Nankör insanlara hiç bir şeyi anlatamazsınız (1) - Lütfü Caner

Nankör insanlara hiç bir şeyi anlatamazsınız (1)


Gerçekten nankör insanlara hiç bir şeyi anlatamazsınız. Çünkü onların şahsi menfaat ve  çıkar beklentileri her şeyin üstündedir.. Onlar için şu üç günlük fani Dünya’da milli ve manevi değerler,  toplumun kutsalları, devletin beka meselesi ve devletim milli ekonomik değerlerinin hiç bir şey ifade etmez. Onların düşünme kapasiteleri sınırlıdır.. İleriyi göremezler ve  düşünmek istemezler.. Onlar kendi  menfaatleri doğrultusunda hareket ederek kendi menfaatlerinden başka hiç bir değere kıymet vermezler.. Örneğin Yüce Rabbimiz Kuran-ı Kerim’de bu tür nankör insanalar için aynen şöyle diyor:

“Gerçekten insan çok zalim ve pek nankördür.” (İbrahim Süresi, 14/34)

Ve yine Tevbe Suresi, 80. Ayetinde Allah şöyle buyuruyor:

 “Sen, onlar için ister bağışlanma dile, istersen dileme. Onlar için yetmiş kere bağışlanma dilesen de, Allah onları kesinlikle bağışlamaz. Bu, gerçekten onların Allah'a ve elçisine(karşı) nankörlük etmeleri dolayısıyladır. Allah fasıklar topluluğuna hidayet vermez.” (Tevbe Suresi, 80)

Yani Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde belirttiği gibi, (nankör insanlar) her zaman var olmuştur ve var olacaklardır...

Nankör insanlar Allah’ın nice Ayetlerine rağmen ve Peygamberlerin Allah’ın emirlerini yıllarca tebliğ etmelerine rağmen nankörlüklerine hep devam etmişlerdir.. Hiç bir değerin, hiç bir emeğin, hiç bir duyarlılığın onların menfaatleri karşısında bir kıymeti harbiyesi yoktur...

Ve o nankör  insanlar, İlahi Kelimetullah karşısında bile hep kendi çıkar ve menfaatlerinden söz ederler.. Yazımızın başında söylemeye çalıştığımız gibi, maddi ve manevi hiç bir değer o nankörlerin menfaatlerinden daha üstün değildir.. Birilerinin yalan yanlış söylediği bir kaç popülist kelime, cümle ve argümanla hemen yönlerini menfaatleri istikametinden başka mecralara çevirirler... 

Malumunuz  ülkemizde yakın tarihte bir yerel seçim yaşadı.. Ülkemizde geçmişte her dönem de olduğu gibi, bu bir yerel seçimdi.. Peki, neden bu yerel seçim Amerika, Hristiyan Batı Dünyası, İsrail  ve Yunanistan’ı bu kadar çok ilgilendirdi..?

Çünkü koca  Osmanlı İmparatorluğunu yıkan, parçalayan Hristiyan Batı Dünyası için,  1923’te  LOZAN’da antlaşma masasında bize dayattıkları yüz yıllık  antlaşmaların süresi 2023’te bitiyordu.. Türkiye’yi yeniden bir yüz yıl daha teslim almanın yolu: 2023’te masa başında zayıf, edilgen ve 2002 öncesinden olduğu gibi onların her sözüne ve her dayatmasına evet efendim, siz bilirsiniz efendim diyen pasif bir iktidarın masada onların karşısında olmalarını istiyorlar...

Bu nankör insanlar; son 17 yıldır, Türkiye’nin milli savunmasını % 20’den  % 75’lere çıkaran R. Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu bir iktidarı asla istemiyorlar? Çünkü Türkiye 17 yıl gibi kıssa bir sürede onların içeriden ve dışarıdan bütün baskı ve engellemelerine rağmen milli harp sanayini % 75’lere çıkardı ve artık Amerika ve Avrupa’nın modası geçmiş eski savunma silahlarını misli misli fahiş fiyatlarla almıyor ve içerideki hainler de artık bundan komisyonlarını alamıyorlar...

Erdoğan, Türkiye’yi yıllarca sömüren IMF’nin çeşitli dayatma raporlarına kanarak artık kredi alıp Türkiye’yi IMF’ye teslim etmiyor...

Erdoğan Uluslararası platformlarda onların önünde el bağlayıp hazır olda durmuyor ve aksine, onların kürsülerinde onların gözlerinin içine baka baka Dünya Beşten büyüktür diyerek onların bütün sahtekarlıklarını ve dayatmalarını onların yüzüne vuruyor...

Erdoğan Dünya’ya haykırıyor diyor ki:  Dünya milletleri olarak bu Dünya arenasında sizler varsanız; Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak bizde varız diyor ve onlara karşı haykırıyor ve milletinin ve devletinin haklarını savunuyor... 2002 yılından itibaren Amerika başta olmak üzere Türkiye’yi içeriden ve dışarıdan sömüren bütün güçlere karşı Erdoğan bir dik duruş ve tavır ortaya koyuyor...

İşte son 17 yıldır Türkiye’de İktidara karşı çeşitli vesilelerle kurulan komplolar, tuzaklar, dayatmalar, gezi olayları,17/ 24 Aralık olayları ve en son 15 Temmuz darbe girişiminde bütün bu süreçlerin son bir intikam alma operasyonuydu...

Evet, egemen dış güçler ve içimizdeki maşaları için asıl mesele: onların 2002 öncesi 80 yıl boyunca Türkiye’yi sömürmelerine karşı posta koyan R. Tayyip Erdoğan’ın şahsıdır... Çünkü geçmişte 80 yıl buyunca onların sürdürdükleri bu sömürülerine karşı her kim başkaldırmaya kalktı ise bu insanlar iktidarda olsun, siyasette olsun veya bürokraside olsun, bir şekilde bütün bu insanları yok ettiler ve saf dışı bıraktılar... 

Rahmetli Adnan Menderes, Turgut Özal, Necmettin Erbakan ve Muhsin Yazıcıoğlu gibi birçok lideri, birçok akademisyeni, birçok bilim adamını ve birçok siyasetçiyi çeşitli komplolarla ya öldürdüler veya siyasetten yok etiler ve saf dışı bıraktılar.. DEVAMI YARIN
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!