Çöp toplayıcıları - Mehmet Zeki Dinçarslan

Çöp toplayıcıları


Artık yemekler. Çöpte ne olur diye sorsalar ilk olarak bunu söylerim sanırım. Yemek artıkları olur öncelikle. Sonrasında da marketten alınmış eşyaların ambalajları olur diye düşünüyorum. Kullanılmış eşyalar bir sonraki grubu oluşturur. Kullan-at tabir ettiğimiz kâğıttan bardaklar, tabaklar gibi atık materyaller de çöp kutularını dolduran bir diğer grup. Bunlar ev atıkları, bunların dışında ofislerin atıkları da önemli bir yer tutar çöp kutularının içerisinde. Yine bol bol kullan-at malzemeyle birlikte kullanılmış kâğıt da olur ofis atıklarının arasında. Aklımıza hemen temiz şeyler geliyor fakat çok da temiz değildir çöplerin içi. Kaldıkça daha da kötü kokan o çürümüş yemeklerin yanında bebek bezlerinden değişik pislik seviyesinde çeşitli şeyler çöp kutularının bildik unsurlarını oluşturmaktadır. 

Nereden geldi bunlar aklıma? Son zamanlarda çöp kutularını karıştıran o kadar fazla insan görüyorum ki, bunları düşünmemek mümkün değil. Çöp kutularını karıştıranların bir meslek odaları, dernekleri filan olmadığı için ne diye adlandıracağımı bilemiyorum. Kamyonetlerle dolaşanlar var motosikletle dolaşanlar var bir de iki tekerleğin üzerinde bir çuvalı çekerek dolaşanlar var. Meslek odası kuracak olsalar benim diyecek esnaf odasıyla başa baş giderler sayı bakımından. Öyle bir kalabalıklar. 

Kalabalık olması bir yana, çöp toplayıcıları tavırlarıyla da dikkat çekiyorlar. Kamyonetle dolaşanlardaki özgüven ne trafik polisinde var ne ambulansta. Aniden durup bütün trafiği arkalarında dizebiliyorlar bir karton parçası gördükleri zaman. Yine o karton parçasına ulaşmak için ambulanstan fazla sürat yaptıkları da olabiliyor. Geçenlerde iki tane motosikletli toplayıcının bir yolda karşılıklı olarak durup sohbet etmelerine şahit oldum. Tek şeride inen yoldan geçmeye çalışan araçların haline aldırış ettikleri yoktu. Çift tekerlekli çuvalları olanlarda da benzer umursamaz hareketler var. Bilmeyen vatan savunmasına gidiyor zanneder. Öyle bir kendinden eminlik, öyle bir vakar. 

Başkalarının çöpünü karıştırmak ve bundan para kazanmaya çalışmak kadar ümitsiz az durum vardır yeryüzünde. Bu tavırların nedeni belki de "daha kötü ne olabilir ki" umursamazlığı ve hissiyatıdır. Memleket ne kadar müreffeh olursa olsun çöp kutusu karıştıran birileri olacaktır muhakkak fakat bu kadarı biraz fazla değil mi? Attila İlhan'ın "Sefalet akıyor gürül gürül sokaklardan" dediği gibi, sokaklar çöp toplayıcıları, sokaklar dilenciler, kırmızı ışıklar el açmış ufacık çocuklarla dolu.

İnsanlık ambalajlı ürünlerle tanıştığından beri evlerde çöp birikip sonrasında bir yerlerde toplanıyor. Belediyelerin bu işe bulaşma tarihi hakkında fikrim yok fakat fakirlik olduğu sürece çöp kutularını karıştırıp bir şeyler bulmaya çalışanlar olacak. Çöp, aslına bakarsanız bir yönüyle mahrem bir şey. Kimse çöpünün karıştırılmasını istemez fakat buna engel olmak mümkün değil. Gönül, çöp kutularının sadece belediye tarafından boşaltıldığı bir Türkiye istiyor fakat dediğim gibi, fakirlik var olduğu sürece mümkün değil böyle bir durum. Fakat, insanların vicdanlarında, benim isimlendiremediğim bir noktayı keşfeden çöp toplayıcılarının bu noktayı kendilerine dayanak kabul ederek savaş kahramanı gibi göğüslerini gere gere ve sağı solu rahatsız ede ede dolaşmaları en basit ifadeyle biçimsiz bir davranış. 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Göçün dönüştürücü etkisi

13Eyl

Göç Bakanlığı Kurulmalı

06Eyl

Ülkemizde 3,7 Milyon Suriyeli Var

30Ağs

Dünyada 83 milyon göçmen var

23Ağs

Nefretle beslenen çocuklar