Fatura ödeyen canlı - Mehmet Zeki Dinçarslan

Fatura ödeyen canlı


Bizi bitiren bu faturalar oldu. Suyun faturalandırılması ile başladık işe. Elektrik, doğalgaz, telefon derken ipin ucu kaçtı gitti. Şimdi faturalar için yaşıyoruz artık. İnsanlıkla ilgili araştırma yapmak için dünyaya gelen bir uzaylı insanlığı en iyi şöyle tanımlar: “Fatura ödemek için çalışan bir canlı”.

Vaktiyle bir Amerikalı ile tanışmıştım internet vasıtası ile. 15 yıl kadar önce. Ne iş yaptığını sordum, muhasebeciymiş. Nasıl bir iş olduğunu sordum, “pay my bills” dedi: Faturalarımı ödüyor. Fatura artık amacının dışına çıkmış bir tahsilat aracı. Fatura bir çeşit haraç. Hepimiz haraca bağlanmış varlıklarız. Faturalarımızı ödemek için çalışıyor, bir ömür fatura ödüyoruz. Üstelik çalışmanın emekliliği varken faturanın emekliliği yok. 

Periyodik olarak para ödemeye alışmış olan canlı türü için özgürlük diye bir şeyin varlığından söz edemeyiz. Düzenli para ödeme bağımlılığı boyunlara geçirilmiş farazi zincirler gibidir. Zincirliler düzene isyan edemez, zincirliler devrim yapamaz, zincirliler kafalarını kaldırıp haklarını arayamaz. 

İşin ilginç bir yanı da şu, insanlar artık sanal bir kast sisteminin üyeleri ve az fatura ödeyenler ya da ödemeyenler kendilerini kast sisteminin altlarında hissediyorlar. Durumu daha iyi anlatmak için şöyle örnek vereyim. Kast sisteminin en altında elektriği olmayan, evinde su olmayan bir köy evi var, bir üstte yine köy evi fakat elektrik var onun da bir üstünde sadece cep telefonu faturası ödeyen bir öğrenci var. En üstte elektrik, su, doğalgaz, apartman aidatı, internet, internetten video izleme platformları… gibi aklınıza gelecek her şeye abone olan bir insan var. Az fatura ödeyenler çok fatura ödeyenlere özeniyorlar, çok fatura ödeyenler daha fazla abone olunacak şey peşindeler. Fatura ödetenlerse neredeyse nefes alınan havayı faturalandırmanın peşindeler, fakat doğrudan değil, özendirerek. 

Dünya sınırlı bir yer dahi olsa insanın kapasitesinin üzerinde büyük bir yer. İnsan istediği her hangi bir anında yaşadığı hayata paydos diyerek başka boyutlara geçebilmeli. Sanatçı sanatını icra etmek için, düşünür düşüncesine yeni boyutlar katmak için, herhangi bir insan sadece ve sadece düşünsel kapasitesini derinleştirebilmek için yaşadığı hayata mola verebilmeli. Gelin görün ki ödenen fatura adedinin zıddı kadar özgür olunan bir dünyada bunun ihtimali çok düşük. 

Demem o ki, dünya tarihine bakın. Fatura ödeyen bir dahi bulamazsınız. Fatura ödeyen bir önder yoktur. Büyük devrimler yapmış, insanlığın inkişafına büyük katkılarda bulunmuş insanlar özgür olan ve bu sayede özgür düşünebilen kişilerin arasından çıkmıştır. Bugünün insanının bu kadar bağın arasında özgür olması ya da özgür düşünmesi ihtimali oldukça düşüktür. Bu sistemden de insanlığın iyiliği için, manevi değerlerin her zaman öncelikli olması için çaba gösterecek bireylerin çıkma ihtimali düşüktür. Hepimizi faturalarımızın köleleriyiz, faturalarımızdan arta kalan vakitlerde düşünüyoruz. Bu kadar bağımlı düşünceden de ne adalet sudur eder ne merhamet ne de özgürlük. 
 

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 3

  • Emre | 06 Kasım 2019 18:31

    Yazı harika olmuş bazen diyorum ki kitap yazsanızda bol bol okusak, yazılarınıza doyamıyoruz

  • Cihat | 06 Kasım 2019 18:22

    Gayet yerinde tespitler. Tutunamayanlardan mülhem, homo invoicus mu desek?

  • Muammer | 05 Kasım 2019 11:22

    Doğru demişsin kardeş.Modern dedikleri çağın sanal zincirli köleleriyiz artık.Allah encamımızı hayr eyleye.

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Ekm

Dijital arkeoloji

11Ekm

Dijital hareketlilik

04Ekm

Gelecek bin yılın gündemi

27Eyl

Kültürel değişim

20Eyl

Göçün dönüştürücü etkisi