Tuzu kuru yaşamak


Yaşamak gerek azizim ya-şa-mak… 

Anlamanın ve anlaşmanın ön şartıdır bu. Bir durum ve olayı görmüş geçirmiş olmak karşımızdakini anlamak konusunda en etkili yoldur. Hani diyoruz ya empati menpati işte bu zor kardeşim. Yaşamadan anlamak kolay bir iş değildir. Her baba yiğidin kârı değildir. 

Asgari ücretli asgari ücretliyi anlar, milletvekili maaşı alan milletvekili maaşı alanı anlar. Öyle ya geçimin bir hayli zorlaştığı bu dar geçitte Bağ-Kurunu, sigortasını yatıramayan esnafı yine Bağ-Kurunu, sigortasını yatıramayan esnaf anlar. 

Öğrenci okuturken kendinden vazgeçen anne bayı yine bu durumda olan veliler anlar. Lise mezunu olup üniversiteye hazırlanan öğrencinin “öğrenci” olarak kabul edilmeyip belediyenin indirimli otobüs kartından yararlanamamasını yine aynı durumda olan öğrenci anlar. 

Toplu taşıma araçlarında yaşanan sıkıntıları toplu taşıma araçları kullanan anlar. Son model klimalı araçlarda yolculuk yapmanın hazzını o zevki yaşayanlar anlar. 

Kira, faturalar, market pazar alışverişi, eğitim masrafları derken ayın sonunu zor getiren eli nasırlı babalar bilir varlığın kıymetini. Sırtında eskimiş kabanı, arkadaşlarının rahatsız edici bakışlarıyla okula gidip gelen öğrenci bilir yeni kıyafetlerin kıymetini. Sobasında yakacak odun kömürü kısıtlı olan bilir sıcağın kıymetini. Zorluklardan geçen bilir refahın kıymetini. 

Yaşamadan ahkâm kesmektir kolay olanı. Oturduğun yerden yorum yapmak herkese kolay. Yorulmadan, yürümeden, üşümeden, sıkıntı çekmeden, bazı merhalelerden geçmeden kocaman koltuklarda, lüks makam odalarında belâgat yapmak kolay. 

Tuzun kuruysa herkesin hayatını kendi hayatın gibi zannedersin. Tuzu kuru olmayanı da anlayamazsın. Anlaman için yürek gözünün açık olması gerekir. Anlaman için kuvvetli bir ruha sahip olman gerekir. Anlaman için elini taşın altına koyman gerekir. Bunların dışındaki şekillerde algılamak hayatı olduğu gibi değil de görmek istediğimiz şekliyle anlamaya sebep olur. Anlamanın kolay olanı da budur zaten tuzu kuru yaşamak… 

Zor olan nedir? Zor olan yaşamadan an-la-mak-tır. Seni benim yerime, beni senin yerine geçirebilmektir. Maddi ve manevi aramızdaki uçurum kadar farka rağmen beş dakikalığına uçurumun en aşağısında olduğumuzu düşünmektir. Fakat bizde nerde o cesaret? Bırak uçurumun en aşağısında olmayı uçurumun eşiğine dahi yaklaşamıyoruz. İşimize böyle geliyor. Rahatımız böyle iyi. Bize değmeyen yılanlar yaşasın da sürü olsun. 

Ya-şı-yo-ruz azizim yaşıyoruz. Yıllara rağmen, yılanlara rağmen, asgari ücrete rağmen… Anlayan anlamak istediklerini anlıyor. Bizimki garip bir serzeniş işte! Duymak isteyen duyuyor. Duymak istemeyen sağır zaten. 
Vesselam…
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Eyl

Hangi durakta bekliyorsun?

09Eyl

Denemeye değer mi?

26Ağs

Tarihi günlerin gölgesinde

19Ağs

Kulaktan kulağa

12Ağs

Karantina Günlerinden Zamana