Güçlendirilmiş parlamenter sistem algısı tuzağı (1) - Lütfü Caner

Güçlendirilmiş parlamenter sistem algısı tuzağı (1)


Türkiye’nin 1946’da, Amerika’nın telkinleri ve dayatması ile parlamenter sisteme geçmesi ve 2016’ya kadar hangi badirelerden geçtiğini yaşı müsait olanlarımız çok iyi biliyor. Amerika’nın 1946 öncesi Sovyet Rusya’nın yayılmacı politikası korkusu ile Ortadoğu'daki mevzilerini ve sömürü alanlarını kaybetmemek için adeta bir ileri karakol görevi vermek istediği Türkiye'yi istediği gibi daha rahat yönetmek için, parçala böl yönet mantığından hareket ederek, (demokrasi maskesi) ile çok partili sisteme geçme telkinlerinden bulunarak, perde gerisinde adeta bu duruma Türkiye'yi zorladı ve 1946’da asıl amacına ulaştı.

Görünürde sözde Türkiye çok partili sisteme yani demokrasiye geçmişti. Fakat her ne hikmetse; Amerika’nın sözde Türkiye’ye getirdiği demokrasi; daha 15.inci yılını doldurmadan 1960 darbesi ile Türkiye’nin Başbakanı Adnan Menderesi ve iki Bakanın idam fermanını imzalamıştı…
 
Amerika (NATO) şemsiyesi maskesi  ile ve ayrıca İçeride satın aldığı sermaye ağaları ve yıllardır içimizde beslediği yazılı basın ve görsel medya ile Türkiye siyasetini istediği gibi dizayn etmeyi perde gerisinde yıllarca çok başarılı iyi bir şekilde sürdürmeyi başardı. 

1960’tan itibaren her 10 yılda bir Türkiye’de perde gerisinde yaptırdığı darbelerle amacına ulaşan Amerika, 15 Temmuz darbesi ile son noktayı koymak istedi, fakat bu defa karşısındaki lider, (öyle höt deyince) şapkasını alıp gidecek bir lider değildi. Evet,  Amerika’nın 15 Temmuz gecesi Fetö’cü bir darbe ile devirip 2023 seçimleri gelmeden Türkiye’yi bir yüz yıl daha adeta bir sömürge gibi teslim almak istediği Türkiye’nin başında o gece milletin % 52 oy ile seçtiği halkın içinde gelen R. Tayyip Erdoğan vardı. Erdoğan geçmişte bazı liderlerin darbeler karşısında yaptığı gibi, şapkasını alıp gitmedi ve vatansever tüm halkını meydanlara davet ederek darbecilere fırsat vermedi ve Türkiye’nin bir yüz yıl daha Amerika’nın ve Batının sömürgesi olmasına milletimizle beraber izin vermedi… 

Allah korusun; eğer 15 Temmuz gecesi Amerikan destekli FETÖ'CÜ darbe  başarılı olsaydı; o gece Türkiye üçe bölünecekti.

1-Evet, Amerika birkaç gün içinde Birleşmiş milletleri ve NATO’yu toplantıya çağırıp, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde, Kürtlere özgürlük adı altında, yıllardır İsrail’in kurmak istediği( ikinci büyük İsrail Ermeni PKK Kürt devletini kuracaklardı. NATO ve birleşmiş milletlerde jet hızı ile bunu bir oldubitti' ye getirerek imzalayacaklardı…

2- Ankara, Eskişehir, Konya ve çevresindeki birkaç il için ise, buyurun burası da sizin Türk devletiniz diyeceklerdi ve Amerika başta olmak üzere bütün (Hıristiyan devletler jet hızı ile Amerika’nın) her istediğini hemen imzalayacaklardı. Çünkü yüz yıldır istedikleri fırsat ellerine geçmişti…

3-Evet, dediğimiz gibi eğer o  gece darbe başarılı olsaydı, Marmara bölgesi, İstanbul, Ege bölgesi ise, Amerika’nın bir ileri karakolu misali, Ortadoğu ve bölgeyi idare eden  Avrupa devletlerinin bir ( FİNANS ) merkezi ve devleti olacaktı. 

İşte maalesef ne yazık ki,  milletimizin önemli bir bölümü 15 Temmuz gecesi Türkiye’nin nasıl bir tehlikenin eşiğinden döndüğünün halen farkında değildir. 

Aziz milletimiz mutlaka ama mutlaka bu  gerçeğin farkına varmalıdır. Amerika Son 80 yıldır darbelerle, kaos planları ile terör ile dolar kuru oyunları ile Amacına ulaşamayınca; son bir hamle olarak, Türkiye’de 2023 seçimleri gerçekleşmeden önce; Erdoğan’ı devirmek için, Türkiye’deki bazı siyasi muhalefet partileri ile kol kola hareket etmeye başladı. 

Amerika’nın yapılan son seçimleri öncesinde, yeni başkan Joe Biden bir açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alarak şöyle demişti? 

Türkiye'nin iç işlerine müdahale edeceğini belirterek ("Erdoğan'ı seçimle devireceğim, muhalefete destek vereceğim.") sözlerini sarf etmişti Joe Biden... DEVAM EDECEK

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!