‘Haramdır’ Yapmayın, Diyebilecek Memur Aranıyor!.. - Vahdettin Yiğitcan

‘Haramdır’ Yapmayın, Diyebilecek Memur Aranıyor!..


Aslında böyle bir memur arandığı filan yok, bir milletvekiline yapılan uyarı nedeniyle memur aranıyor fikrini ben ilana çıkarmış bulunuyorum. Yazıyı okudukça ne demek istediğim berrak bir sadelikte anlaşılacaktır... 

Malatyamız için eşine az rastlanır bir vilayet diyemeyeceğim, zira yetersiz kalır, müstesna örnekler arasında en istisna özellikleriyle öne çıkar Malatya. 

Dillere destan tanımıyla: "Mazisine layık, istikbaline doğru, doludizgin kanter içinde nefessiz koşuyor Malatya..."

Ne ararsan bulunur mebzul miktarda... Ne acı ki, sadra şifa arama...

Bu eşsiz memleketin güzide ve yardımsever, AK Parti milletvekili Hakan Kahtalı* bir dizi temas, ziyaret, inceleme ve istişarelerde bulunmak üzere geçtiğimiz günlerde halkın arasına karıştı, Din Görevlileri Derneği Başkanı, üyeleri ve kuyumcu esnaflarıyla bir araya geldi. Çok ilginç önerilere muhatap oldu. Memleketin kalkınması hususunda, hükümet olarak yaptıkları icraatları teker teker anlattı. Din adamlarının, toplumumuzun ve gelecek nesillerin iyi yetişmesi için ne kadar elzem ve önemli olduklarını ifade etti.

Camiler ve Din Görevlileri Haftası nedeniyle ziyaret ettiği Din Görevlileri Derneği Başkanı Abdulkadir Ateş'le sohbeti sırasında Ateş hoca, Hakan Kahtalı'ya şöyle bir uyarıda bulundu: “Birçok sorun ve sıkıntıları birlikte istişare içerisinde çözebiliriz. Mesela, belediyede bir çok görevli var. Psikolog, haritacı, sosyolog var, her branştan insan var ama bir tane din görevlisi yok. Belediye Başkanına ve vekillere bunları yapmayın 'haramdır' diyebilecek bir Allah’ın kulu yok” dedi. 

İlk bakışta kulağa ve kalbe çok hoş gelen bir uyarı ve öneri. Olsa ne kadar güzel olur. 

Düşünün, imar çalışmaları ve inşaat ruhsatları sırasında adalete aykırı durumlarda din görevlisi memur yapılan işte haksızlığı tespit ederek başkana, "Bu işlem haramdır başkanım" diyerek, haksızlığı önlüyor. 

Böylece, başkan ve diğer belediye görevlileri de günah işlemekten kurtuluyor. 

Düşünsenize rüyada görseniz inanamayacağınız güzellikte yönetilen bir şehrin eşit yurttaşsınız. 

Başkanınız ve diğer tüm görevliler (vekiller de dahil) haramlardan sakınıyor ve hepsi mesailerini eksiksiz hakkıyla yaparak maaşlarını annelerinin ak sütü gibi çocuklarına huzur içerisinde yediriyorlar. Masal gibi değil mi...

Hayal aleminden yeryüzüne inelim.

Bir milletvekilinin halkın arasında, milletle iç içe olması kadar güzel bir şey var mı?

Milletle vekili yan yana, göz göze. 

Milletinin gözünün içine bakan vekil, kendisinden ne istendiğini görebilendir. Konuşmaya dahi lüzum yoktur!

*Hakan Kahtalı, sınav yerine geç kalan iki öğrenciyi geçtiğimiz aylarda kendi kullandığı arabasıyla sınava yetiştirdiği haberlerini okumuştuk... Yaptığı bu yardımseverliğini unutur muyuz?   

"Haramdır" Diyecek Kişi Sensin, Memur Diyemez Abdulkadir Hocam...

Değerli Abdulkadir Ateş hocam. Milletvekilimiz Hakan Kahtalı'ya yaptığın uyarıya yürekten katılmakla birlikte, teklifinin muhatabını bulamamış bir iyiniyetli hayal olduğunu düşünüyorum.

