Hastane Yemeği!... - Vahdettin Yiğitcan

Hastane Yemeği!...


Evet değerli okurlar, "hastane yemeği" lafını duyar duymaz  midenizin allak bullak olduğunu ve suratınızı ekşittiğinizi görür gibi oluyorum... 

Tatsız tuzsuz daha da vahimi özensiz, bir acaip, yarı pişmiş ya da pişmekten imanı gevremiş yemektir, alışılagelmiş hastane yemeği... 

Yaygın kanaat bu yönde olsa da elbette işini layıkıyla yapan, sorumluluğunun bilincinde örnek mutfaklar da var. Örneğin Çorum'un tarihi İlçesi Osmancık Devlet Hastanesi Mutfağının Haziran Ayı Yemek Listesi çok iyi bir örnek. Darısı Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin başına... 

Yukarıda zikrettiğimiz menfi durumun yegâne müsebbibi, mutfak personelinin kifayetsizliği ve hastane yönetiminin denetim görevini yerine getirmemesidir... Başkaca da açıklanabilir bir izahı yoktur...

Hemen en baştan belirtmeliyim, Devletimiz sağlık alanında dünyada eşi benzeri görülmemiş bir özveride bulunarak tüm vatandaşlarını ve hatta ülkemizde misafir olarak bulunan göçmenleri en iyi bir şekilde 7/24 sağlık hizmetinden ücretsiz olarak yararlandırmaktadır...

Hiç kimse kalkıpta hastanedeki yemek kepazeliğini devletimize fatura edemez. Yemek konusunun tüm sorumluluğu denetim zaafiyeti gösteren sağlık yöneticilerinindir... 

Son dört ay içerisinde Malatya Turgut Özal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde iki aya yakın bir süre tedavi hizmeti aldım. Sağlık personelinin işlerine gösterdikleri dikkat ve hasta takibi tek kelimeyle harikaydı... Allah hepsinden razı olsun. 

Memnuniyet oranımı söyleyecek olursam, mükemmele yakın bir seviyede diyebilirim. 

Kasti olmayan insani yanılgılar her zaman mümkün ve hoşgörüyle karşılanabilir. Nitekim bazı kırılmalar da yaşadım...

Ancak, bir görevin ifası sırasında görevin gerektirdiği ciddiyet ve titizliği göstermemek en ağır bir vazife ihlalidir.   

Hastanede yattığım süre içerisinde hastane yemeğini, bizatihi "yemek" ve "yiyememek" suretiyle yakından tanıma fırsatı buldum. 

Hiç unutmam, 12 Nisan'da ilk hastaneye yattığım gün, öğlen ve akşam yemeği olarak verilen tavukgöğsü kavurmasının tuz oranı ve baharat yoğunluğunu anlatmam mümkün değil. Kavurmanın yanında verilen maydanozlu-peynirli düdük makarnası ise soğuk olmakla beraber kokusu farklılaşmış bayatımsı bir şeydi... 

İlk gün verilen yemekler hakkındaki düşüncem, tertemiz bir ortamda kullanılan bu güzelim malzemeler nasıl böyle yenilemez bir biçime sokulabiliyor, sorusunu kendi kendime sorarak cevap aramakla meşgul oldu!...

Sabah kahvaltılarının vazgeçilmez üçlüsü, aşırı tuzlu siyah zeytin, acımsılaşmış imansız beyaz peynir ve haşlanmış yumurta. Çay diye verdikleri sıcak siyahımsı suyun kokusu ise çaydan başka her şeye benziyordu!... 

Her Allah'ın günü verilen haşlanmış yumurtadan, kireç gibi beyaz peynir ve tuz çorağı siyah zeytinden ikrah eder hale gelmiştim... Ki ben, zeytini çerez gibi yiyen biri olarak hastanenin verdiği zeytinleri maalesef yiyemiyordum...

Öğleyin verilen yemekler aynen akşam da veriliyordu... Hiç bir sakıncası yok, ancak buz gibi verilmesine ne demeli?

