Sosyal Maşa - Nesibe Aldemir

Sosyal Maşa


  Teknolojinin getirdiği kolaylıkların yanı sıra bizden götürdüğü birçok şey de var. Sosyal medya kullanmayanımız neredeyse yok denecek kadar azınlıkta. 
 
 Bu mecra üzerinden siyaset yapan mı dersin, bilgiler paylaşan mı yoksa her anını orada yaşayan mı? 

Hepsini görmek ve hepsine ulaşmak mümkün. Fakat bunlar bir tarafa nereden geldiğini bilmeden paylaşım yapanlar bir tarafa. Altında ayet veya hadis yazıyor diye paylaştığı görselin içeriği hakkında bilgi sahibi değil. Hangi amaca hizmet ettiği bilinmeyen sayfalarda paylaşılan bilgiler araştırma yapma kabiliyetimizi körelttiği gibi yanlış bilgilerin de hızla yayılmasına sebep olmaktadır. Belki de bu tarz paylaşımları yaparak vebal alıyoruz farkında olmadan.

  Yarısı verilen videolar üzerine binlerce yorum yapıyoruz. Konunun tamamına hâkim olmadan uzmanı gibi hareket ediyoruz. Realiteden uzak kurduğumuz bu sosyal düzenek içerisinde kendimizi de takipçilerimizi de kandırıyoruz.

  Son bir haftadır sürekli karşıma çıkan ve bu suretle dikkatimi çeken bir paylaşımın peşinden gitmeye karar verdim. Mustafa İslamoğlu'nun Hz. Hatice'ye iki kocadan arta kalan diyerek aşağıladığını anlatan paylaşımları görünce çok üzüldüm ve şaşırdım. Fakat bunun aslını araştırmadan konuya vakıf olmadan kanaat getirmeyi yerinde bulmadım. O cümlenin geçtiği videonun tamamını izledim. Mustafa İslamoğlu'nun orada anlatmak istediği asıl konu ile konuşmanın içinden cımbız ile çekilen cümle birbirinden oldukça farklı. O paylaşımı gören kimsenin zihninde direkt olarak canlanan tablo İslamoğlu'nun Hz. Hatice'yi hedef alıp ona hakaret etmesidir. Bu durum da doğal olarak İslamoğlu'nu eleştiri ve nefret oklarıyla vurulmasına sebep olmaktadır. Halbuki bu cümlenin geçtiği konuşmada Efendimiz zamanında yapılan çok evliliğinin nedenleri açıklanmaktadır. Alemlere Rahmet olarak gönderilen Efendimizin evliliklerinde şehvet yerine şefkati tercih ettiğini vurgulanmakta. Savaş sırasında korunmaya muhtaç olan kadınları nikah altına alarak korunması anlatılıyor. Efendimizin yaptığı bu evlilikleri farklı yorumlaya kalkışanlara karşı güzel bir açıklama yapılmış. 

  Gelelim Hz. Hatice için kurulan cümleye. Tabir olarak iki kocadan arta kalan demek hoş olmamış. Onun yerine ''dul'' ifadesi daha yakışık olurdu diye düşünüyorum. Çünkü anlatılan kadın Efendimizin eşidir. O'na olan saygımızın gereği de budur.

  Görülüyor ki kullandığımız üslup oldukça önemlidir. Yanlış anlaşılmaktan tutun da eleştiri oklarının hedefi olmaya kadar sonuç doğurabilmektedir. Mustafa İslamoğlu'nun anlatmak isteği ile kullandığı ifade birbirine tamamen zıt düşmektedir. Efendimiz döneminde dul ve çocuklu olan kadınlara nasıl sahip çıkıldığını anlatıyor. Bugün ise dul olan kadınlara karşı toplumun takındığı tutumu eleştiriyor. İslâm ile kadına verilen değere, onura ve şerefe dikkat çekiyor. Fakat bu kadar güzelliği anlatırken Hz. Hatice'ye kullandığı tabir Efendimize ve O'nun ailesine olan sevgimiz ve saygımızdan dolayı kabul edilecek bir tabir değil.

  Amacım Mustafa İslamoğlu'nu savunmak veya tümüyle eleştirmek değil. Geçtiğimiz yıllarda benzeri video kırpma işlemi Nurettin Yıldız Hoca için de yapılmıştı. Araştırmadan, söylenin önünü arkasını bilmeden nefret söylemlerine girmeyelim. Takip ederek dinlediğimiz ve düşüncelerini beğendimiz örnek şahsiyetler olabilir. Bunun beraberinde fikirlerimizin çatıştığı bir takım kişiler de olabilir. Fakat halay başının nereye gittiğini bilmeden çekilen halay gibi paylaşımlarımızı sırf ortama ayak uydurmak için yapacak olursak soluğu kul hakkında alabiliriz. Aman dikkat edelim bu işlerin vebali büyük. 

  Sosyal medya troli olmak kolay. İki videoyu yarısından kesersin, iki sözün ortasına bir kelime eklersin. Hepsi bu. Ardından gelsin binlerce beğeni, yorum paylaşım. A siyasetçiyi, B hocayı, C yazarı, D sanatçıyı sonsuz kere yermek zevkine müdahil de olursun. Kısaca sosyal bir maşa görevini üstlenirsin. 

 Biraz realiteden yana olmak da fayda var kıymetli dostlarım. Sosyal maşa olmanın ötesinde Rabbim yarattığı akıl nimetinden istifade edelim. Önümüze sunulandan ziyade gerçekleri görmekten yana olalım. Ancak bu şekilde kendimize ve etrafımıza fayda sağlayabiliriz. Araştırmadan, bilmeden hazır bilgilerle en bilgin kişi olmaya kalkışırsak büyük yanlışlara alet olabilir büyük veballeri alabiliriz. 

Vesselâm...
 

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Tuba Peksen | 31 Temmuz 2019 19:49

    Cok guzel ifade etmişsin bu tur paylasımlar Müslümana yakışmayan yorumlara neden oluyor ve kufur etmek musluman yakışmaz

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Ekm

F/ANİ

06Ekm

Beşinci Mevsim

29Eyl

İğne iplik

22Eyl

Arapgir anlatılmaz yaşanır

15Eyl

Mükemmel Dünya