Kurban Stratejik Bir Bayram!..


Başbelası koronavirüs yüzünden bir araya gelemesek de telefonla bayramlaştığımız nice canlar oldu.

Malatya dışındaki bir arkadaşımla konuşurken bayramın mana ve ehemmiyetine vurgu yaparak stratejik önemine de dikkat çektim. Şöyle ki:

Kurban Bayramı'nın stratejik önemi, en az altı ay ailecek tüketilecek kavurma tedarikinden geliyor.

Elbette, kemiği bol tarafından ve yağlı kısımları tanıdık bildik iki üç kapıya maksat ibadet olsun kabilinden, adet yerini bulsun anlamında dağıtıldı. Allah, katlı katlı kabul etsin. Kurbanın kalan gerisi ise kıyma ve kavurma...

Bildiğiniz gibi Kurban Bayramı, maddi, manevi öneminin yanı sıra ve et ziyafeti açısından da aileyi toparlayıcı özelliğe sahip.

Ancak bu bayram kimse kimseye bayramlaşmak için pek öyle çatkapı gidemedi...

Korona bahane oldu, gitmek de istemedi!.. 

Samimiyetsizliğin dibini bulmuş bu toplumun dini ciddiyetini pazara çıkaran değerli gazeteci arkadaşım Mahir Temur daha "Arefe" günü yazdığı bayram yazısında şu tespiti yapıyordu.

“Covid 19 gölgesinde Bayram” diye yarın haberler çıkacaktır. İnanmayın! Samimiyetsiz bir bayram daha geçireceğiz maalesef. Bunun sebebi korona değil!

Kimse kimseyi kandırmasın, kandıramaz da... Bence bütün sorun samimiyet noktasında düğümleniyor.

Nefsinizle başbaşa kaldığınızda nefsinizin istekleri ağır basıyorsa, boşu boşuna millete müslümanlık taslamayın.

Ahalinin hal-i pürmelali ortada... Ahaliye yön gösterici olma mükellefiyetleri olanlarda durum daha da vahim.

Güya seçkinler olarak arkadaş guruplarınca yıllardır okunan tefsir, hadis ve meal çalışmaları kalpleri yumuşatmıyor, gönüllere merhamet yüklemiyor ve çevresine sevgi haleleri yaymıyorsa, durup kendilerine dışarıdan bir gözle bakmalarının an geçirmeden zamanı gelmiş demektir. 

Eleştiri

Bir kuşak öncesi nesil, bugünkü gençliğin "eleştiri" olarak adlandırdığı kavramı "tenkit" kelimesiyle ifade ederdi.

Tenkit yada eleştiri, olumlu yönde yapıldığında mükemmele erişme yolunda atılan çok önemli bir adımdır.

Yeter ki yararlanmasını bilelim. Eleştiriye muhatap olana yepyeni bir bakış açısı kazandırır eleştiri.

Eleştiriye konu olan eser yada kişi, yapılan eleştiri sayesinde daha önce fark edilmeyen eksiklikleri görme imkanına kavuşurlar.

Eleştiri bir bakıma gönüllü gizli danışmanlık, yani yol göstericilik işlevi görür.

Ne var ki, şark kurnazlığı açısından bakıldığında eleştiri zinhar reddedilmesi gereken hasmane bir tavırdır.

Eleştiriye tahammül noktasında kırk dereden su getirmeye çaba sarf ederken Rahmetli Necip Fazıl Kısakürek'in şu dizeleri geldi aklıma: "Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın / Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın"

Geçtim eleştirmen gibi hayırlara vesile olacak masum münekkidi, rahmetli Necip Fazıl "düşmanının varlığını" kayd-ı hayat şartı olarak görüyor. 

Akıllı ve beceri sahibi insan kendisine veya işlerine yönelik eleştiriyi zatına sunulmuş ihsan kabul etmelidir.

Ayrıca eleştirinin faydaları bu saydığımız hususlarla da sınırlı değildir.

Bir kere eleştiri kültürünün geliştiği toplumlarda akıl yürütme melekeleri alabildiğine gelişir.

Özgür düşünme yeteneği artar. Düşünce zenginliğinin ilk adımıdır eleştirel bakış açısı.

Farklı düşüncelerin ortaya çıkmasına zemin hazırlar.

Eleştirilen zat-ı muhterem eğer bir yanlışa düşmüşse, eleştiri, o zat-ı muhteremi düştüğü o yanlıştan çıkarma merdivenidir.

Hasılı, eleştiriden korkmayalım, eleştiriyi sükunetle anlamaya çalışıp tahlil edelim.

Eyy Dört Dörtlük Megaloman!..

Küçük Dağları Ben Yarattım. 

Büyük Dağlar ve Okyanusların yaratılışında da baş yardımcı olarak hizmet ettim. 

Diyen ey ulu canlı, eşsiz yaratık, dört dörtlük Megaloman...

Sana insan demeye dilim varmıyor, sen, biz aciz insanlardan, biz sıradan insanlardan bir insan olamazsın, hatta olmamalısın senin kimyan ve hamurun farklı...

Ne büyük bahtiyarlık ki, şeklen bizlerin görünümündesin de seni insan sanıyoruz.

En yoğun, örneği görülmemiş teveccühlere sen layıksın...

En yüksek mevki ve mertebeler seni bekliyor...

Her şeyin en iyisini sen bilirsin, sana yakışır.

Aklını ve şuurunu ve zeka seviyeni ölçebilecek herhangi bir aygıt henüz icad edilemedi.

Geçmiş bin yılların, günümüzün ve gelecek bin yılların en kudretli megalomanı sensin.

Senin becerine kainatta hiç kimse erişemez. Tilkiden daha tilki, kurttan daha kurtsun.

Hitabet kabiliyetin harika. Kelime hazinen mükemmel. Dünyaya rol model olarak seçilmişsin.

vyigitcan@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!