İğne iplik - Nesibe Aldemir

İğne iplik


Yüreğinden sızan güzellikleri kumaşa ilmek ilmek işleyen eli hünerli kadınları her zaman takdire şayan bulmuşumdur. 

İğne iplikle ince ince işledikleri oyalarla muazzam eserler ortaya koyan, Allah'ın verdiği yeteneği açığa çıkaran kadınlar hem ruhlarını güzelleştiriyor hem de aile ekonomisine destek sağlıyorlar.

Büyük emek ve sabır isteyen el işi sanatlarına olan ilgi günden güne azalıyor. Hazır üretim ve tüketim "zamansızlık" ağırımıza iyi geliyor. Veya iyi gelmek zorunda.

Eskiden iyi kötü her kız çocuğu iğne iplikle söküğünü diker, zincir çeker ve el işi yapardı. Bunlar sayesinde farkından olmadan çocuklarımızın öz güvenlerinin gelişimine katkı sağlardık. Çocukların, onarma duygusu gelişirdi. Bununla birlikte israftan kaçınmayı da öğrenirlerdi. Yapabildiklerinin farkına varır, kendilerini bulurlardı. Attığı her zincirle hayalindeki dünyaya bir adım daha yaklaşırlardı. 

İşlediği nakışlara renk veren iplerle terapinin en hasını yaşardı. Yüreğinin sesini, rengini, sevincini ve hüznünü ince ince işlerdi kumaşa. El işleri yapılırken arkadaş ve dostlarla bir araya gelinir birliktelik duygusu pekişirdi. Ortaya küçük veya büyük bir eser koymanın mutluluğu gözlerden okunurdu. 

Fakat anneler, teyzeler ve aile büyükler bu işi biraz abartarak özellikle çeyiz hazırlığında inanılmaz göz nurunu israf ederlerdi. On iki kişilik koca yemek masasına dantel örmek gibi. Günlere aylara yayılan bu işlem kızlarımızı eğitimden ve kitap okumaktan alıkoyuyordu. Hiçbir alanda tutturamadığımız itidali burada da tutturamıyorduk.

Konu komşu ne der, akrabalar ne der kaygısıyla yatak örtüsü olarak örülen danteller akıl tutulması değil ya neydi? Kızlar çeyiz hazırlığı nedeniyle eğitimden mahrum bırakılırdı. Göz nurunun hepsi el işlerine harcanırdı. İki sayfa kitap okumak ise gereksiz sayılırdı. Eğitim, gelişmek ve okumak sadece erkek çocuklarına özel durumlarmış gibi davranışlar sergilenirdi. Oysa erkek çocukları da bilmeliydi düşen düğmesini tekrar dikmeyi, söküğünü onarmayı. Fakat aileler erkek çocuklarına her zaman farklı ayrıcalıklar tanımışlardır. Bu ise ayrı bir yaradır içimizi saran ve nesilden nesle süre gelen. Oysa ev işlerini, ailenin tümünü kapsayan sorumlulukları sadece kadına yüklemenin vicdansızlığı ne din ile açıklanır ne de insanlık ile. Hz. Peygamber Efendimiz yeri gelir eşine yardım eder, yeri gelir kendi söküğünü dikerdi. Kısacası çevresine karşı duyarlı ve merhametli yapısıyla sadece hemcinslerine değil hepimize örnek bir hayat sürerdi. Konunun dışına çıkmış gibi düşünmenizi istemem. Erkek çocuklarını yetiştiren ailelerinin tutumları ve davranışları nedeniyle yaşadığımız sıkıntıları ayrı bir yazıda ele almak isterim. Konu dikiş nakış olunca erkek çocuklarını ilgilendiren kısmına da belirtmeden geçemedim.

Yukarıda da değindiğim gibi el işlerine olan ilgi her geçen gün azalıyor. Çocuklarımız ellerindeki teknolojik aletlerle oynarken yetenek ve hünerlerinden habersiz yaşayıp gidiyor. Zaman zaman ruhsal bunalımların kapılarını da aralıyorlar. Üretmenin verdiği hazdan uzakta kalıyorlar.

Oysa el işleriyle üreten insan, hem yüreğinin sesini duyuyor hayata hem de maddi manevi kazanç kapısını aralıyor. Şimdi bu söylediğimiz duygulardan uzak bir nesil yetişiyor. El işi ürünlerinden habersiz, danteli bırakın zincir çekmeyi bilmeyen kızlar büyüyor. Gelişmeyen el becerileriyle hünerlerinden habersiz yaşayıp gidiyorlar. Evet, kızlarımız eğitim ve öğretime dâhil oldular. Okuyup bilinçli kişiler olarak yetişiyorlar. Fakat tüm bunların yanında iğneyi ipliğe geçirmekte zorlanıyorlar. Düğmesini dikemeyen, söküğünü onaramayan bireyler insani ilişkilerini de yürütürken zorlanıyorlar. Onlar için dikiş atan elbiseden vazgeçmek kadar kolay oluyor incindikleri insandan vazgeçmek. Gerek aile içinde gerekse sosyal çevrede yaşanan sorunlara çözüm aramak yerine ilişkiler bir makasla bitiriliyor. Kesip atmak onarmaktan daha kolay geliyor. Çağımız insanı da her konuda olduğu gibi burada da kolay olanı tercih ediyor. Tabi bu kolaylığın arkasında gizlenen d/ipsiz kuyudan bihaber. 
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
27Ekm

Fethedelmiş bahçeler

20Ekm

Güldeste 1

14Ekm

F/ANİ

06Ekm

Beşinci Mevsim

29Eyl

İğne iplik