Hangi birini saysam, salçalı suyun içinde etli kabak yemeği, hiç istisnasız tüm etli yemeklerin içerisinde tavla zarı büyüklüğünde küçücük bir adet et parçası, ender olarak iki parça çıkarsa şanslısınız demektir... Bu mudur, hastanın beslenme altyapısı? 

Bir defasında güya terbiyeli köfte verdiler, hiç abartmıyorum, ayranımsı beyaz suyun içerisinde küp şeklinde doğranmış tabak dolusu havuç ve bir adet de köfte benzeri, kıyma kokusu gelmeyen misket büyüklüğünde bir yumru... Durumu servis hemşiresine bildirdim ve fotoğrafını çekti. Şahitli ispatlı... Hemşire hanımın ismini burada açıklamak istemiyorum... 

Yemeklerin yanında iştah açıcı olarak konulan salataların vazgeçilmez ikilisi iri doğranmış kırmızı lahana ve kıvırcık. Ara sıra maydanoz parçacıkları da göze çarpıyordu. Tatsız tuzsuz otsu karışım...

Şeker hastası olduğum için sık sık doktorum ara öğün almamı söylediği halde ara öğünle ara sıra karşılaşıyordum. 

Cumartesi ve pazar günleri bizim ara öğün de tatile çıkıyordu.

Nisan ayında ara öğünümüz elma ve ayran ara sıra da ayran yerine süt veriliyordu...

Haziran ayında ise dışı mor içi yeşil, ekşimtrak ve acımsı, büyükçe iki erik meyvesinin beraberinde bazan süt genellikle de ayrandan oluşuyordu ara öğünümüz... Hastane erik bahçesi icar etmiş sanki... Sabah erik, akşam erik.

Yemek servis elemanlarımız ise başlı başına ayrı bir alemdi...

Sanki babalarının hayrına çalışıyorlarmış gibi asık suratlı ve selamsız sabahsız, robotik adamlardı...

Birkaç kez uyarmak zorunda kalmıştım...

Yürüme engelli olduğum için yemekleri yemek sehpasına değil de yatağın tam karşısında yer alan tezgâha bırakmaları sinir etmişti fakiri. Bu durum karşısında "yataktan karşı tezgâha nasıl uzanabilirim" diyerek servis elemanına çıkışmıştım..

Temizlik görevlisi Hasan çok çalışkan ve saygılı bir insandı, buradan teşekkürlerimi iletiyorum...

Yemek Şikayetimi Sağlık Müdürü Recep Bentli'ye İlettim

Malatya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Recep Bentli benim nazarımda görevini hakkıyla yerine getirmeye çalışan ciddi bir kamu görevlisi.

Malatya'ya gelişimin ardından yaklaşık 4 yıl geçmesine rağmen sayın Recep Bentli ile şimdiye kadar yüz yüze görüşmek nasip olmadı...

Birkaç kez telefonla sağlık konusuyla alakalı görüştük hepsi o kadar....

28.Haziran Pazartesi günü akşamüzeri telefonla sayın Recep Bentli'yi ardım. Kendisi o esnada meşgul ve bir ziyaret hazırlığı içerisindeydi. Kısa süren görüşmemizde daha sonra beni arayacaklarını söyleyerek vedalaştık...

O akşam sayın müdürümüzden telefon bekledim ama ses seda çıkmadı o cihetten...

Ertesi gün sabah saat 10'sularında tekrar telefonla aradım cevap alamadım... Bu gelişmeler üzerine sayın Recep Bentli'ye öğlen sonrası saat 14 civarında şu mesajı attım:

Malatya İl Sağlık Müdürü sayın Recep Bentli, 

Ben bir gazeteci olarak sizi, işini titizlikle yerine getiren ciddi bir kamu görevlisi olarak tanıyan ve hakkınızda bu yönde düşünce belirten bir sıradan vatandaşım.

Sizinle bundan önce sanırım üç görüşmemiz oldu. Her görüşmemiz de kamu yararı adına olumlu sonuçlandı...

Sizi dün akşam üzeri Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanenizde tedavi gören bir hastanız olarak aradım...

Çok sıcak bir selamlaşma konuşmamızın ardından meşguliyetiniz nedeniyle daha sonra arayacağınızı belirterek vedalaştık.

