Virüs ne kadar virüs? - Mehmet Zeki Dinçarslan

Virüs ne kadar virüs?


Bu virüs ortaya çıktığından beri aklımı kurcalayan birkaç tane soru var sevgili dostlar. Kime anlattıysam komplo teorisyeni muamelesi gördüm, size de anlatayım bakalım ne diyeceksiniz. Her şeyden önce, tedbirli olmaktan vazgeçmeyin. Ben kafamdaki birkaç soru işaretini size sunup acaba salgın farklı emellere alet ediliyor olabilir mi sorusunun cevabını arıyorum. Salgın yok demiyorum. 

Öncellikle, virüsün arkasında bir organizasyon varmış gibi geliyor bana. Her büyük hadiseye "acaba bundan menfaati olan kim?" gözüyle bakmak gerektiğini yazmıştım. Bu virüs olayından da kimin menfaatinin olacağı ortada. Dünyanın ticaret devlerine bir bakın. Online alışveriş platformları cirolarını ikiye katlayacak. Sanal alışverişler, sanal eğlenceler, sanal eğitimler... Bundan 4-5 sene evvel şöyle bir senaryo gerçekleşmiş olamaz mı? 

Sosyal medya, medya, sanal iletişim konularında uzman olan birisi (organizasyon) online alışveriş, bilgisayar teknolojileri gibi konulardaki en büyüklerin kapılarını tek tek çalar. "Cironuzu ikiye katlarsam bana küçük bir pay verir misiniz?" diye sorar. Uzun uzun toplantılar yapılır, sunumlar yapılır. Sunumdaki ana tema virüs salgını ile insanların evlerine hapsedildiği bir dünyadır. Sunum şöyle gerçekleşir: 

"Biliyorsunuz, her sene dünyada büyük virüs salgınları olur. Ortalama 500 bin kişi gripten ölür. Grip değişik virüsler sebebiyle oluşan bir hastalıktır. Her sene virüsler değişir ve insan vücuduna değişik şekillerde zarar verir. Bazı seneler ortaya çıkan virüsler daha etkili, daha öldürücü olabilir. Biz önümüzdeki yıllarda takipte olacağız. Farklılık arz eden, daha ölümcül bir salgının çıktığı sene normalden fazla panik yaratacağız dünyada. İnsanları evlerine kapandıracak bir panik. Var olan salgını bir korku objesine dönüştürerek sunacağız insanlara. İnsanlar panik oldukları için evlerine kapanacaklar. Evlerine kapanınca da evde yapacakları aktiviteler artacak. Salgından sonra bile panik ortamı hüküm sürmeye devam edecek, herkes evlerinde daha fazla vakit geçirmeye alışmış olacak. Alışverişte tüm aracılar ortadan kalkacak, online alışverişe yönelecek insanlar. Sporlarını dahi evlerinden yapacaklar. İnternet aktiviteleri açık alan aktivitelerinin yerini alacak. Böylelikle sizin cirolarınız da ikiye katlanacak."

Organizasyon, bu sunumu tüm dünya devlerine yapar. Bir virüs salgını ortaya çıkacak, salgın büyük bir korkuyla insanlığa sunulacak, panik-korku katalizörü ile salgın büyüdükçe büyüyecek. İşin güzel yanı da bu işten "sağlık açısından" kimse zarar görmeyecek. Hatta, alınan tedbirler sayesinde grip yüzünde ölenlerin sayısı normalin de altına inecek. Ha, bu işten zarar görenler olacak mı? Elbette, küçük ve orta boy tüccarlar bu işten zarar görecek. Marketten alışveriş kültürü zayıflayacak, mağazalar birer birer kapanacaklar. Alışveriş merkezleri, insanların toplu halde bulundukları yerler eskisi kadar rağbet görmeyecek. Grip, önemli bir hastalığa dönüşeceği için diğer rahatsızlıklar arka plana itilmiş olacak, başka rahatsızlıklardan can kaybı bir miktar artacak fakat istatistiksel olarak anlam ifade etmeyecek. 

