15 Temmuz ve yankıları


15 Temmuz 2016, tarihin kayıt altına aldığı kara bir gecedir. Haince atılan adımların, kurşunların hedefine ulaşamadığı gece… Tek yürek, tek vücut olmanın eyleme dökülmüş halidir, 15 Temmuz darbe girişiminin karşısındaki duruşumuz. 

 Ne tank, ne tüfek korkusu vardı yüreklerde. Kaldırımlara kanla işlenen nakışlar vatan aşkındandı. Kirli planlar insanların dini duygularını kullanarak hedeflerine doğru yürürken karşısındaki gücün farkında değildi. Özellikle kamuda kemikleşen bu kadrolar üst tabakadan alt tabakaya zehirlerini akıtıyordu. İnsanları kendilerine bağlayacak en güçlü yolu bulmuşlardı hainler. Her yolu kendilerine mubah görerek soluksuzca koşuyorlardı. Üzerlerine geçirdikleri dini kılıfla her yaştan insanı kolayca ele geçirmenin neticesinde zihinleri mankurtlaştırmayı başarmışlardı. 

 Temiz ve saf duygularla dindar kesimden kendine zarar gelmeyeceğini düşünen insanımız bugünlerin hesabını yapamamıştı. Akılını, zamanını, malını ve mülkünü karanlıklara teslim etmişti. Ne de olsa her şeyi Allah rızası için yapıyorlardı. Gençleri ailelerinden kopararak kendileri için hizmete hazır hale getirmişlerdi. Üst tabakanın keyfine diyecek yoktu. Çünkü alt tabakadaki insanlar onlar için çalışıyorlardı. Fakat ne yazık ki darbe sonrası olan yine onlara olacaktı. Dağılan yuvalar, annesiz babasız büyüyen çocuklar yine alt tabakadandı. 

 Gücü olan soluğu yurt dışında almıştı. Soluksuz kalanlar ise içindeki saf ve temiz duygularla FETÖ’ye girenlerdi. Bunları ayıklamak elbette ki zor bir süreç halen devam etmekte olan. Fakat ne yazık ki kurunun yanında yanan yaşların varlığı da söz konusu. Sözünü ettiğim canı yanan azımsanmayacak olan kesim. Çıkarsız, menfaatsiz duygularıyla bu örgütün asıl amacından habersiz olarak içinde yer alanlar ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve adil bir şekilde tüm detaylarıyla araştırmalı ki adalet gerçek manada yerini bulsun. Ayrıca toplum içinde şu FETÖ’cü bu FETÖ’cü diye ayrıştırmaları ve çirkin söylemleri bırakmalıyız. Mühim olan insanların şuan ki düşünceleridir. Çünkü yanlıştan dönen ile darbeye rağmen örgüte olan aşkından vazgeçmeyeni aynı kefede tutmak sığ düşüncenin ürünüdür. Zaten başımıza ne geldiyse sığ düşüncelerimizden geldi. Öyle değil mi araştırmadan, sormadan, sorgulamadan, analiz etmeden ve düşünmeden atılan adımlarla bu örgütün önünü açarak büyümesine katkıda bulunan da biz değil miydik? Şimdi herkes kendini aklamaya çalışıyor birilerine kara çalarak. Fakat yaşananları tecrübe etmeyi kimse düşünmüyor. 

 Bu ülkenin başından geçen darbedeler ve darbe girişimleri unutulmamalı, yaşananları zihnimizin bir köşesinde canlı tutmalıyız. Ancak bu şekilde güçlü olabilir ve ilerleyebiliriz. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü ’nün yıldönümünde şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anarken darbeye karşı duruşumuzu gururla hatırlatmak isterim. O gece canını hiçe sayarak sokağa dökülen her bir vatan evladı samimiyetini ve cesaretini ortaya koymuştur. İçerden ve dışardan bizleri bölme ve dağıtma hayalinde olanlar hayrete düşmüştür. Dünya birliğimizi konuşmuştur.

 Böyle bir ülkenin toprağında doğup büyümenin verdiği sevinç damarlarımızdaki her damla kanı harekete geçirmiş ki tankın altına yatmayı göze almışız. Gece nöbete, gündüz işe giderken uykusuz kalırım hesabından ziyadedir vatan sevgisi. Bu sevgimizi daim kılacak olan şey “özümüzdür” değerli dostlar. Şimdi onu bozmaya çalışıyorlar. Değerlerimiz ayakaltı edilmek isteniyor. Sözde özgürlük adı altında yaygınlaşan sapık düşünceler hızla yayılıyor. Bireyselleşen insan insanlığını yitiriyor. Vatan sevgisinin yerini menfaat ve çıkar duyguları esir alıyor. Sosyal medya paylaşımından öteye geçmeyen iyilik ve güzellikler buhar olup uçuyor. Verimli tarım arazilerimiz ve yeşilimiz yok olup gidiyor. Bunların 15 Temmuzla ne ilgisi var demeyin. Kaybedilen her değer her karış toprak sinsice içimizde ilerleyen darbecilerin yaptığı darbeciklerdir. Öyle ya baktılar ki 15 Temmuz Darbe Girişimiyle olmuyor. Farklı şekillerde dağıtalım, bölelim ve yok edelim düşüncesiyle hareket ediyorlar. Doğal olarak da gözümüzü kapatıp olan bitene sesiz kalmamızı istiyorlar. Fakat bizler başımızdan geçen her olaydan ders çıkartmaktan vazgeçmemeliyiz. Aksi halde bunları görmezden gelmeye devam edersek ileride ağır bedeller ödeyeceğiz hafazanallah. 

 Selametle…

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Ümraniyeli jOKER | 16 Temmuz 2020 04:53

    Yazılarınızı takip ediyorum her zaman ki gibi süper bir kaleminiz var MAŞALLAH yüce Allah her zaman doğruları yanlışları düzetmeyi NASİP etsin size sizi takip etmeye devam ediyoruz sizlerde çok çalışıp her gün kendinize ve bizlere en anlaşılır şekilde öğrenelim inşallah saygılar malatya'lı AHMET

YAZARIN SON 5 YAZISI
30Eyl
16Eyl

Hangi durakta bekliyorsun?

09Eyl

Denemeye değer mi?

26Ağs

Tarihi günlerin gölgesinde

19Ağs

Kulaktan kulağa