Evlilik Cinayetleri


Bizde biri katledilince adına cinayet denir. 

Oysa ormanları, tarlaların anızlarını yakmak da cinayettir. O ateş içinde çırpınarak ölen canlıların sesini duyamayanlar, bir kadının veya öldürülen bir gencin sesli/sessiz feryadını duyabilir mi? Duydular diyelim çare bulabilirler mi? 

Normalde evlendirilmesi, fıkıh/hukuk açısından sakıncalı olan çocuklarına kız arayanlar, “belki düzelir, düzelir veya düzelmez çocuğu baş göz edelim” diyenlerin işlediğine cinayet denmez mi? Girin fıkıh literatürüne, evliliği haram, kesin haram, mekruh olanlardan bahsedilir. Bunları çiğneyerek evliliklerin gerçekleşmesinde inat edenlerin işlediği cinayet değil mi?

Diyelim ki, çocuklar sağlıklı ve evlendirecekler; nişanda veya düğünlerde işlenen cinayetleri görebiliyor muyuz?

Evrensel dilin sözcüsü denilen müzikle başlayalım:

Nişanda, düğün salonu bir kaset koymuş: 

Ya benimsin, ya toprağın!

Veya : 

Benden başkasına varırsan, bak çakarsam oturturum!

Düğüne geçiyorlar: 

Severem vallahi, çekerem silahi, vururum vallahi!

Veya: 

Kız ben seni vurmaz mıyım, saçlarından asmaz mıyım?

Bunları dinledi çiftler… Gerisini düşünün!

Birbirlerine, kadına nasıl bakılması gerektiğini anlatanların sözleriyle devam edelim:

(Affınıza sığınarak yazıyorum) Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyecen!

Veya anne kızını almış karşısına konuşuyor:

Ezdirmeyecen kendini, ezen olucan… O bir söylese sen bin söyleyecen!

Hadi bunları geçtik…

Damat ve gelin kıstaslarımız ne?

Yüz güzelliği, para, meslek…

Ahlak kaçıncı sırada?

Dindar çevrelerin bir kısmıysa sadece “namaz kılıyor mu, kötü alışkanlıkları var mı” diye bakar. Aile yapısı, kızın veya erkeğin ruhsal durumları araştırılmaz bile… Genç erkek psikopat ağırlığı olan biri olabilir veya kız benzer özellikler taşıyabilir yani fıkhen evlenmelerine mani özellikleri var mı? Evliliği haram veya mekruh kılacak kalıcı huyları, hastalıkları var mı genelde bakılmaz.

Erkeğin annesi onu dört başı mamur özellikleri olan, en yakışıklı olarak kız arar; kızın annesi kızına böyle bakar, erkek süzer!

Evlendiler…

“Dış kulak” devreye giriyor: Kocan şöyle davranıyorsa mutlaka biri var veya kadının davranışlarında şu varsa gözü dışarda demektir, tedbirini al!

Oysa…

Eşler birbirinin emanetidir; emaneti korumak, karşılıklı sevgi, saygı ve hürmet, kişilik ve emanet eden yaratana saygı ile mümkündür. 

Emanete hor davranmak, bizi birbirimize emanet eden Allah'a saygısızlıktır.

Saygısızlık tek taraflı değildir elbette ama cana kıymak en büyük saygısızlıktır. Kimsenin birey olarak ceza kesme hakkı yoktur.

Ülkemizde yaşanan kadın cinayetlerine önce bu gözle bakabilmek gerekir. Bu bilinci kazandırabilmek de eğitimle mümkündür.

Aile yapısını güçlendirecek bir eğitim üzerinde durmak gerekir. Müzik, sinema, kitap, kısa film, yetkin isimlerin sohbetleri, doğru bilgi…

Mesela İslâm literatüründe karı-koca yoktur, eş vardır. Eşlerin birbirlerine karşı görev ve sorumlulukları –ki buna kültürel farklılıkların getirdiği pozitif yönleri de ekleyerek- iyi tanımlamak gerekir. İslam adına kadın veya erkeklerin karşılıklı görevleri gibi konuların anlatıldığı kimi metinlere, teferruata, yöre kültürünün negatif etkisi de girebilmektedir. Lokal kültürü, dinin onayladığı bir davranışmış gibi anlatanlar olabiliyor.

Hepsinden önce kadın ve erkek insan olarak birbirlerini önemseyecek şekilde yetişmeli, bunun için aile, toplum ve devlet eli doğru çalışmalıdır.

Kadın cinayetleri tek başına doğru bir tanımlama olur mu bilmiyorum ama bakış açıma göre bir evlilik veya insanlık cinayetleri serisi yaşanıyor. Öldürene öldürme hakkı veren kültürün kaynağı çok yönlü araştırılmalı ve tedbir alınmalı. 
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05Eyl

Evlilik Cinayetleri

24Ağs

Acılar Üzerine

16Ağs

Haydi Din Anlatalım

07Ağs

Sevmek Ne Kadar Zor Dostum

02Ağs

Edep