Göçün dönüştürücü etkisi - Mehmet Zeki Dinçarslan

Göçün dönüştürücü etkisi


Toplumların değişim ve dönüşümlerine sebep olan etmenleri incelediğimiz zaman tarihin seyri içerisinde değişikliğe uğradığını görürüz. Dün ticaretin, savaşların ve göçlerin yaptığı etkiyi bugün dijital dünya fazlasıyla yapıyor. Bugün artık değişimin temel kaynağını internet teknolojileri oluşturturken diğer sebeplerin ağırlığı oldukça azalmış durumda. Değişimin boyutlarında da şeklinde de büyük farklılıklar var.

Toplumsal değişimin tarihi yazılsa "Kavimler Göçü" oldukça hacimli bir ünite oluşturacaktır. Orta Asya dediğimiz alandan hareket ederek batıya doğru yönlenen kavimlerin birbirlerine yaptıkları etki bugünün dünyasında yaşayan birçok milletin temelini oluşturmuştur. Orta Asya'dan batıya doğru giden Hunlar, Alanlar, Slavlar, Gotlar, Vandallar, Franklar, Germenler gibi saymakla bitmeyecek sayıda göçebe kavim hareket etmiş, hareket ettikçe değişmiş, dönüşmüş, birleşmiş ya da dağılmıştır. Bugünün İngilizleri Angıl, Sakson, Briton gibi birkaç milletin birleşmesinden oluşurken İspanyolların, Fransızların, Almanların temelleri de başka başkadır. Bazı tarihçiler Avrupa'daki hemen her milletin genetiğinde Türk faktörünün olduğunu iddia edereler ki mantıksız da değildir bu iddia. O kadar fazla iç içe geçmişler ki izini sürme ihtimalimiz olsa bizi şaşırtacak daha nice vakaya denk gelirdik kim bilir?

Kavimler göçü tarihin en enteresan hadiselerinden birisidir. Acaba o zamanlarda nasıl bir araya geldiler, nasıl iletişim kurdular? Savaşma kararları nasıl ortaya çıktı, birleşme süreçleri nasıl oldu? Göçebe kavimlerin yaşam şekillerinin değişime daha açık olduğu çıkıyor ortaya. Göçebe kültürler kendilerini koruma konusunda yerleşik olanlar kadar sıkı değiller demek ki. Türk milleti İslam'a geçip yavaş yavaş yerleşik hale geçmeseymiş başka milletlerin içinde eriyip gidecekmiş demek ki. Öntürk diyebileceğimiz Hunların Avrupa milletlerinin içinde dağılmaları gibi.

Yaşama şekilleri göç üzerine kurulu olan milletlerin daha baskın bir kültürle karşılaşınca baskın olan kültürün değerlerini alıp kendilerine ait olanları bırakmaları çok doğal bir süreç. Çin ile komşu olan birçok Türk kavmi zamanla Çinlileşmiş, özbenliklerini bırakmışlar. Aynı durum Türkleşen ya da Çinlileşen Moğollar için de söylenebilir. Neymiş, karşılaşılan kültür baskınsa insanlar kendi kültürlerini, dillerine varıncaya kadar bırakabiliyorlarmış. Moğolların tarih sahnesinde bilek gücüyle yükseldikleri dönemi sürdürememelerinin sebebi göçebe kültürünün zayıflığı olmuştur. O dönemlerde dünyanın baskın kültürü olan Türk kültürü önemli bir Moğol nüfusunu kendi içinde eritmiştir. Kavimler göçündeyse eritmeden ziyade birleşme gerçekleşmiş zira karşı karşıya gelen kültürlerin birbirlerine üstünlükleri olmamıştır diyebilir miyiz acaba? Kulağa mantıklı geliyor.

Bugünün dünyasında göçlerin, toplumların kültürel manada değişimine etkisi eskisi gibi değil tabi ki. Yine de insanların anavatanlarını terk ederek başka bir yere göçmeleri kültürlerinin değişimine sebep olmaktadır. Dijitalleşmenin her zaman zararlarından bahsediyorum fakat göç açısından bakılınca iyi bir yönetimin dijital enstrümanları kullanarak göçün zararlı olabilecek etkilerini azaltabileceği de bir gerçek. Bugünün dünyasının en büyük göçmen kalabalığını bünyesinde barındıran Türkiye için dijital enstrümanlar göçle gelen menfi olguların giderilmesi açısından bir fırsat olabilir.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
11Ekm

Dijital hareketlilik

04Ekm

Gelecek bin yılın gündemi

27Eyl

Kültürel değişim

20Eyl

Göçün dönüştürücü etkisi

13Eyl

Göç Bakanlığı Kurulmalı