Teknoloji ilerledikçe işsizlik artacak


GPT-3 yazılımı gelecekle ilgili ipuçları veriyor bize. Dünyadaki teknolojik ilerleme de gelecekle ilgili ipuçları veriyor olmalı. Geleceğin dünyasında ülke olarak yer alabilmemiz için bu ipuçlarını dikkatle takip etmeli ve tedbirlerimizi almalıyız. Geleceğin dünyasında bireysel olarak yer alabilmek için de ipuçlarını takip edebilmemiz önemli. 

İnsanlık, her yenlikle birlikte müspet ve menfi neticeleri de gözlemlemiştir. Matbaanın icadı bilginin yayılmasını kolaylaştırırken el yazısı ile para kazanan insanları da işsiz bıraktı. Tarımda makineleşme üretim miktarlarını artırırken buradan para kazanan insanlar da işsiz kaldılar. Bu yeni işsizler başka iş kollarına kaymak zorunda kaldılar ya da daha büyük sorunlarla yüzleştiler. Günümüzde dönüşümler geçmişe göre daha hızlı gerçekleşiyor. Geçen hafta GPT-3 adlı yazılımdan bahsetmiştim. Bu yazılım insan düşüncesini taklit edebiliyor. Bu bence bilimin ulaştığı en uç noktalardan birisi. Bu gelişmelerin birçok alanda neticeleri olacak. Felsefi sonuçları olacak, sosyal sonuçları olacak, ekonomik sonuçları ve hatta edebi sonuçları bile olacak. Bir yazılımın yazdığı sözleri başka bir yazılım besteleyecek ve insanlar bunu dinleyerek duygulanacaklar çok uzak olmayan bir vakitte. Şimdilik bu sonuçlardan işsizlik üzerine düşünelim. 

İşsizlik, yakın gelecekte insanlığın yüzleşeceği en büyük problemlerden birisidir. Bugün dünya genelinde yüzde 10-20 bandında olan işsizlik oranlarının çok yakın bir gelecekte iki kişiden birinin işsiz olduğu bir düzleme ulaşması hiç de imkânsız değil. Makineleşmenin getirdiği işsizlik, kırsal alanda yaşayan nüfusun neredeyse hepsini kentlere taşıyarak sanayi sektörüne taşıdı. Dijital dönüşüm ise sanayide ya da hizmet sektöründe çalışan birçok insanı işsiz bırakacak ve işsiz kalacak nüfusun nereye taşınacağı öngörülebilir değil. Sanayi ve hizmetler sektörleri çalışanları yavaş yavaş yerlerini robotlara-makinelere-yazılımlara bırakacaklar. Robotlar, insanın yaptığı hemen her şeyi yapabilir duruma gelecek. Telefonla aradığımız zaman karşımıza çıkanın insan olup olmadığını anlamakta güçlük çekeceğimiz bir zamana doğru ilerliyoruz. 

İşsizlik probleminin önüne geçebilmek için dünyanın gidişini iyi gözlemlememiz ve işsizliğin artacağı sektörleri iyi belirlememiz gerekiyor. İşsizliğin artacağı sektörleri öğrenmek yetmez, hangi sektörlerde iş alanlarının daha fazla olacağını da tahmin edebilmemiz gerekiyor ki doğru bir şekilde yönlendirme yapılabilsin. Bu durumda öğrencilerin yeteneklerine göre yönlendirilmesi, üniversitelerin de ihtiyaca göre bölüm kontenjanlarını artırması ya da azaltması gerekiyor. Birçok branşın mezunlarının iş bulamadıkları acı bir gerçek. Demek ki bu bölümlerin kontenjanları ihtiyaç duyulan sayıların çok çok üzerinde. Bazı alanlarda da işverenler çalıştıracak eleman bulmakta zorluk çekiyorlar. Bir planlama zafiyetinin olduğu aşikâr. Geleceği planlayacak olan iradenin öncelikle bugünü planlaması ardından da geleceğe yönelik adımlar atması gerekiyor. İhtiyaç duyulmayan alanlardaki kontenjanlar hesaplanarak ihtiyaç sınırlarına çekilmeli, gelecekte önem kazanacak olan alanlara yönlendirme yapılarak eğitim statik yapısından kurtarılmalı. 

GPT-3, teknolojik gelişmenin merhalelerinden birisi. Daha başka nasıl gelişmeler olacak göreceğiz. Bunları sadece izlemekle kalırsak meyvelerinden faydalanmak şöyle dursun, altında ezilir kalırız. Modern dünyanın çöp kutusu olmamak, işsizler ordusu haline gelmemek için gelişmeleri günü gününe takip etmeli, bu trenin bir vagonunda kendimize de yer bulmalıyız. Böle yaparsak büyük değişikliklerden asgari seviyede zarar görür, azami seviyede faydalanırız.

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Mehmet Zeki DİNÇARSLAN | 02 Kasım 2020 10:21

    Hasan Bey yazdıklarınıza katılıyorum, bir değişimle yüzleşecek insanoğlu fakat öngörebilmek mümkün görünmüyor. Bir yayılma var ve sanırım çok hızlı bir şekilde hayatlarımızı işgal edecek bu yayılmacılar. Yapay zekanın girmediği alan kalmayacak kısa bir süre sonra. Yaşayıp göreceğiz.

  • hasan aksoy | 29 Ekim 2020 18:10

    Mehmet Bey; Yapay zeka üzerine yazmış olduğunuz son iki yazınız gerçekten emek ürünü ve çok aydınlatıcı. Bugün bu teknolojiyi elinde bulunduranlar insan ırkını 1-0'dan(Homospaiens) , 2-0'a geçirme çalışması içerisindeler. Yeni insan ırkını biz yaratırız düşüncesi ile yapay zeka çalışmalarına önem veriyorlar. Yapay zekanın şu an için bize olumlu yönlerini anlatıyorlar (sağlık sektörü). Ama bunun başka bir yönü de bulumaktadır. Şöyle ki; yapay zeka hayatımıza girdiği zaman yeryüzündeki insanların ?-95'nin tüketici olacağı söyleniyor. Bu tüketici insan topluluklarının yaşamasına müsade edilecek mi, ekonomik alanda robotlar tarafında üretime geçileceğine göre parası olmayan insanlar robotların ürettiklerini nasıl alacaklar ve ekonomik değişim nasıl olacak? Yapay zeka ile vücut önemli değil , beyin önemli görülmekte. Yapılan çalışmalar ışığında beyindeki bilgilerin bir bile makinaya aktarılabileceği ve hatta yapay zeka ile seks yapabilmenin bile mümkün olacağı söylenmekte. Bunun dini boyutu ne olacak? Bu konuda ben hiçbir çalışma okumadım. ( Sözde din adamlarımız yanmayan kefen satmakla meşguller) Bu yapay zeka konusunda iki ülkenin ileri çalışmaları bulunmaktadır, Çin ve Amerika. Bizim edindiğimiz bilgiler Amerikan kaynaklı bu konuda Çin ne durumda bilinmemektedir. Youtube'da Zafer Acar yapay zeka ile ilgili paylaşımlar bulunmakta ve yazıları da gazete de ( Karar) yer almaktadır. Çok güncel ve yeni olan yapay zeka konusu hayatımıza çok hızlı bir şekilde yer edinmeye başlamış ve ilerleyen günlerde de tartışma konusu olmaya başlayacaktır.

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Kas

Sosyoloji’nin doğuşu

02Kas
26Ekm
19Ekm

GPT-3 ve sonrası

15Ekm

Seri üretim kurbanları