'Bazen Acılardan Al İlacını'


Bu başlığı yazarken Rahmetli Mahzuni'yi hatırladım. O Mahzuni ki, ömrü boyu mücadele etmiş bir yiğit insandır. Unutulmaz  "Bilmem Ağlasam mı?" türküsünde "Bazen acılardan al ilacını" diyordu... Benim maksadım deprem dolayısıyla aynı paralelde değilse de intihal bir duygu olmadığını ifade etmek amacıyla bu açıklamayı yapma gereği duydum.

Elazığ Sivrice merkezli ve başta Malatya olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesinin tamamında hissedilen 6.8 şiddetinde maruz kaldığımız deprem felaketi ülke olarak hepimizi üzdü...

Deprem, önceden kestirilemeyen ancak yer bilimince gerçekleşeceği ön görülen ilmi bir varsayım.

Depremin gerçekleşmesini önleyemezsin fakat, etkilerini alacağın tedbirlerle en hasarsız bir şekilde savuşturabilirsin.

1999 Marmara depremi, hatırlayanlar açısından korkunç bir felaketti.

50 bine yakın insanımızı kaybettik o depremde.

O depremde sadece insanımız değil, bizatihi devletimiz de o enkazın altında kaldı.

Günlerce yıkıntılar altında kalan, enkaz altında ulaşılamayan nice insanlar bir yardım eli bekledi...

Kurtarılma ihtimali olan birçok insanımız yetersiz yardımlar nedeniyle kaybedildi.

Yaşadığımız bu son deprem nedeniyle devletimizin organize olmuş yardım ekipleri derhal olay yerine intikalleriyle enkaz kaldırma ve altında kalanları kurtarma faaliyetine başladılar.

Üç gün gibi kısa bir sürede 45 canı canlı halde kurtardılar.

Kurtarma faaliyetlerine katılan herkesi en yüce şükran duygularıyla kutlarız.

Yaşayanlarca tarifsiz acılara sebep olan depremi, biz uzaktan iç burkuntularıyla izlerken, kurtarılanlara da şükür sevinciyle yaşlı gözlerimizde tebessüm ifadesi oluştu. 

Deprem anından itibaren, çatlak sesler ve maksadı malum tipler bulanık havayı fırsat bilerek kinlerini kussalar da milletimizin metanetini bozamadılar.

Muhalefet cephesinden gelen olumlu yaklaşımlar takdirle karşılandı.

Başta da söylediğimiz gibi acının ilacı birlik ve beraberliktir. 

Evet, bu birlik ve beraberliğin deprem acısı karşısında gösterilmiş olmasından kamuoyu da bir nebze de olsa rahatlamış oldu. 

Devletimiz ve kamu kurumlarımız bu yaşadığımız deprem felaketinin "yardım ve kurtarma" dersinden geçer not aldı almasına ama, asıl yapılması gereken şimdi başlıyor.

Hiç zaman kaybetmeksizin, imar planları deprem yönetmeliğine göre gözden geçirilerek yeniden tanzim edilmeli.

Rant ve çıkar uğruna milletin geleceği feda edilmemeli.

Başlıkta ifade ettiğimiz acı: deprem.

Depremden alınacak ilaç ise, depreme mukavim yapılar ve tedbirlerdir.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI