Gürkan'ın İpiyle Kuyuya İnilir mi?


Büyük şaşkınlık içindeyim, adeta hayatımın şokunu yaşıyorum.

Geçtiğimiz hafta 30 Mart Çarşamba günkü yazımda Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Selahattin Gürkan'ın metruk YİMPAŞ binasına 5 yıldızlı otel yapacağı haberini bir müjde gibi vermiştim.

Bu haberi vermekle de kalmamış, Malatya Turizminin alt yapısını oluşturacak mükemmel bir entegre tesis olması yönünde önerilerimi kabaca sıralamıştım. 

Hatta o yazıda MAGTAD'ın, Malatya Gastronomi ve Tanıtım Derneği'nin ilgili kurumlar nezdinde bu bina için girişimlerde bulunmak üzere harekete geçmesi gerektiğini belirtmiştim...  

Aynı gün 30 Martta malatyahaber.com sitesinde Güler Hazar imzalı haberin başlığı şöyle verilmişti:

"(YİMPAŞ binasını) 30 Yıllığına Aldılar, ‘Sosyal Tesis- Kütüphane’ Sözü Verdiler Ama.. Sonunda ‘Rant’ İhalesi Açtılar!.."  

Gözlerime inanamadım, haberi tekrar tekrar okudum, haber doğru olamazdı...

Selahattin Gürkan'ın "ciddi ve tavizsiz kararlılığı bu savrukluğa müsaade etmez" diyerek kendi kendimi teselli etmeye çalıştım.

Bu kez, 2 Nisanda aynı haber sitesinde ve aynı muhabirin imzasıyla verilen yeni YİMPAŞ haberi, daha ayrıntılı bilgilerle zenginleştirilmişti. 

"Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan 30 yıllık kullanım hakkını devraldığı, Başkan Selahattin Gürkan’ın da üzerinde, “Kütüphane, kültürel ve sosyal aktivite mekânları” inşa edileceğini ( Bana da 5 yıldızlı otel yapacağını ) vaad ettiği; ancak keskin bir U dönüşü ile 1 milyon 585 bin TL muhammen bedelle, 29,5 yıllığına özel sektöre devredilmek üzere ihaleye çıkardığı YİMPAŞ arazisindeki binalar için, 6 ay önce, 11 milyon TL’lik, “tadilat ihalesi” yaptığı ortaya çıktı."  

Basın dilinde "fikri takip" anlamına gelen bu ikinci haberle ikna oldum ki, Selahattin Gürkan o görüşmemizde ifade ettiği "YİMPAŞ binasına 5 yıldızlı otel yapacağım" sözünden rücu etmişti...

Bu örnekten çıkardığım sonuç:

Evet değerli okurlar, siyaset sahnesinde gördüğümüz şahıslar, sadece gördüğümüz kişilerden ibaret değillerdir...   

Beylik bir söz olarak bilirsiniz, "buz dağının görünen kısmı..." 

Tıpkı siyasetçiler de öyle, o kadar çok ilişkiler sarmalı altındalar ki, bunları bizim dışarıdan görmemizin imkân ve ihtimali yoktur...

Neden sık sık "Siyasi Partiler Yasası" çıksın diyor, gerçek vatansever aydınlar...

Maalesef ülkemizin en gayrı demokratik kurumları siyasi partilerimizdir. 

Siyasi partilerin iç işleyişi de çıfıt çarşısı... Kim kime yakın, kim kimden tırsar, kim kimi minder dışına atmak ister? Gibi soruların açıkça sorulmadığı, ancak herkesçe bilindiği birkaç hamle sonrasını görebilenlerin kurguladığı bir satranç oyunudur siyaset... 

İş bu siyasetin vatana, millete ve memleketimize kazandıracağı hiçbir şey yoktur... 

Savunma Sanayimizdeki gelişmeler siyaset dışı ve partiler üstü çalışmaların sonucu olarak değerlendirilmelidirler... 

Siyaset şeffaf bir zeminde ve siyasetin finansı görünür olmadıkça bu kirlilik devam edecektir...

Selahattin Gürkan'ın YİMPAŞ çelişkisi de ihtimalen siyasi bağlantılarla ilintili olabilir... 

Bir insan neden kendini yönettiği toplum önünde yalancı durumuna düşürür? Akıl alır gibi değil...

Bu fakir, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan'ın yalanına inanma gafletinde bulunmuştur...

