Doğu Türkistan'ı Umursayan Yok - Mehmet Zeki Dinçarslan

Doğu Türkistan'ı Umursayan Yok


Birleşmiş Milletler'den başlayarak uluslararası kuruluşların ve aktörlerin Doğu Türkistan konusunda kör-sağır-dilsiz olduğunu süreç içerisinde gördük, görmeye devam ediyoruz. Dünyanın, Doğu Türkistan köşesinde, tüm insanlığın gözlerinin içine sokularak soykırım uygulanıyor ve buna karşı ses çıkaran yok. Ses çıkaranın olmamasını geçtim, içten içe sevinenlerin olduğunu ispatlarcasına utanmadan Çin hükumetini tebrik edenler, alkışlayanlar var.

Uluslararası toplumun bu konudaki körlüğünün altında yatan nedenler belli. Aslanın önündeki avı alma cesaretini gösterebilecek yürekte kimse yok. Dün, Amerika'nın Güney Amerika'da ya da Güney Asya'da ya da dünyanın başka bir köşesinde yaptıklarına kimsenin sesini çıkarmadığı gibi bugün de Çin'in yaptıklarına kimsenin sesi çıkmıyor. Dünyanın yeni süper gücünün Çin olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. Bu yeni süper güç, her süper güç gibi, kan ve gözyaşı ile kuracak imparatorluğunu. Doğu Türkistan'a yaptıklarını bugün susanlara da yapacak, hepsi sırayla.

Çin, dünyanın her ülkesine ekonomik olarak dokunmuş durumda. Ekonomik anlamda o kadar fazla yayılmış ki, kafanızı çevirdiğiniz anda 8-10 tane Çin üretimi ürün görebilirsiniz. Eskiden "dışa bağımlılık" diye bir kavram vardı. Bugün o kavram şekil değiştirmiş ve dünyanın tüm ülkeleri için "Çin'e bağımlılık" halini almış durumda. Elektronik ürünlerden giyim kuşama kadar ortalama bir evdeki eşyanın yarısından çoğu bu ülkeden geliyor. Hal böyleyken, bu tüketim bağımlısı ortamda, kimse kalkıp Çin ürünlerini boykot edemez, lafını bile edemez.

Geçen hafta İran’ın Birleşmiş Milletler’de oy kullanma hakkını iptal ettiler. İran, yıllardır ambargolarla kıstırılır. Ambargonun ne için uygulandığını sorarsanız doğru dürüst bir cevap alamazsınız. Ambargo yüzünden bir halk birçok ihtiyaca ulaşamıyor. Bakın, İran devleti umurumda değil, halka ceza vermek kimin ne haddine. Masum çocuklara ceza vermek nasıl bir insafın ürünü? Gücü yeten devletlere, hükumetlere karşı dursun. Bir babayiğit de çıkıp Çin devletine karşı duruyor mu? Bir kahraman diyor mu ki "Bu Çin'in yaptığı insanlık suçudur, Çin için yaptırım uygulayalım". Diyemiyor. Çünkü uluslararası politikaya demokrasi gelmiş değil. Bin yıl önce nasıl güçlü devletler ve güçsüz devletler arasında gerçekleşen bir diplomasi vardıysa bugün de aynısı var.

Çin, bugün, Doğu Türkistan'da, Türk ve Müslüman bir halka soykırım uyguluyor. Çok uzun sürmeyecek bu soykırım ve bir süre sonra oradaki insanlar ya ölecek ya da Çinlileşerek hayatlarını kurtaracak. Tarih bu günleri kaydedemeyecek belki zira kayıtları da silecek yüksek teknoloji sahibi zalim Çin devleti. Fakat biz yaşadığımız sürece unutmayacağız bu olup bitenleri. Dünyadaki tüm devletlerin, örgütlerin, uluslararası aktörlerin, sivil toplum kuruluşlarının bu katliamı görmezden geldiğini de unutmayacağız.

Uluslararası toplum sınıfta kaldı. Covid-19 pandemisinden küresel ısınmaya, silahlanmadan çevre kirliliğine, açlıktan çocuk haklarına kadar aklınıza gelebilecek her konuda Birleşmiş Milletler ve tüm uluslararası kuruluşlar varlıklarının anlamsız olduğunu ispatlarcasına sınıfta kaldılar. Bu kuruluşların tüm faaliyetleri şovdan ibaret. Gerçek sorunları görmezden gelip hiçbir şey yapmayarak kendileri için fon sağlıyorlar bu kadar. Dünyada ise zulüm, hüküm sürmeye devam ediyor. Güçlü olanlar güçsüzleri, diğerlerini gözdağı verircesine izlettirerek ezmeye devam ediyor.

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Mehmet Zeki DİNÇARSLAN | 07 Haziran 2021 23:22

    Vicdan sahibi ortalama Türk insanının dert etmesi gereken bir mevzu olduğunu düşünüyorum bu konunun Aliciğim.

  • ali hamurcu | 07 Haziran 2021 16:53

    Merhabalar Zeki, Öncelikle en temel hak yaşama hakkıdır. İşletme okumuş birisin. Risk ve sigorta dersi almış olmalısın. Trafikte hız sınırını azami 20 km ye çeksek insan ölüm oranları sıfırlanabilir. Ancak bunun rasyonel bir karar olamayacağını biliriz. Benzer bir duruş burada da var. Her ekonomik tercihin bir siyasi olabileceği gibi her siyasi tercihin ekonomik bir sonucu da olabilir. Konu politik ekonomiyi ilgilendiriyor. Ancak politik ekonomistler neden kimlik temelli yaklaşımı ıskalamışlar onu bilmiyorum. Belki ıskalamamışlardır :) Daha az insan ölsün diye trafikte 20 km hız sınırını kabul eder misin?

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Eyl

Göç Bakanlığı Kurulmalı

06Eyl

Ülkemizde 3,7 Milyon Suriyeli Var

30Ağs

Dünyada 83 milyon göçmen var

23Ağs

Nefretle beslenen çocuklar

02Ağs

Yangını kim çıkardı?