Biraz İnsaf - Nesibe Aldemir

Biraz İnsaf


Bir hayli büyüttük hayatı gözümüzde. Şükürsüz dilimiz şikâyetin destanını yazıyor ha bire. Adım başı koyulan bayat ekmek kutuları takılır durur gözüme. Yetmez yanında yöresinde poşet dolusu ekmekler asılıdır. Bu manzara karşısında sızlayan yüreğim insafsızlığımızın geldiği noktaları hatırlatır her defasında.

İnsan doyumsuz bir varlıktır, tamam kabul ettik. Sorsan kimse bir parça ekmeği israf da etmez. Fakat sokaklar gerçek yüzümüzü en çarpıcı şekilde ortaya koyuyor değerli dostlar.

Bir avuç midemizi doğuracağız diye çeşit çeşit yemeklerle donattığımız softalardan kalan yemekler ne yazık ki çöplerin içinde yüzüyor. İnsafsızca israf yapmaya alışan kalbimiz katılaştığından hakikati göremez olduk. Tek çeşit yemek yemeyi unutan midemiz çeşitli sindirim problemleriyle cebelleşiyor. Obezite gibi büyük sağlık sorunları günden güne artış gösteriyor. 

Sofradaki ekmek kırıntısına dahi saygı duyan büyüklerimizin bereketi vardı öncesinde. Belki tek bir tencere kaynardı ama israf denen çılgınlık evlerden uzaktı. Tıka basa dolmayan mideler ruha da hafiflik verirdi. Kanaat etmenin zenginliğini yaşardı hanelerde. 

Ne çat kapı gelen misafirden korkardık ne de her anımızı paylaştığımız konu komşudan. Bir tas çorbanın sıcaklığı yüreğe de yansırdı. Sadelik makamında huzur bulurdu kalpler. Yemek yediğimiz kaşığın markasına merak sarmazdık mesela. O yemeğin içtenlikle ikram edilmesi en büyük kaliteydi yüreğimizi ferahlatan.

Şimdi çılgınca sunumlar yapılıyor. Soluk ve soğuk bakışlar bir masanın etrafında toplanıyor. Soframı beğenirler mi kaygısından misafirden de muhabbet bağından da kopuyor ev sahibi. Yediği yemekte sevgiyi, ilgiyi ve tadı arayan ağızlarımız anlık bulduğu hazın ardından hiç bitmeyen tatsızlığına çabucak dönüveriyor. 

Bir denetim sürecine tabi tutulurcasına misafir ağırlayanlar... Bırakın kaşıkları, kapatın tencerenin altını. Abartmayın yemek çeşitlerini. Yaşamdan ve kendinizden vazgeçerek yaptığınız karmaşıklığa bir son verin. Derin bir nefes alın ve samimiyetinizden kattığınız parçalarla aşınızı kaynatın. Bayatlayıp çöpe gitmesin ekmekler. İkiye böldüğünüz ekmeğin büyük olan kısmını paylaşın dostunuzla. O zaman israf susup bereket konuşacak göreceksiniz. Ekmekler kaldırımlardaki ekmek kutusunun değil sofraların olacak. Biraz insafla büyük israfların önü kapanacak.

Velhasılıkelam, karın dediğimiz şeyi doyurmak kolay. Mesele yüreği doyurmak dedi meczup. Ve tek gerçeğimiz şudur ki tercihini insaftan yana kullananlar israftan biraz daha uzak yaşama fırsatı bulurlar. 

Son olarak eklemek istediğim ekmeğin fiyatına gelen zamdan yakınırken ona verdiğimiz değeri de tekrar gözden geçirmekte fayda var değerli dostlar.

İnsafla kalın...
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05Oca

Giden gün gündemden gidiyor

29Ara

Kaldırımlar

22Ara

Neredesin Sen?

15Ara

Öze dönüş

08Ara

Sürgünde Sefa Rüyamız