Sosyal medya üzerinden imtihan


İmtihan ifadesi bizde farklı çağrışımlar yapar. Okul sıralarında her dersin imtihanında heyecan yaparız mesela ancak ciddiye alan da olur, “olmasa da olur” diyenlere de rastlanır. Her insanın başına gelen musibetlere “imtihan” deriz. “Hayat sınanmalarla geçer” diye öğütlerimiz var. Fakirlik halinde, “imtihan bu kardeşim sabırlı ol,” diyenlerimiz çıkar da, zenginlik hali için, “imtihan bu kardeşim dikkatli ol” diyene daha az rastlanır. Oysa her ikisi de sınanmaları barındırır.

Sosyal medya yaygınlaşınca, bu uygulamaları kullananlar çoğalınca çizgi, hudut, had bilmek gibi sorunlarla da karşılaşıyoruz. Akıllarına ilk gelen ifadeyi, bazen “o söylemişse ben de söylerim, cevapsız bırakmam” diyerek… Bazen “yazdıkların yürek soğutmalı” diyerek…  Bazen “ucu nereye giderse gitsin” diyerek… Bazen “kendi düşünceleri veya o anda diline hücum eden ifadeler din veya gerçeğin ta kendisiymiş” gibi paylaşanlar olur. Her biri kendisini bir ideolojinin, bir partinin, bir vakfın veya derneğin okçusu gibi davrananlar çıkar.

Oysa insan hep iddialarından vurulur. Ucu nereye gidecekse gitsin diyerek okçu rolü oynayanlar, işin gittiği yer belli olunca “ben onu demek istememiştim; ne bileyim nereye değeceğini, kızgınlıkla yazmışım” gibi veya benzeri ifadelerle meseleden sıyrılmaya çalışır. Mesela farklı düşüncede birinin başına bir musibet gelir, “oh olsun o şöyle yapmasaydı veya o zamanında şöyle yapmıştı” diye yumuşatarak izah ettiğimiz paylaşımlar olur. Veya farklı düşünen biri vefat eder, hemen kendisini cennet veya cehennem görevlisi gibi görenler çıkar. Allah’ın sınırları ihlal edilir, kâfir, münafık, fasık, cehennemlik ifadeleri havada uçuşur.

“Kim bana, iki çene ve apış arası mevzuunda söz verir, kefil olursa, ben de ona cennet için kefil olurum.”([Buhârî, Rikak 23)

Ne diyor bu hadis?

Ağzına her geleni söyleyene, yazana “dikkat et” diyor.

“Hele şöyle bir yüreğimi soğutayım veya yürekleri soğutayım da” diyerek konuşma, yazma diyor. 

Zina etme, zinayı teşvik edici yayınlarda, paylaşımlarda, hakareti mubah gösteren yaklaşımlarda ve paylaşımlarda bulunma diyor. Hem ikili ilişkilerde, hem medyada veya sosyal medyada bunlara dikkat et diyor. 

En aykırı insanla bile o hayattayken mücadele edersiniz, o öldükten sonra, hakaret etmek, hakareti toplumsal ilana çıkarmak Müslümanlara öğretilen bir dil değildir

Bir cenaze geçiyordu peygamberimiz ayağa kalktı.

Bu bir Yahudidir dediler.

"Bu da bir insan değil mi?" buyurdu.(Müslim, Cenaiz, 78, Hadis no: 1596)
"Şüphesiz ölüm korkunç bir şeydir. Cenazeyi gördüğünüzde hemen ayağa kalkınız." (Müslim, Cenaiz, 78, Hadis no:1593).

Ne diyor bu ifadeler?

Bir insan öldükten sonra sizin dünyanızda değil, daha önce onunla ne yaşamışsanız yaşamış olun, o şimdi hesap verici olarak ayrıldı. Ona sövmeyin, hakaret etmeyin, alçaltıcı davranmayın, onun sevdiklerini üzücü davranışlarda bulunmayın. Hiçbir cesed o ölene ait değil artık, o cesedi medyada paylaşarak hakaret edici ifadeler kullanmayın, ona ait olmayan cesed üzerinden yeni düşmanlıklar oluşturmayın diyor. O cesed artık farklı bir konumda, tabuta kondu götürülüyor, gördünüz mü, ayağa kalkın zira bir müddet önce o da sizinle aynı havayı soluyordu. 

“Ama bize şöyle demişti zamanında!” Diyen gitti kardeşim, kaldı ki öyle diyen size öğretmen olamaz, sizin öğretmeniniz Allah’ın resulüdür. 

“Ne yani yüreğimizi soğutmayalım mı?”

Öyle bir sorumluluğunuz yok kardeşim ancak barışı, huzuru, kardeşliği, birliği sağlama diye bir sorumluluğunuz var ve devam ediyor.

“Bu çok zor bir tavır!”

Evet, nefse ağır gelebilir ancak nefsinize ağır gelen, hoşlanmadığınız bir şey birçok güzel gelişmenin yolunu açabilir.

Güçlü olmanın kuralları vardır. Bağırmak, hakaret etmek, aşağılamak gücün değil zayıflığın işaretidir, yürek soğutmak da güçlü olmak değildir.

“Güçlü olmak, başkalarını kaldırıp yere sermekle olmaz. Gerçek anlamda güçlü kimse kızdığı anda kendini zapt eden kimsedir.” (Buhârî - Müslim)

Öfkelerimiz, intikam duygularımız bizi yanlışlara sürükler. Yanlış işler yaparız. Hatta ahiretimizi tehlikeye sokacak gelişmelere sebebiyet verebiliriz. Mesela “Cennet nefsin hoşlanmayacağı amellerle kuşatılmıştır.” (Tirmizî) hadisini farklı açılardan da düşünelim. Çünkü bir öfkemiz, yürek soğutma girişimimiz derin fitnelere sebebiyet verebilir, o fitnenin bütün yükü muzumuzda hesap gününe gidebiliriz.

İmtihan önemli ve sosyal medya üzerinde, yazdıklarımızla ciddi bir imtihan sürecindeyiz.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Nis

Sosyal medya üzerinden imtihan

03Nis

Korkmayın

19Mar

Salgın üzerinde düşünmek

31Oca

Depremin Söylettikleri

28Oca

Deprem; geçmek bilmeyen an