları siteye dair sözünü ettiğim işlevin açıklayıcı en güzel örneğidir. 

Konuyu dağıtmadan Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan'ın BUSABAH TV'de yaptığı zehir zemberek açıklama ve tehditlerine dönelim.

Kim Kimi Başkan ve Vekil Yaptı?

Gürkan diyor ki:

"Bu şehir barışa susamış bir şehir, bu şehir birlik ve beraberliğe susamış bir şehir" derken... 

Sayın Selahattin Gürkan, Malatya'nın hangi verilerin ışığında barışa, birlik ve beraberliğe susamışlığını tespit etmiş doğrusu bilemiyoruz.

Yine bizim bilmediğimiz bir dünya olan siyaset arenasında siyasiler arası savaş ve kutuplaşmalardan mı şikayet ediyor kestiremedik...

Devam ediyor Gürkan:

"Seni ben vekil yapacağım, seni belediye başkanı, seni şuraya müdür yapacağım diyerek insanları yönlendiriyorlar."

Bu açıklamasıyla sayın Selahattin Gürkan, siyaset pazarında makam ve mevkilerin etkili ve yetkili kişilerin eliyle dağıtıldığına işaret ediyor.

Öyle anlaşılıyor ki, biz ahali olarak üst katlarda dönen dolapların maalesef hiç mi hiç farkında değiliz! 

Aynı kararlılıkla devam ediyor Gürkan:

"Bu politika olarak yanlış bir uygulamaydı. Bunları kim yapıyorsa bunlardan behemehâl vazgeçmeleri lazım, yoksa bunları ifşa edeceğim." 

Demek ki,  ahali olarak bizim vitrinde gördüğümüz vekil, belediye başkanı ve müdürler birileri tarafından karşımıza çıkarılmış şahıslarmış.

Bizler, vekilimizi, belediye başkanımızı seçtiğimizi düşünürken meğerse işin rengi bambaşkaymış...

Duruma yakından vakıf olan sayın Gürkan, şimdiye kadar süregelen bu tutumdan rahatsız ve vazgeçilmesini istemekle yerden göğe haklı...

Keyfi dayatma yönetimin şahikası olan bu tutumu kimler sergilemişlerse, bilmek, biz Malatyalıların en doğal hakkı.

Gürkan Bildiklerini Açıklamalı

Selahattin Gürkan'ın açıklamaları devam ediyor:

"Geçen bir belediye başkanının yanına gittik, ismini vermeyeceğim. Diyor ki ‘Başkanım ben buradayım, A derneğinden veya B meslek kuruluşundan, yahut C oluşumundan geliyorlar, sen gelecek dönem burayı hazır et’ diyerek uyarıyorlar. Bu siyaseten de doğru bir şey değildir."

Cüreti, cesareti görüyor musunuz. Kamu yönetiminin nasıl yerlerde süründüğüne bir bakar mısınız?

Bir meslek örgütü veya bir dernek, başkana avami ifadesiyle ayar çekiyorlar, olacak iş mi, düpedüz kepazelik!

Sayın Gürkan'ın çok enteresan bir özel anlatım tarzı ve sık kullandığı bazı terim ve kavramları var. Anlamaya çalışmak lazım.

Ancak şurası muhakkak ki, canını çok sıkmışlar. O denli canı sıkılmış olmalı ki işi korkunç şüpheciliğe kadar taşımış...

Gürkan'ın şüpheciliğine dair sözlerine gelince: 

"Diyelim bizim bir ilçede belediye başkanımız var, onun yönetimindeki tüm çalışanlar baştan sona kadar kuyusunu kazma hastalığı içerisinde. Malatya bu işi burada bitirecek. Bu işi şimdiye kadar yapanlar varsa bundan vazgeçsinler, ‘Bundan sonra şapka düştü kel göründü’  buna müsaade etmem onu söyleyeyim. Yani benim yarın diye bir hesabım yok. Bu şehrin huzuru bizim için daha önemlidir. Benim ne söylemek istediğim ve ne mesaj vermek istediğim açıkça bellidir. Bu şeylere kimsenin tevessül etmemesini rica ediyorum. İnsanları birbirine düşürerek, kendisine alan açmak gibi küçültücü bir şey olacağını düşünemiyorum."

Evet değerli Malatyalılar, sayın Gürkan'ın uyarı ve tehditlerini okuduk, bundan sonra sahada sayın Gürkan'ın icraatlarını hep beraber takip edeceğiz.

İpucu kabilinden benim bir tespitim:

Geçenlerde Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının ev sahipliğini yaptığı bir toplantıya katıldım.

Malatya'nın önde gelen siyaset adamları ve bürokratların çoğunluğu oradaydı.

B. B. Başkanı Selahattin Gürkan salona biraz geç geldi.

Protokoldeki çoğu şahıs ayakta karşıladı Gürkan'ı.

Bir siyasi ağır top hariç.

Bildiğim kadarıyla Selahattin Gürkan protokol ve saygı kurallarını titizlikle takip eden bir yapıya sahip.

Sayın Gürkan'ın BUSABAH TV'de yapmış olduğu açıklamaları gerekli etkiyi göstermiş olmalı ki; o ayağa kalkmayan siyasi ağır top bu kez dört gün önce bir kongre sırasında ayağa kalkarak "Hoş Geldin Başkanım" diyerek teşrifat nezaketinde bulundu.  

vyigitcan@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!