Gelelim istatistiklere. Bugün itibariyle Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Covid-19 sebebiyle ölenlerin sayısı 75 bin civarında. Yani, yukarıda söylediğim 500 bin sayısının 3 aylık vereceği zararın yani 125 binin çok altında. Kayıt altına alınmayan vakaları da düşünürsek normal bir senenin grip vakaları kadar vaka var. Türkiye'de ortalama olarak 450 bin insanımız vefat ediyor bir senede. Bu vefatlardan 5 bininin gripten olması normal. Hatta daha fazla olduğunu da düşünebiliriz zira kayıtlara kalp, tümör, solunum sistemi hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları vs. diye geçen vefat sebeplerinin bir kısmının altında yatan neden de grip olabilir. Şu anda gripten kaybettiğimiz insan sayısı 750 civarında ki bu da normal olarak görünüyor. (Alınan tedbirler sayesinde daha ölümcül olabilecek bu salgın kontrollü bir şekilde ilerliyor.)

Sizleri tedbirsizliğe sevk etmek istemiyorum. Kafamda soru işaretleri ve şüpheler var, bunları paylaşmak istiyorum sadece. Ben tedbiri yine de elden bırakmıyorum, sizler de bırakmayın. Ortada bir salgın var ve bu salgın hızlı yayılan-ölümcül bir salgın. Normal senelerdeki grip salgınlarının aksine bu virüs akciğerleri hedef alarak daha ölümcül etkilerle saldırıyor insanlara. Bir salgın var, yok değil. Fakat, bu işte ticaretten, siyaseten, menfaatten faydalanacak çok fazla insan olduğu gibi menfi manada da etkilenen ve etkilenecek çok fazla insan var. Sosyal medya panikşörleri ve yalan haber kaynakları tarafından çok fazla manipüle edilmiş zihinlerimiz bizi, içinde bulunduğumuz durumu olduğundan daha büyük algılamaya sevk ediliyor olabilir. Kendimizi çok kaptırdık fakat şöyle bir durup etrafımızda bir şeylerin dönüp dönmediğini de düşünmemiz gerekiyor.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Mehmet Zeki | 09 Nisan 2020 15:10

    Tarihi olaylar üzerlerinden 40-50 yıl geçmeden anlaşılamıyor maalesef. Ben bu olaydan birilerinin çok büyük menfaatler temin edeceklerinden eminim. Aklıma ilk olarak e-ticaret geldi fakat benim göremediğim başka odaklar da mevcut olabilir. Teşekkür ederim yorumunuz için Ufuk Bey.

  • Ufuk Kurhan | 09 Nisan 2020 13:58

    Ben de kimin işine yaradı diye düşünüyorum zaman zaman. Aklıma e-ticaret sektörü gelmedi değil ama Avrupa’da yapılan araştırmalara göre online hizmet veren veya satış yapan firmaların U′i bu durumdan negatif yönde etkilenmiş gözüküyor. (Kaynak: German retailer association) Yine de Hollandalı Logistiek' e göre bir önceki yıla göre hiç e ticaret yapmamış kişilerden bu dönemde %8.8 bir katılım sağlanmış. Çok fazla gelmedi bana. Kargolar &, siparişler Rartmış. Elbette bazı ürün gruplarında ciddi artışlar söz konusu. Örneğin sağlık ürünleri ve hijyen grupları gibi. e-ticaretin kaymağını yiyenlerin başında gelen Google Covid19 mücadelesine 800 milyon $ bağışlamış ayrıca WHO ya 250 milyon$ reklam hibesi yapmış. Yani bindiği dalı kesmek gibi değil mi? İlaç firmaları, e-ticaret, biyolojik savaş, hepsine bakıyorum da bu iş ölenlerin yaş aralığına baktığımda geri ödeme kurum ve kuruluşları dışında kimseye pek te fayda sağlamış gibi görünmüyor. Velhasıl çıkamadım işin içinden Sağlıcakla.

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Ekm

Dijital arkeoloji

11Ekm

Dijital hareketlilik

04Ekm

Gelecek bin yılın gündemi

27Eyl

Kültürel değişim

20Eyl

Göçün dönüştürücü etkisi