Diyorsunuz ki: "Belediyede birçok görevli var. Psikolog, haritacı, sosyolog var, her branştan insan var ama bir tane din görevlisi yok. Belediye Başkanına ve vekillere bunları yapmayın 'haramdır' diyebilecek bir Allah’ın kulu yok”

Abdulkadir hocamız yukarıda zikrettiğimiz cümleleri Hakan Kahtalı'ya söyledi söylemesine ama ne kadar etkili olur bilemeyiz. Esasen helaller ve haramları hatırlatmak için illa kadrolu bir memura ihtiyaç yokki hocam. 

Helaller ve haramlar insanın kendi iç alemindeki iman dediğimiz zeminde anlamını bulur ve ona göre davranılır. 

Her insanın temel harcı gözünü açtığı ailesi içinde karılır. Önce ailede şekillenir insanın temel değerleri.

Sonrasında ise eğitim ve öğrenim tamamlar insanın noksanlıklarını. Öğrenim süreci ise bir ömür boyu sürer gider.

Öğrenim çabası insan için, bilinmeyene doğru nihayetsiz en zevkli yürüyüşüdür. 

Salih bir insan, içinden çıkamadığı hassas hallerde dini sorunlarını ilmi kaynaklara veya Diyanet'in fetva makamına başvurur. 

Belediyede görevli bir din adamının amirine yapacağı uyarının tesiri ne kadar olur? Hiç düşünebiliyor musunuz?

Bu nedenle gerçek uyarı ve önerileri ancak, geleneklerimizdeki, kadim saygıdeğer siz "Aksakallılar" yapabilirsiniz. 

Belediyelere din görevlisi memur öneriniz istihdama katkıdan öte bir anlam taşımaz değerli hocam. 

Malatya Haber.com, Haberi Gördü, Tavrını Koydu, İmlayı İse Es Geçti 

İhlas Haber Ajansı'nın Malatya Temsilciliği tarafından yapılan, Hakan Kahtalı'nın Din Görevlileri Derneğini ve kuyumcu esnafını ziyaret haberine üç internet sitesinde rastladım. Bunlar arasında "Malatya Haber.com Malatya’nın Özgür Sesi..." haber sitesinin haberi sunuş şekli dikkatimi çekti. Haberi en can alıcı yönüyle görmüşlerdi. Din Görevlileri Dernek Başkanı Abdulkadir Ateş'in Hakan Kahtalı'ya, belediyelerde din görevlisi eksikliğini vurgulayarak "yapılan bazı işlerin başkanlara ve vekillere din görevlisince "haram" olduğu söylenebilmelidir", mealindeki cümlesini öne çeken editör, haberi  ‘Başkana, Vekile ‘Bu Haramdır’ Diyecek Bir Allah’ın Kulu Yok’ başlığıyla okuyucuya sunmuştu. 

Cidden tebrikler, haberi görmek budur.

Bitmedi, bu kez Malatya Haber.com editörü, İhlas Haber Ajansı'nın geçtiği haberde "AK Parti" ibarelerini "AKP" şeklinde haddeden geçirerek politik muhalefetini ve ideoljik safını okuyucusuna ihsas ediyordu. Olabilir, hiçbir sakıncası yok.

Aynı haberi üç sitede gördüğümü söylemiştim. Elhak doğru. Haberin ana metni, imla hatalarıyla üç sitede de tıpa tıp aynı cümle ve kelimelerle okuyucunun karşısına çıkarılmıştı. 

Ancak, Malatya Haber'in kılı kırk yaran titizliğiyle örtüşmeyen imla yanlışlarıyla haberi sunmasına ne denir? 

O değerlendirmeyi sizlere bırakıyorum.

Bence, politik hassasiyet ve ideolojik tercihlere yönelik gösterilen özen, güzel Türkçemizin yazım kurallarına da gösterilmelidir. 

Değerli editöre hatırlatırım...

