Bilinç Yazıları - 3 - Nevzat Kaya

Bilinç Yazıları - 3


Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?(25:43)

Çağımızda soyut putlar daha çok revaçtadır. Elle tutulmayan, gözle görülmeyen, somut bir ifadeden yoksun putlar o kadar çoktur ki, hangisini örneklemek gerekir, doğrusu zor iş.

Mesela bir komünistin, bir faşistin, bir demokratın putunu nasıl tevil edeceğiz. Aynı şekilde bir kapitalin, bir liberalin ya da laik anlayışlı birinin putunu nasıl tarif edeceğiz.

Daha çağdaş ve güncel kavramlar olan konforizm, para, futbol, moda, müzik gibi insanın vazgeçilmez olarak kabul ettiği bütün nefsani istek ve arzularını, hangi şekil ile sembolize edeceğiz.

Doğru ya, bunların çoğunda kendi putlarını sembolize eden taştan, ağaçtan veyahut da şekilden ibaret bir putları yok. Varsa varsa soyut düşünceler üzerine bina edilmiş fikirler üzerinden bir yorum ortaya konulabilir.

Putların biçimi ve niteliği somuttan soyuta değişik yollardan tezahür edebilir ama bu onların put olma mahiyetini değiştirmez.

Bu sebeple küfür ve şirk, çok değişik ve çetrefil biçimlerde ortaya çıksa bile, neticede hem öz açısından hem de sonuç açısından insanlığa getireceği sonuç aynıdır.

Burada yapacağımız tanım şu olmalıdır: Şayet insan, bir yaşam tarzı şeklinde, bir hayat modelini kendine rehber edinir ve öylece o hayat tarzının gereklerine göre hayatını şekillendirirse, o tarz her ne ise, onun hem dini hem de tanrısı odur deriz.

Örnek olarak günümüz gündemlerinin baş objesi olan ekonomiyi, daha da somutlaştırarak "para"yı, yani satın alma gücü olan değerleri ele alalım.

Malumdur ki, Müslüman olsun olmasın hayatın gerekliliklerinden dolayı herkesin ekonomik aktivitelere katılmaya, para kazanmaya ihtiyaç ve istekleri vardır. Bu normaldir ve olması gereken de budur.

Fakat gelgelelim ki, şayet hayatımızı para yönlendiriyorsa, hayatımızın tek gayesi buna erişmekse, üstelik bunu elde ederken de meşru veya gayrı meşru, haram ya da helal bir yoldan elde edilmesi kişi için hiç fark etmiyorsa, burada para bir puttur, kişi ise o putun kuludur. Olay bu kadar net ve basittir.

Bunu şundan dolayı söylüyoruz. Mülkün gerçek sahibi ve hükümranı Allah'tır. Eğer birileri çıkar, bu kayıtsız şartsız yetkiyi tanımaz ve kendisinin de bu mülkte tasarruf sahibi olabileceğini ve böylece yalnızca Allah'a ait olan bir vasfın, başka bir deyişle Allah'a has kılınması gereken bir sıfatın yanında, kendisinin de bu mülkte ortak olduğunu iddia etmesi, yani böyle bir düşünceye sahip olması, kişinin kendi nefsinde inşa ettiği soyut bir puttur. Kişi ise, kendi nefsinde yarattığı bu puta tapan bir kuldur.

Bir başka örnek olarak ideolojik bir fikrin kritiğini yapalım.

Müslüman, hayatını ancak vahyin vaaz ettiği öngörülere göre idame edebilir. Vahiy ise bir yaşam felsefesi ortaya koyar. Bu felsefeye göre Allah'ın kendisinden razı olacağı kul, yaratılış amacını bu vahyin öngörülerine göre şekillendiren, bu dünyadaki asıl amacın kulluk ve ibadet olduğunu, ayrıca kendisi için neyin yasak neyin de serbest olduğunun bilgisinin vahiyle bildirilenlere göre temellendirdiği ve hayatını bu temele göre bina edeceğini anlayan, kabul eden, buna göre hayat süren bir kuldur.

Şimdi birileri çıkar tüm bunlara "hayır, beden benim hayat benim" der, sonrada kendi nefsinin öngörülerine göre oluşturduğu yaşam felsefesine göre bir hayat süreceğini iddia ederse, böyleleri tanrılık iddiasında bulunmuşlardır, bunlara uyanlar da bu sahte tanrılara kulluk ediyorlardır deriz.

Çünkü bu dünyada nasıl yaşamamız, hangi kural ve kaidelere uymamız, kimin emirlerine itaat etmemiz gerektiği yetkisine sahip tek ilah Allah'tır. Bu o kadar basit ve anlaşılır bir konudur ki, doğrusu bunu anlamamakta ısrar edenlerin niyetleri aşikardır. O niyet de, hayatının sahibi olarak Allah'ı görmek istememeleri, bu konuda kendilerinin yetki sahibi olma istekleridir ki, bu en açık tarifiyle küfürdür.

Günümüzde insanın bağlanmak zorunda bırakıldığı putlar, eski devirlerdeki putlardan daha fazladır.

Evet, bir putpereste taptığı taşın, ağacın, şeklin kendisine bir fayda veya zarar veremeyeceğine inandırmak kolaydır. Fakat insanın nefsinin derinliklerinde gizlediği, alışkanlık hale getirdiği, vazgeçilemez konuma yükselttiği öyle putlar vardır ki, doğrusu insana bundan vazgeçmesini öğretmeye çalışmak çok zordur.

Binaenaleyh, bugün iktisadi refah putlaştırılmıştır. Konfor putlaştırılmıştır. Seks putlaştırılmıştır. Moda, müzik, futbol vesaire putlaştırılmıştır. Bütün bu putları hayatımızın dışına çıkartmak için, zihnimizdeki şartlandırmalardan kafamızı boşandırmakla mümkün kılınabilir. Bu işin ilk adımı da, Müslüman olarak çağdaş putlarla uzlaşmayı reddedip, "LA" demenin bilincini ortaya koymalıyız. 
 

nvztky44@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Eyl

Ah Erdoğan Ah!

20May
08May

Kudüs'e Mektup

26Nis

Öze temas etmek

19Nis