YA NİCE OKUMAKTIR! - Nesibe Aldemir

YA NİCE OKUMAKTIR!


 Okuduğu kitaplarla övünüyordu, içinden bir cümle almadan yaşadığının farkında olmayarak. En iyi arkadaşı olan kitaplara karşı çoktan vefasını yitirmişti.

 Elinden düşmeyen kitapların kendisine kazandıracağı hazineleri elinin tersi ile itiyordu. Okuyordu, fakat yaşamına yansımıyordu kitapların büyülü sayfalarından sızan ışıklar.

 Elinde bir şemsiye, gözünde at gözlüğü… Rahmet umuyordu yağmurdan, gökkuşağını izlemenin lezzetine varmak hayaliyle çeviriyordu sayfaları… Ufuklardaydı gözü, koşuyordu elinden düşürdüklerinin ve yitirdiklerinin hmeden. En iyi arkadaşına ihanetin bedeli midir bilinmez okuyordu lakin anlamıyor ve yaşamıyordu.

 Öyle ya okuyanın bir farkı olmalıydı hayata yansıyan. Bir duruşu olmalıydı insanlığa. Kitap kokusu yaymalıydı vardığı bahçelere.

 Gösterişten ziyade bir tat bırakmalıydı insanlığa. Kitaplardan aldığı lezzetlerini tatlandırarak anlatmalıydı. Dokunduğu yere zarifçe dokunuşlar yapmalıydı. Okumanın farkını fark ettirmeliydi etrafına.

 Ne anlamı var dizelerin, cümlelerin, mısraların, hikâyelerin hayat ile buluşmadığı vakit? Kalıpların sökülmesine, iyilik tablolarının çivilenmesine ve kin duvarlarının yıkılmasına vesile olmayan bir okumak ya nice bir okumak değil midir?

 Tam bu sırada Yunus’un dizeleri geliyor akla;

“ İlim ilim bilmektir

  İlim kendin bilmektir

  Sen kendini bilmezsin

  Ya nice okumaktır.”

 Anlatmak istediklerime tercüman olan şu dizeler sayfa sayfa anlam ifade ediyor anlayana veya anlamak isteyene. İlimin ve bilimin kişiye değer katması okuduklarını ve öğrendiklerini kuşanmasıyla mümkün olur.

 Okulun koridorlarına temizlik personeline bağırıyordu çocuk;

 -Yere dökülen suları temizlemek senin görevin, ben kirletsem de sen temizlemek zorundasın, senin işin bu!

 Yere dökülen sular dersten birlikte atıldığı arkadaşı ile yaptığı su savaşının eseriydi. Utanmak yerine pervasızca devam ediyordu haylazlığına. Yetmiyormuş gibi annesi yaşındaki kadına saygısızlıkta zirve yapıyordu. Üstelik eğitim yuvasındaydı.

 Diploma için mezun olunan okullar, entelektüel olmak için okunan kitaplar hayata geçmediği sürece okumalar yüzeyde kalıyor. Mümbit bahçeler çöle dönüşüyor. Gençlik sabun misali kayıyor elden. Bu nedenledir ki okuduklarımızla hemhal olmakta acele etmeliyiz değerli dostlar. Hangi üniversite bitirilirse bitirilsin, binlerce kitap okunursa okunsun kendini bilmedikçe ya nice okumaktır.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Ekm

F/ANİ

06Ekm

Beşinci Mevsim

29Eyl

İğne iplik

22Eyl

Arapgir anlatılmaz yaşanır

15Eyl

Mükemmel Dünya