Cami kapanır mı? - Mehmet Zeki Dinçarslan

Cami kapanır mı?


Virüsün yayılması camilerin durumunu da tartışma konusu haline getirdi ve camide yapılan ibadetler hususunda zaman zaman çeşitli düzenlemeler oldu. Bazı vakitler kılındı bazıları kılınmadı. Abdest evde alınsın dendi, herkes evinden seccadesiyle gelsin dendi. Şimdi de teravih namazı konuşuluyor. Alınan karara göre bu sene camilerde teravih kılınmayacak. Camilerde namaz kılınmayışının, camilere gidişin sınırlandırılmış oluşunun virüs açısından müspet etkileri olabilir fakat caminin, dokunulması gereken en son yerlerden birisi olduğunu düşünüyorum. 

Öncelikli olarak şunu söylemeliyim ki, caminin herhangi bir şart altında kapalı oluşunu bir Müslüman olarak oldum olası anlayamam. Allah'ın evi olarak nitelendirdiğimiz camilerin vakit namazlarının dışında kilitlenmesinin ya da geceleri kapatılmasının yakışıksız olduğunu düşünüyorum. Allah'ın evi gece de açık olmalıdır gündüz de, namaz vaktinde de açık olmalıdır vaktin dışında da. Cami, Müslümanların toplanma yeridir. Camiler, insanların her türlü korkunun ve yokluğun karşısında sığınabileceği yerler olmalıdırlar. Bugün bizim camiler konusunda bir yanlış anlamamız var gibi. Hırsızlık olmasın diye gece gündüz kapısına kilit vuruluyor camilerin. Camide hırsızlık olabiliyorsa bu birinci olarak caminin olması gerektiği gibi sosyal hayatın merkezinde olmayışından ikincisi de camide anlatılanların kitleler nezdinden kabul görmüyor oluşundandır. Yani, camiyi yanlış şekilde kullanıyoruz ve camiden yükselen sesin tesiri çok fazla değil. 

Yaygın hastalıklar da camilerin kapatılması için yeterli bir sebep değildir. Cami, Allah'ın evidir. İnsanlar evlerinden çıkıp işlerine gidiyorlarsa, toplu taşıma kullanarak bir yerden bir yere seyahat edebiliyorlarsa camilere de gidebilmeleri gerekir. Camilerle ilgili düzenlemelere sıra, diğer tüm mekânların kapatılmasından ya da düzenlenmesinden sonra gelir. Camiye engel koyarsanız, nerede bir araya gelip de Rablerine yalvaracak insanlar, salgın hastalık belasının defi için? 

Kamu kurumları açık. Bir kamu kurumuna gidin ve bakın kalabalığın ne durumda olduğunu. Bankalar açık. İnsanlar işlemlerini yaptırmak için herhangi bir kurala tabi olmaksızın kalabalıklar halinde bir arada bulunabiliyorlar. Hastaneden postaneye kadar her yer tıklım tıklım insan dolu. Tatil yerleri dolu, oteller dolu, seyahatler serbest. Düzenleme yapılacakken ilk akla camiler (ve okullar) geliyor. Büyük şehirlerdeki toplu taşımalar, benim kanaatimce herhangi bir virüsün yayılması için en uygun ortamlardır. Hal böyleyken, en fazla kural koyulan ve bu kurallara uyulan yerler olan camilerle ilgili yapılan sınırlandırmalar bir yerde yangın varken başka bir yere doğru üflemeye benziyor. 

Konu din olunca herkesin bir fikri var, herkes âlim kesiliyor. Salgın sürecinde insanımızın sağduyudan uzaklaştığını söylemiştim daha önce. Camiler konusunda da binlerce fikir ve bunlardan etkilenip etkilenmediğinden emin olamadığım uygulamalar var. Hâlbuki basitçe düşünerek şu çıkarımda bulunmak mümkün: Cami, Allah'ın evidir. Cami, Müslüman bir toplulukta merkezi bir konumdadır. Salgın hastalıktan korunmak için alınacak tedbirlerin inanç dünyamızla ilgili kurumlardan değil de gündelik hayatla ilgili kurumlardan başlaması gerekir. Dua etmek, ibadet etmek, ruh sağlığını dolayısı ile bağışıklığı destekler. Camiye sınır koymak haddi aşmaktır. Allah bizi haddi aşanlardan olmaktan korusun.

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Taylor | 09 Nisan 2021 09:53

    Kongreler,Mitingler,Toplantılar,Konferanslar yapıla biliniyorsa diyememişsiniz. Camilerde hırsızlığı sosyal alandan uzaklığa bağlamışsınız, vaazlar tesir etmiyor .. camiye gelen kitle yaş ortalaması 50 üstü oysa din eğitimi Aile içinde başlar anne baba yakınları çocuklara örnektir . Gelir dağılımında, sosyal devlet olma ilkesinde, yasalar önünde eşitliği, kanunlarınızda caydırıcılığı sağlayamazsanız ne hırsızlığı nede kötülüğü önleyemezsiniz..insan Ya devletten , ya Allah'tan korkmuyorsa, kuldan utanmıyorsa iş bitmiştir..

  • Muammer Yıldırım | 08 Nisan 2021 09:10

    Çok haklısın Mehmet kardeşim. Ömrünüz bereketli olsun.

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Ekm

Dijital arkeoloji

11Ekm

Dijital hareketlilik

04Ekm

Gelecek bin yılın gündemi

27Eyl

Kültürel değişim

20Eyl

Göçün dönüştürücü etkisi