İHA Dilini Eşek Arısı Soksun Emi

"Dilini eşek arısı soksun" sözünü kim, niçin söylemiş bilmiyorum. Tahminen affedilmez telaffuz hataları nedeniyle söylenmiş olmalı.

Zaman zaman ben de kullanmışımdır bu sözü, telaffuz yanlışları nedeniyle...

Tıpkı şimdi İhlas Haber Ajansı'nın Malatya Temsilciliğine söylediğim gibi.

Kaç zamandır yazmalıyım diyordum kısmet bugüneymiş.

Malatya İHA haber fabrikası mübarek. En kıytırıktan olayları dahi haber diye servis edebiliyorlar.

Hoş, bu özensiz haberleri İHA servis ediyor da gazeteler ve internet siteleri ben kullanmam mı diyor! Ne gezer, herkes kullanıyor. Mahreç olarak kimi "bülten" diyor, kimileri de İHA ismini zikrediyor.

Malatya gazetelerinin haber havuzunu, Anadolu Ajansı, Demirören Haber Ajansı ve İhlas Haber Ajansı'nın yaptıkları haberler oluşturuyor. Özel haberler ikili ilişkiler sonucu ortaya çıkıyor. Önemli bir zaafiyet olarak gördüğüm, muhabirlerin özel çabaları ise pek göze çarpmıyor. Hasılı Malatya, ketum ve hased bir şehir.

Gelelim İHA'nın imla körlüğüne ve Türkçe fukaralığına. Aşağıda okuyacağınız cümleler güya Hakan Kahtalı’nın konuşmasından bir bölüm.

“Camiler de çocuklarımız emanet etmiş olduğumuz yaşlılarımızın daha çok zaman geçirdiği yerlerdir. Halkımızın yüzde 99 Müslüman olduğu bu ülkemizde camiler sadece Cuma günler değil bayram günler değil her gün beş vakit namazda cemaatler dolsun isteriz. 

Bu konuda din görevli arkadaşlarımız büyük gayret gösteriyor emeklerinden ve çalışmalarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Sivil toplum kuruluşları arasında din görevlilerimizin farklı yeri var. Ölümden sonraki hayatta ebedi olarak cennette kalmak için hayat nizamımızı ona göre yaşamamamız lazım. İmamlarımızın bizlere öğretileri her zaman kıymetlidir."

Türkçeye ve imlaya bakar mısınız? Düpedüz kepazelik...

Servise koyduğun haberi okudun mu ey İHA?

Hakan Kahtalı'yı tenzih ederiz böylesi bir Türkçe fukaralığından... Kepazelik tamamen İHA'dan kaynaklanıyor.

Okudunuz değerli okurlar, Malatya basınının hal-i pür melali bu.

vyigitcan@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • HOCA | 08 Ekim 2020 16:29

    Abdülkadir Hoca onlarca talepte bulundu. bu talebi cımbızlayıp ısıtıp sıcak gündem yapmak doğru olmadığı kanatindeyim. Malatyada merkezi bir caminin eksikliği Diyanet eğtim merkezi vs.. Din görevliler dernek başkanı Belediyeye papaz atayın diyecek hali yok, elbetteki bir imam atama talebi kadar daha normal ne olabilir.

  • Mazdek | 07 Ekim 2020 15:58

    Diyanet gibi “devletin dininin temsilcisi” bir kurum hangi hassasiyeti gözeterek karar verebilir ? Allah rızası mi , yöneticilerin rızası mi ? Dahası vekiller de belediye de parti teşkilatı da bal gibi kul hakkı yediklerini , adam kaydırdıklarını , liyakati göz aldı ettiklerini biliyor . Bile bile lades derler mi ? Sanmam. Din görevlileri derneği başkanının söylediklerini hüsn ü zan çerçevesinde realiteden uzak görüyorum . Yönetenleri eleştirmek için belediyede çalışmaya gerek yok , Allah’tan korkması yeterlidir . Gerisi de laf I güzaf...

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Ekm

Malatya'nın Yüz Karası

06Ekm
29Eyl
23Eyl

Ödüller üzerine

17Eyl