Yani, Gürkan'ın ipiyle kuyuya indim ve kuyunun dibinde kaldım...

İlgili yazıyı bilgilerinize sunuyorum: 

Gürkan Otel Müjdesini Vermişti

Yaklaşık altı ay önce telefonum çaldı, kayıtsız bir numara, hayırdır dedim ve açtım. 

Karşımdaki ses ben Selahattin Gürkan diyerek söze başladı, geçmiş gün Malaya ile ilgili bir yazım üzerine aramıştı...

Ben de söz konusu yazı içerisinde sayın Gürkan'ın şair Sezai Karakoç ve şair Ataol Behramoğlu'ndan alıntılar yaparak düşüncelerini anlatırken entelektüel yönünün zenginliğine işaret etmiştim...

O telefon görüşmemizde beni tanımak adına kimlerden olduğumu sordu ve makamında çaya davet etti...

Ertesi gün makamına gittim ve karşılıklı çayımızı içerken kendisini yıllar öncesinde Battalgazi Belediye Başkanlığı döneminden itibaren izlediğimi, Uluslararası Kervansaray Buluşmaları'nın ilk toplantılarının çok güzel gerçekleştirildiğini söyledim.

Tarihi eserlerin yeniden ihyası konusunda kendisine müteşekkir olduğumu belirttim...

Eskimalatya gibi bir yerde Sanat Sokağı oluşturmasını tebrik ettim...

Bütün bu güzel gelişmelere rağmen turizmi başlatmak adına belediye olarak bir otel yapmamasının eksikliğini ifade ettim.

Sayın Gürkan bu eleştirim karşısında devir aldıkları YİMPAŞ binasını 5 yıldızlı otel yapacakları müjdesini vermişti...

Evet, MAGTAD yönetim kurulu ve Büyükşehir, Battalgazi ve Yeşilyurt Belediye Başkanları Malatya hepimizin, bu binayı komple Malatya turizminin hizmetine sunmanın tam zamanı...

Üç belediyemizin Kadın Kooperatiflerinin üyeleri söz konusu otelin mahalli yemeklerini en güzel şekilde pişirir ve sunarlar...

Tek ihtiyaç azim ve kararlılık.... 

HACI BABA’dan Açıklama

Geçtiğimiz haftaki yazımda, Malatya turizminin gelişmesi için "neler yapılmalıdır" üzerine konuştuğumuz bir tur rehberi şöylesi bir serzenişte bulunmuştu: "Malatya'ya turist getirmişiz, lokantasında yemek yemişiz, o Hacıbaba bizden çay parasını alınca ne düşünürsünüz... Bir çayı ikram edemeyenden ne beklersiniz?" İfade aynen böyle... Benim herhangi bir ekleme ya da çıkarma yapmam mizacıma ve dürüstlük ilkelerime ters... Görevim, olanı olduğu gibi aktarmak...

Yazının çıktığı gün, Hacı Baba lokantalarının işletmecisi Sayın Zeki Saygı aradılar, konu üzerine uzun bir sohbet ettik...

Olayın, Zeki Saygı Bey tarafından ifade edilen şekliyle, iç yüzü ve aslı şöyleymiş:

"Bildiğiniz gibi biz çok eski bir müesseseyiz, çay hizmetini on yıllardan beridir dışarıdan alıyoruz...

Yerli müşterilerimizden asla çay parası almıyoruz.

Turist kafilelerine ilk çaylarını biz ikram ediyoruz, devamında çok gezdiklerinden bir hayli yorgunluk çayı içiyorlar...

Bu kez, çay ocağı ne kadar servis yapmışsa hesaplarına yansıtıyoruz...

Günde 300-400 çayı bizim karşılamamız mümkün değil..."

Evet değerli okurlar her iki tarafın da ücretli çay yaklaşımı böyle...

Benim sayın Zeki Saygı beye önerim şöyle:

Yıllardır çay aldığınız ocaktan müşterilerinizin ilk çaylarını yine ikram edin... Onlar da sebeplensinler...

Turist kafilelerine gelince, turistler üşengeç değillerdir, otel kahvaltılarından alışıklar, çaylarını kendileri alırlar. 

Sıcak su ve dem musluklu silindir bir çay makinası işinizi fazlasıyla görecektir...

Tur rehberi de sizi bir çayı esirgeyen cimrilikle suçlamayacaktır...

vyigitcan@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Nis
31Mar
24Mar

Güzel Bir Adım Olarak

23Mar
22Mar