Tarihi günlerin gölgesinde


 Karadeniz'de bulunan 320 milyar metreküp doğalgaz rezervi tarihi bir buluş olarak kayda geçti. Bu büyük sevinci yaşamayı bizlere nasip eden Rabbime şükürler olsun. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltacak bu gelişme hepimiz için hayırlara vesile olsun. 

 Gerek stratejik bakımından gerekse kendi topraklarımızdaki zenginliklerin açığa çıkması bakımından atılan büyük adımları alkışlamak hepimizin vatani bir sorumluluğudur. Fakat bu kazanımdan rant sağlamayı hayal eden kesimin varlığı bizleri endişeye düşürmektedir.

 Neden endişelenmeyelim ki? Dört tarafımızı kuşatılmış; siyasette hamaseti yitirenlerle, cebi hadsiz hesapsız para dolanlarla, en ön safta poz verenlerle, mücadelesini nefsine çevirenlerle…

 Bazı gerçeklerin üstü kapatılsa da gerçek yine gerçektir. Yanlış yanlış, doğru da doğrudur. Tüm bunları kabul etmek birinci kaidedir kazanımlarımızın kayıp olmaması adına. İkinci kaide liyakat ve samimiyettir. Bunların yitirilmesi sevinçlerimizi anlamsızlaştırıyor.

 Haksızlığın ve hadsizliğin üzerini kapatarak yanlışları görmezden gelemeyiz. Her şey güllük gülistanlık gidiyormuş gibi görüntü vermek gerçek hayatta yaşadıklarımızı değiştirmeye yetmiyor.

 Asgari ücretle geçimini sağlamaya çalışanın bulunan doğalgaz sevinci buruk. Hastane kapılarında ölümcül bir virüsle mücadele eden hasta canının derdime düşmüş durumda. Anlamakta zorlandığımız sağlık hizmeti karmaşa içinde. Tanıdık doktoru olan korona testi yaptırmanın sevincini yaşarken semptomları olmasına rağmen evine gönderilen kişiler hastalığı ev halkına bulaştıracağım diye diken üzerinde yaşıyor.

 Salgınla mücadele vermeye başladığımız günlerde kamuda esnek çalışma söz konusuydu. Şimdi ihtiyaç olan bu durum neden tekrardan uygulamada değil? Tatil köylerinden gelecek olan kazancı, ticareti ve bazı sektörleri düşünürken insan sağlığı neden hiçe sayılıyor? Yüz yüze eğitimi erteleyenler, tatilleri, seyahatleri neden ertelemedi? Bu sorular yığını dağ olup giderken doğalgaz müjdesi elbette ki yüzümüzü güldürdü. Fakat beraberinde bir soru daha getirdi zihnimize. Bu doğalgaz kimin ekmeğindeki yağı taşıracak? Bizler bu ekmeğin altından damlayan yağla mı yetineceğiz? İşte bu sorular çoğaldıkça umudumuz yitmekte ve sevincimize gölge düşmektedir. Sorularımıza ve sorunlarımıza birlikte cevap arayarak tüm bunların üstesinden gelebiliriz. Fakat şeffaf olmak kaydıyla. Aksi takdirde sevinçler buruk, umutlar kırık halde kalmaya devam edecektir. 

 Bir husus daha var değinmek istediğim. Doğalgaz ile göz önünde bulundurulması gereken birçok zenginliğimiz var. Bunlardan en önemlisi de yenilenebilir enerji kaynağı olan güneştir. Devletin yatırımcılara bu konuda sağladığı desteği artırması gerekmektedir. Ayrıca teşvik politikalarını da genişletmelidir. Çünkü dünyada elektrik üretmek için en ucuz enerji kaynakları başında güneş geliyor. Her alanda ülkemiz ekonomisine katkısı olacak doğal enerjilerimizi değerlendirilmeli ve bunların müjdesini de verebilmeyiz.

 Velhasıl değerli dostlar, sağlık, ekonomi, eğitim ve diğer alanlarda ülkemizin gelişmesi ve büyümesi adına atılan tüm adımlar takdire şayan ve sevindiricidir. Fakat bu sevinçlere gölge düşürecek adaletsizlikler söz konusu olunca sevincimiz buruk kalıyor bilin istedim. Rabbim kazanımlarımızı ve müjdelerimizi hayırlara vesile kılsın. Tarihi günlerin gölgesinde kalan sorunlarımızı gün ışığına çıkarsın.(Amin)

 Selametle… 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Eyl

Hangi durakta bekliyorsun?

09Eyl

Denemeye değer mi?

26Ağs

Tarihi günlerin gölgesinde

19Ağs

Kulaktan kulağa

12Ağs

Karantina Günlerinden Zamana