Dün akşam geç saatlere kadar sizden telefon bekledim, ancak aramadınız... Bugün sizi sabah 10'sularında tekrar aradım telefon8u açmadınız. meşguliyetinize yordum, fakat dönüş de yapmadınız... 

Birdenbire içine düştüğünüz bu sessizliğinize hiçbir anlam veremiyorum...

Sizden çözülmesini istediğim husus çok basit bir konuydu...

Yemeklerin kalite kontrolünü ve servis elemanlarının eğitim yetersizliğinin giderilmesini sağlamanızdı...

Selam ve saygılarımla...

Dilerim hakkınızda beslediğim olumlu kanaatlerimi daha da güçlendirirsiniz...

Vahdettin YİĞİTCAN

Çorum'un Osmancık İlçesi İle Malatya E.ve Arş. Hast. Mukayesesi

Sakın şaşırmayın, Osmancık, Çorum İlimizin bir ilçesi ve bu ilçede bir Devlet Hastanesi vatandaşlarımıza hizmet veriyor...

Büyükşehir statüsü kazanmış Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi de Malatya gibi bir ilde hizmet veriyor.

Her iki hastanenin de "Aylık Yemek listesi" internette mevcut. Adresleri aşağıda yer alıyor dileyen internetten açar ve Malatya'daki ciddiyetten uzak özensizliği daha doğrusu acı gerçeği gözleriyle görürler...

Kısa örnek verecek olursam.

Osmancık Devlet Hastanesi Aylık Yemek Listesinden 

1. Gün Yemekleri:

Sabah Kahvaltısı: Kaşar Peynir, Reçel Tereyağı

Personel Yemeği: Mercimek Çorba, Patates Oturtma, Sütlaç

Hasta Yemeği: Mercimek Çorba, Patates Oturtma, Sütlaç

Diyet Yemeği: Mercimek Çorba, Kıyma Kavurma, Elma

Ara Öğün: Meyve, Yoğurt, Piknik Peynir-Ekmek

Malatya İl Sağlık Müdürlüğü

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi 

(Yemek Menüsü Hazırlama Komisyonu)'nun hazırladığı

 Aylık Yemek Listesinden

1.Gün. Öğle -  Akşam Normal Yemek Menüsü

Ankara Tava, Yoğurt Karışık Kızartma, Kavun

Her iki hastanenin yemeklerine dair gösterdiği ihtimamı gördünüz...

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin normalin dışında herhangi bir hassasiyetinin olmadığı açıkça görülüyor...

İl Sağlık Müdürü sayın Recep Bentli'nin derhal duruma el koyarak vatandaşın indinde sırf yemek konusu yüzünden sağlık hizmetlerinin küçük düşürülmesinin önüne geçmesi gerekmektedir... 

MALATYA EĞİTİM ve ARAŞTIRMA HASTANESİ'NİN YEMEK LİSTESİ ADRESİ

https://malatyaeah.saglik.gov.tr/TR,74125/yemek-listesi.html

ÇORUM, OSMANCIK DEVLET HASTANESİ'NİN YEMEK LİSTESİ ADRESİ

https://osmancikdh.saglik.gov.tr/TR,52402/hastane-yemek-listesi.html

 Arslantepe Asıl İş Şimdi Başlıyor... 

Malatya'nın on yıllardır hayalini kurduğu bir rüya ete kemiğe büründü ve gerçeğe dönüştü...

UNESCO'nun Dünya Kültür Varlıkları Kalıcı Miras Listesi'ne Arslantepe Höyüğü'nün alınması şehrimiz adına çok büyük bir imkân. 

Bu saatten sonra şehrin tüm kuruluşları ortak bir akılla hareket ederek bu imkânı sonuna kadar değerlendirme erdemini göstermeliler...

Başta Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan olmak üzere, Battalgazi Belediye Başkanı Osman Güder ve Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar her türlü siyasi hesaplarını bir kenara bırakarak biraraya gelip Malatya'nın geleceğine özveriyle katkı sunmalılar...
 

vyigitcan@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Ödüller üzerine

17Eyl
26Ağs
12Ağs

Selahattin Gürkan'ın Farkı

05Ağs