Gedik Tepesi - Nesibe Aldemir

Gedik Tepesi


Yakınca sınırlarında bulunan ve Gedik Tepesi olarak bilinen bölgemizde yer alan eski Yeşilyurt Cezaevi, Yeşilyurt Belediyesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortaklaşa yapılan bir proje ile Kültür Evi’ne dönüştürülerek Malatya’ya kazandırıldı. 

 Yakın zamanda gidip görme fırsatını bulduğum Kültür Evinde; Türkiye’de bir ilk olan çoban müzesi, Cezaevi Müzesi, 120 oturma Kapasiteli Konferans Salonu, Millet Kıraathanesi, Yeşilyurt Kültürünü yansıtan Şark Odası ve tadilatı devam etmekte olan diğer alt mekânlar bulunmakta. Malatya’ya kazandırılan bu alanın yanında Yeşilyurt Belediyesine ait sosyal tesis de yer almaktadır. Harika bir manzara eşliğinde çayınızı keyifle yudumlayabileceğiniz bir mekân olmuş. Yine dış mekânda çocuk parkı ve çardaklar da bulunmaktadır. 

  Bu güzel yerin bu şekilde hizmete sunulması takdire şayan. Fakat gözle görülür birçok eksikte var. Çocuk parkı daha kapsamlı olabilirdi. Çocuk parkının kurulduğu alan ve araçların park edildiği yer oturum alanı olarak değerlendirilseydi daha güzel olurdu. İlerleyen zamanda çeşitli değişliklerin olacağı kanısındayım.

  Yeşilyurt Belediyesi tarafından yapılan çevre düzenlemesi, minber ve mihrap yenilemesinden sonra hazır hale getirilen Gedik Namazgâh’ı da bu alan içerisindedir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde vakit namazları ve Cuma namazları dışında bayram namazlarına ev sahipliği yapması nedeniyle tarihi bir dokusu bulunan Namazgâh kültürünün yaşatılması Yeşilyurt’a katılan ayrı bir güzellik olmuş. Tarihi bugünle buluşturmak noktasında örnek bir çalışma olmuş.

  Kültür evinde bulunan, Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği ve 15 üniversitenin işbirliğiyle toplanan çobanların kullandığı malzemeler ile oluşturulan “Çoban Müzesi” Türkiye’de bir ilk olması açısından oldukça önem taşımaktadır. Müzeler, kültürümüzü gelecek nesle aktarmada bir araçtır. Bu aracı yaşamın her alanında kullanmak gerekir. Çoban Müzesi de bu araçlardan biridir. 

 Yine Kültür Evinde bulunan Cezaevi Müzesi de çok farklı bir atmosferi içerisinde barındırmaktadır. 37 yıl aktif halde kullanılan cezaevi şuan müze halinde. Var olan koğuşların, hücrelerin, mutfağın, hamamın, avlunun, açık görüş alanlarının aslına uygun olarak yeniden dizayn edildiği Cezaevi Müzesi insanda büyük etki bırakıyor.

 Özellikle hücreleri gezerken yaşanan ruh hali anlatmaktan ziyade yaşamaya değer. Duvarlar içinde nice karanlık hikâyeleri saklıyor, bunu hissetmemek ne mümkün. Avluya doğru giderken içinde binlerce kitabıyla, gönül ferahlatırcasına sizi karşılayan Millet Kıraathanesi bulunmaktadır. Burası yediden yetmişe herkes tarafından okuma ve ders çalışma alanı olarak kullanılmaktadır. Kültür Evinin içerisine dâhil edilen Millet Kıraathanesi Yeşilyurtlular tarafından ilgi görmekte olup Yeşilyurt’un ikinci Millet Kıraathanesi olma özelliğini de taşımaktadır. 

 Siz değerli dostlarıma naçizane tavsiyem gidip görmediyseniz en kısa zamanda gitmenizdir. Kalemimim ve gazetem Net Haber aracılığı ile Malatya’ya kazandırılmış bu güzel alanda emeği geçen herkese şahsım ve Malatya’m adına teşekkür çok ediyorum. Güler yüzlü ve ilgili çalışanlarına da ayrıca teşekkürlerimi sunuyor sizleri Allah’a emanet ediyorum.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Eşref Bolukçu | 18 Aralık 2019 09:52

    Yapılan güzel şeyleri görmek ve paylaşmak adına sizi tebrik ederim Ancak, aynı zamanda eksiklikleri de dile getirmişsiniz. Yetkililer inşallah tespit ve tavsiyelerinizi görür ve olumlu anlamda değerlendirirler

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Ekm

F/ANİ

06Ekm

Beşinci Mevsim

29Eyl

İğne iplik

22Eyl

Arapgir anlatılmaz yaşanır

15Eyl

Mükemmel Dünya